Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4046 E. 2025/4099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4046
- Karar No
- 2025/4099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/116 E., 2024/119 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ...; babası ... tarafından davalılardan ...'e 27.06.2011 tarihinde vekaletname verildiğini, babasının yaşlı olup akli dengesinin yerinde olmadığını, vekaletname sırasında babası ... hakkında alınan sağlık raporunun usulünce düzenlenmediğini, babası .. ait 1 14... parsel sayılı taşınmazın vekil olan davalı ... tarafından 06.07.2011 tarihinde diğer davalı ...'a çok düşük bedelle satıldığını, satış bedelini de vekilin aldığını, ..... taşınmazı muvazaalı şekilde davalı ...'a devrettiğini ileri sürerek asıl ve birleştirilen davada taşınmazın tapu kaydının iptali ile babası ... adına kayıt ve tescilini istemiş, ayrıca birleştirilen davada terditli olarak miras payı oranında bedel isteğinde bulunmuştur. Davacının babası ...'nin yargılama sırasında ölümü üzerine bozmadan sonra terekesine temsilci atandığı, davanın tereke temsilcisi tarafından takip edildiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP 1. Davalı ...; davacının babası ...'nün halen sağ olduğunu bu sebeple davacının dava açma hakkının bulunmadığını, davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, usulünce düzenlenmiş vekaletname ile dava konusu taşınmazı 90.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, satış bedelinin düşük olmasının tek başına satışın iptaline sebep olamayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; davanın haksız olduğunu, satış işlemlerini babası ...'nün isteği üzerine gerçekleştirdiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ...; davaya konu taşınmazın üzerine dava açılmadan önce taşınmazı kendisinden önce alan tarafından iki adet yarım inşaat yapıldığını, davacının taşınmaz üzerindeki binalarda hakkının olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davalı ...'a karşı açılan dava, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı yargılama sırasında davalıya temlik etmiş olmasının davayı ve talepleri sonuçsuz bırakmaya çalışan muvazaalı bir işlem olduğu gerekçesiyle kabul edilerek tapunun iptali ile dava dışı ... adına tesciline, diğer davalılara karşı açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı süresi içinde birleştirilen davanın davalıları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 09.01.2017 tarihli ve 2014/19196 Esas, 2017/95 Karar sayılı kararı ile; öncelikle davanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanması, hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa murise ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kağıtları, reçeteler vs. istenmesi tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, vekaletin verildiği tarih ile temlik tarihinde muris ...'nün ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun saptanması halinde hile hukuksal nedeni üzerinde durularak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 19.06.2023 tarihli raporu ile muris ...'nin vekaletnamenin verildiği tarihte ve temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının anlaşıldığı, davalı ...'a yapılan temlikin yolsuz olduğu, avukatlık mesleğini icra edip davalı ...'ın asıl davada vekilliğini yapmakta olan birleştirilen davada davalı ...'ın yargılama sırasında taşınmazı müvekkilinden devraldığı, bu devrin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davayı ve talepleri sonuçsuz bırakma amaçlı, muvazaalı olduğu, davalı ...'ın iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile tapu kaydının iptaliyle muris ... adına tesciline karar verilmiş, davalılar .. ve .. yönünden ise dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; kararın adil ve hukuka uygun olmadığını, Adli Tıp Kurulu raporuna esas alınan tüm kayıtların 2011 yılı Kasım ayı ve sonraki tarihlere ait olduğunu, iptal edilen satışın ise 2011 yılı Haziran ayında gerçekleştiğini, satışın yapıldığı tarihte ve bu tarihten önce malik ...'nün akıl sağlığının bulunmadığını gösteren bir kayıt ve başka bir delilin bulunmadığını, aradan geçen beş ay içerisinde bir insanın hastalanması, akıl sağlığını yitirmesi ve hatta ölmesinin gayet olağan olduğunu, satışa esas tutulan vekaletnamenin düzenlendiği sırada ...'nün akıl sağlığının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, öte yandan mirasçılardan sadece ....... davacı olduğunu, bu durumda davanın davacının miras payı oranında kabul edilmesi gerekirken satışın tamamının iptalinin haksız olduğunu, kanuna aykırı olarak talepten fazlaya karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Temyize konu edilen birleştirilen dava; ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil (terekeye iade), mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu dava dışı ...'nin 27.06.2011 tarihinde kızı olan davalı ...'yı vekil tayin ettiği, vekil ... ...'ye ait 1 14... parsel sayılı taşınmazı 06.07.2011 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, ... taşınmazı 29.11.2011 tarihinde davalı ...'a devrettiği; dava dışı ...'nün 30.05.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak eşi dava dışı .. ile çocukları davacı ..., davalı ... ve dava dışı ... kaldığı; davanın muris ...'nün terekesine atanan temsilci aracılığıyla yürütüldüğü; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 19.06.2023 tarihli raporu ile muris ...'nün 27.06.20 11... .07.2011 tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; özellikle davalılar .. ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus temyiz nedeni yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiş, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 28. maddesi uyarınca ölümle şahsiyet son bulmakla; Mahkemece, tapu kaydının iptali ile muris ...'nin dosyada yer alan veraset ilamına göre mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile;
Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan " 2...6 TC kimlik numaralı ... adına" ibaresinin çıkartılarak yerine “... 3. Noterliğinin 04.03.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki ... mirasçıları adına miras payları oranında" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya iadesine,
Dosyanın Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.