Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1922 E. 2026/104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1922
- Karar No
- 2026/104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1955 E., 2025/84 K.
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacı ile davalıların muris ...'nın mirasçıları olduğunu, murisin 1996 yılında felç geçirmesi nedeniyle yatağa bağımlı hale geldiğini ve taşınmazlarını hızlıca elden çıkardığını, yapılan tasarrufların muvazaalı olduğunu, diğer yandan murisin fiil ehliyetinin de bulunmadığını ileri sürerek 1990 yılından bu yana murisin elinden çıkardığı taşınmazların tespiti ile yine kendi tespit ettikleri 3 68... parsel sayılı taşınmazın tasarruflarının iptalini, bunun mümkün olmaması halinde miras payı oranında davacı adına tescilini ve tenkisini talep etmiş, aşamada, davalılar ..., ... ve ... yönünden davadan feragat etmiştir.
Davalılar ..., ... ... ve ... vekili; 3 68... parsel sayılı taşınmazın intifa hakkının davalı ... tarafından 10.04.1992 tarihinde satın alındığını, aynı tarihte kuru mülkiyetinin muris tarafından satın alındığını, murisin daha sonra bu taşınmazı davalılar ... ... ve ... ...'a satış suretiyle devrettiğini, satış bedelinin murisin banka hesabına yatırıldığını, davacının murise borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2015/461 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararıyla, davalılar ... ve ...'nın satış bedelini babaları murise ödediklerini ve murisin bu taşınmazı satmaya ihtiyacı olduğunu kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne; davalılar ..., ... ve ... yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ... ve ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararıyla; davacı tarafın ehliyetsizlik hukuki nedenine dayanması nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris için Adli Tıp Kurumundan alınan raporda murisin işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı bununla birlikte murisin muvazaalı devirde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; davalılar ..., ... ve ... yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ile davacı arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, ticari ilişki içerisinde bulundukları, buna göre murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirecek bir nedeninin olmadığı, murisin aktifleri dikkate alındığında mal kaçırma kastı ile hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davalılar ... ... ve ... ... yönünden davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden ise feragat nedeniyle reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli ek kararıyla miktar yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli ek kararı ve kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 06.03.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.