Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3085 E. 2026/274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3085
Karar No
2026/274
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1039 E., 2025/375 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; 25 97... parsel sayılı taşınmazı 1992 yılında kardeşi olan davalı ile ortak olarak 45.000.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, bedelin bir kısmını kendisinin ödediğini, taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazda inşaat yapıldığını, 2000 yılından beri taşınmazdaki binada oturduğunu ileri sürerek taşınmazın yarı payının iptali ile adına tesciline karar verilmesi istemiştir.

Davalı; davanın süresinde açılmadığını, iddianın resmi belge ile ispatı gerektiğini, taşınmazı, bedelinin tamamını ödeyerek kendisinin satın aldığını, binayı peyderpey yaparak tamamladığını, zemin kat dairesinin boş olduğu için oğlunun evlenmesi durumunda çıkması kaydı ile geçici olarak davacının bu dairede oturmasına müsaade ettiğini, ihtiyacı olduğu halde davacının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların taşınmazı beraber aldıkları, yapıyı birlikte yaptıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı olduğu, taşınmazın 07.01.1994 tarihinde kesinleşen kadastro işlemi ile davalı adına tescil edildiği, davanın ise 17.08.2018 tarihinde açıldığı, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine 14.05.2025 tarihli ek kararla, kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı ve asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-

28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiş olup kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılmış olan eldeki tapu iptali ve tescil davasında temyiz dilekçesinin ek karar ile reddine karar verilmiş olmasının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli asıl kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın, 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3085, K. 2026/274, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3085-e-2026-274-k-2c8fbe8801f4