Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5860 E. 2026/3581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5860
Karar No
2026/3581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/349 E., 2025/2272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/516 E., 2024/336 K.

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin ... -...’de yaşıyor olması ve ...'da bulunan konutunu satışa çıkarmak istemesi üzerine satış işlemlerine yardımcı olacağı düşüncesiyle dava dışı...e vekâletname verdiğini, ancak vekilin bilgisi, talimatı ve rızası olmadan maliki olduğu...ili, ...ilçesi,... köyü, 59... parseldeki 37 nolu bağımsız bölümün davalı ve aynı zamanda vekili......nin annesi olan davalı ......ye satıldığını öğrendiğini, zira davalının, taşınmazda kiracı olan davacının müvekkilinin oğluna tahliye hususunda herhangi bir şekilde ihtarname dahi göndermeden tüm aboneliklerini iptal ettiğini, satıştan haberdar olmayan ve satış konusunda talimatı dahi bulunmayan müvekkiline, iradesi ve rızası olamadan satılan taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak herhangi bir ödemede de bulunulmadığını beyanla dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın miras paylaşımı kapsamında davalıya, davacının bilgisi ve onayı alınarak ve miras hakkı olarak devredildiğini; zira davacının erkek kardeşi ve müvekkilin eşi olan...’in hem hasta hem de Türk vatandaşı olmaması dolayısıyla eşi müvekkiline devir işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla müvekkilenin oğluna vekâlet verildiğini, devrin davacının iradesine ve hukuka uygun biçimde gerçekleştiğini, aksi kabulde dahi müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacı tarafından, dava dışı ...'a...53. Noterliği 04.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı numaralı düzenleme şeklinde vekâletname ile dava konusu...ili, ...ilçesi,... köyü, 59... parsel sayılı taşınmazda bulunan (37) numaralı bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın 11.04.2022 tarihinde davalıya satıldığı, ancak satış bedelinin ödenmediği gibi taşınmazın davalıya satılmasından haberinin olmadığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların temlikine ilişkin resmi akit tabloları ile çap kayıtları, mülkiyet bilgilerini gösterir (çap) tapu kayıtları ilgili kurumlardan temin edilerek dosya kapsamına kazandırıldığı, davaya konu vekâletnamenin celbedildiği, incelendiğinde;...53. Noterliği 04.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekâletname ile davacının dava dışı ...'a taşınmaz satış, ifraz ve tevhid yetkisini içeren vekaletname verdiğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı celbedilerek yapılan incelemede 11.04.2022 tarihinde davalıya satış yoluyla devredildiği, davacı adına vekâletname ile dava dışı ...nin katıldığı, vekâletnamenin 04.04.2022 tarihli olduğu, nüfus kayıtlarının incelenmesinde davalının, davacının vekil olarak görevlendirdiği ...'ın annesi olduğu görüldüğü, tüm dosya kapsamında yapılan davacı ve davalının eşinin kardeş olduğu, kardeşler arasında annesinin ...dan kalan mallara yönelik olarak husumet bulunduğu, davacı ve ailesinin dava konusu taşınmazın satılması ve...'den ev alınması konusunda hem fikir olduğu, ancak kendilerinin...'de ikamet etmesi nedeniyle dava dışı ...a vekalet verildiği, davacının saikinin evin satılması olmakla birlikte davalıya satımı hususunda vekil ile vekalet veren arasında fikir birliğinin bulunmadığı, bu husustan davacının haberdar olmadığı, nitekim dava konusu taşınmaz devredildikten sonra dahi davacının oğlu ve arkadaşının taşınmazda ikamet ettiği ve davalının taşınmazın aboneliklerinin kesilmesi işlemi neticesinde durumun öğrenildiği, davalının dava dışı vekil ...ın annesi olması sebebiyle bu durumdan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve bu sebeple iyi niyetli sayılamayacağı, her ne kadar davalı tarafça davacının asıl amacının bağış yapmak olduğu, bu suretle vekil tarafından dava konusu taşınmazın davalıya devredildiği iddia edilse de resmî senet incelendiğinde vekil tarafından davalıya satış işlemi gerçekleştirildiği, bu suretle satış yapan ve taşınmazı satış yoluyla üzerine devralan davalının kendi muvazaasına dayanamayacağı gözetilerek davanın kabulüne ve...ili, ...ilçesi,... köyü, 59... parsel sayılı taşınmazda bulunan (37) bağımsız bölüm numaralı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerine göre harca hükmedilmesi gerekirken taşınmazın satış tarihindeki değerine göre harca hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönle sınırlı olarak kaldırılıp harcın buna göre belirlenmesi suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1.b.2. maddesi uyarınca yeniden hükmün kurularak davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının adli yardım talebinin ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ve 94.128,11 TL onama harcı olmak üzere toplam 97.161,81 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5860, K. 2026/3581, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5860-e-2026-3581-k-e81f00f209bc