Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2550 E. 2026/127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2550
- Karar No
- 2026/127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3622 E., 2025/742 K.
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; muris anneleri ...'ın davacı kızlarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16 62... parsel sayılı üzerinde evi olan taşınmazını önce davalı torununun dayısı ...'e sattığını, ... üzerinden de davalı torununa devrettiğini, devirlerin bedelsiz olduğunu, murisin ölene kadar dava konusu taşınmazda yaşadığını, taşınmaz satma ihtiyacı bulunmadığını, davalının da alım gücü olmadığını ileri sürerek tapu kaydının pay oranında iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı; murisin sağlık sorunları ve maddi sıkıntıları nedeniyle taşınmazını sattığını, ...'in merhamet ederek murisin oturmasına müsaade ettiğini, kendisinin de birikimi ve babasının emekli ikramiyesi ile taşınmazı ...'den satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; murisin ölene kadar yaşadığı taşınmazı satmasını gerektirir ihtiyacı ve nedeni bulunmadığı, ihtiyacı olsaydı aynı mahalledeki dava dışı tarlasını satabilecek iken evini satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ödeme savunmasının ispatlanamadığı, bedel ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu, murisin dava konusu taşınmaz ve dava dışı oğlu ...'e devrettiği dava dışı taşınmazı dışında gayrimenkulü bulunmadığı, tüm mirasçılarını kapsar bir paylaştırma da yapmadığı, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunmadığı gerekçesiyle kesin olarak başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekilince temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararıyla; kabul edilen ve temyize konu edilen dava değerinin karar tarihi itibariyle geçerli olan 544.000,00 TL temyiz kesinlik sınırı altında olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekilince temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2025 tarihli ek kararıyla; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davacıların her birinin miras payına düşen dava değerinin karar tarihi 2025 yılı itibariyle geçerli olan 544.000,00 TL temyiz kesinlik sınırı altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince, muristen davalıya geçen pay değerinden aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davacıların 1/5'er miras payına isabet eden 396.052,60'ar TL dava değerinin, dava tarihi 2022 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üstünde bulunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 15.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar yönünden peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/3622 Esas, 2025/742 Karar sayılı kararına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 53.493,30 TL bakiye onama karcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.