Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1927 E. 2026/105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1927
- Karar No
- 2026/105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/470 E., 2025/161 K.
Dava, ehliyetsizlik ve aşırı yararlanma hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı ...'ın vasi adayı ... vekili; davacı ...'ın 90 yaşın üzerinde olduğunu, gerek yaşı gerek durumu itibariyle telkinlere müsait bulunduğunu, dava konusu taşınmazları yeğeni davalıya bedelsiz olarak tapuda satış gösterilmek suretiyle devrettiğini, davacının bir taşınmazını sattığını zannettiğini, diğer yandan 1/2 paylı dairenin davacıya verildiğini, edimler arasında açık bir orantısızlık bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 1 01... parsel, 1 01... parsel ve 1 45... parsel sayılı taşınmazların 1/4'er payının, 1 82... , 1 84... parsel, 1 82... ve 1 87... parsel sayılı taşınmazların 1/2'şer payının, 2 05... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacı ...'a 21.08.2019 tarihinde torunu ... vasi olarak atanmıştır.
Davalı vekili; davacının herhangi bir hastalığı olmadığını, davalının dava konusu taşınmazlar için davacıya 115.000 TL ödemede bulunduğunu, yine davacının ipotek borcu ve ... Koopartifine olan borcunun da davalı tarafından ödendiğini, davacının dava konusu taşınmazları iradi olarak devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli ve 2018/183 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararıyla; davacının işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli kararıyla davacıya vasi atandığı tespit edildiğinden husumete izin verilip-verilmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli ek kararıyla miktar yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli ek kararı ve kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 25.02.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı tarafça verdiği edimlerin iadesi için dava açmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 24.836,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.