Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2856 E. 2026/186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2856
Karar No
2026/186
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2237 E., 2025/904 K.

Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacılar; davalının amcaları olduğunu, tarafların murisi ...'nun da dedeleri olduğunu, muris dedenin kardeşi ... ... ile 1960'lı yıllarda ... ili, ... ilçesi, ... semtinde kurulan gayrimenkul kooperatifi vasıtası ile kura sonucu 8246 ada üzerinde 700,00 m² oranında %50 paylaşımlı ortak arsa aldıklarını, edinilen ortak arsa üzerine alım tarihinde ticaret ile uğraşan iki kardeşin ortak sermaye ile iki bina yaptıklarını, yapılan bir binanın 13 parsel, diğer binanın ise 15 parsel numarası aldığını, bu binaların kat mülkiyetine geçmediğini, sonrasında 6 katlı kargir marangoz atölyesi olarak tapuya kaydedildiğini, daha sonra aralarında yapılan bir sözleşme ile dava konusu yerdeki 15 parsel üzerindeki binada ...'nun %50 hissesinin kardeşi ...'e ve kardeşinin de karşılıklı olarak 13 parsel üzerinde bulunan %50 hissesini abisi ...'e trampa yolu ile devredip her birinin tek binada hisselerini aldığını, anlaşmaya uygun olarak murislerinin devri yaptığını, ancak bu esnada babalarının vefat ettiğini, davacıların ise dedelerinin doğal mirasçısı olduklarını, dede ...'in bu durumu kabullenemediğini ve torunlarını ötelediğini, 13 parsel üzerindeki %50 hissesini kendi üzerine almak yerine, kardeşini yönlendirerek oğlu davalı ...'e 01.06.2009 tarihinde mirasa konu taşınmazın onda biri oranında düşük bir bedel ile satış göstermek suretiyle devrini sağladığını, yapılan işlemin davacı torunlarından mal kaçırma amaçlı olduğunu, dedenin de vefatı neticesinde 13 parseldeki binanın 6/8 payının davalı ...'in, 2/8 hissesinin ise kendilerinin olduğunu, hak kaybına uğradıklarını ve daha az pay aldıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile adlarına miras hisseleri oranında tesciline, olmadığı takdirde paylarına düşecek bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı; davacıların dedesi olan muris ...'nun davacı torunları ile bir sorunu ve onlardan mal kaçırmak için bir nedeninin bulunmadığını, ... 82 46... ve 15 parselde davacıların murisi ... ile kardeşi ... ... yarı yarıya hisse sahibi iken ...'nun 15 parseldeki %50 hissesini kardeşi ...'e sattığını ve satış bedelini de peşin ve nakit olarak aldığını, her iki kardeşin de ayrı ayrı ticaretle uğraşmakta olduğundan, iş yaşamının gerektirdiği zaruri nakit ihtiyacı için bankalardan kredi kullanmak yerine hisse satışını tercih ettiklerini, bu işlemin üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra paraya ihtiyaç duyan ... ...'nun 13 nolu parseldeki %50 hissesini satmak istemesi üzerine söz konusu hisseyi piyasa değerinden ve parasını nakit ödeyerek satın aldığını, böylece 13 parsel sayılı taşınmaza babası ile yarı yarıya sahip olduklarını, yapılan işlemin gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davada, tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin dava dışı murisin kardeşi ... ... adına kayıtlı iken satış yoluyla davalı murisin oğlu ... adına devir ve temlik olunduğu, dava konusu olan taşınmazın 1/2 hissesinin muris adına hiç tescil görmediği, muris tarafından yapılmış herhangi bir resmi sözleşme bulunmadığı, tapu kayıtlarına göre çekişmeli taşınmazın 1/2 hissesinin davalıya temlikinin geçerli bulunan işleme dayanarak yapıldığı, 0l.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının eldeki uyuşmazlıkta uygulama yerinin bulunmadığı gerekçesiyle taraf tanıkları dinlenilmeksizin muris tarafından yapılan bir temlikin bulunmadığından bahisle davacıların davasının reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2856, K. 2026/186, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2856-e-2026-186-k-565f461d2941