Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/288 E. 2026/3590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/288
Karar No
2026/3590
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/208 E., 2024/1273 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/864 E., 2023/840 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucu,...ili, ...ilçesi, ...köyünde bulunan 1 16... parsel sayılı 301, 29... yüz ölçümündeki taşınmaz 10.08.19 63... sıra nolu tapu kaydı nedeniyle kargir ev ve arsa vasfı ile ölü ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili; dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın davacının babasından davacıya intikal etmesine rağmen kadastro çalışmalarında hatalı olarak müteveffa ... adına tescil edildiğini ileri sürerek miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı ...; dava konusu taşınmazın öncesinde annesi ile davacının babası ...’e ait olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.

Davalı ...vekili; dava konusu taşınmazın davalının babası adına kadastrodan önce tapuda kayıtlı olduğunu ve taşınmaz üzerindeki evin davalının babası tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; davaya konu taşınmazın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca davalılar murisi olan ... adına tapuya kayıt edildiği, 2008 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmalarında bu tapu kaydına dayanılarak ... adına tescil edildiği, davalıların murisi ...'ın taşınmazdaki zilyetliğini kendi adına sürdürdüğü ve asli zilyet olduğu, zilyetliğinin iyi niyetli olmasının gerekmediği, taşınmaz üzerindeki ev için alınan kredinin davalılar murisi tarafından çekildiği ve evinde ... tarafından yaptırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, ... mirasçılarından davalı ...’nın davayı kabul etmesine karşılık el birliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda el birliği maliklerinin tamamının birlikte hareket etmesi gerektiğinden bir davalının kabul beyanının bir sonuç ifade etmeyeceğine, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/288, K. 2026/3590, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-288-e-2026-3590-k-86db9e32e7e5