Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2245 E. 2026/91 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2245
- Karar No
- 2026/91
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/155 E., 2024/1611 K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının 3794 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 1 numaralı bağımsız bölümünü satış göstermek suretiyle davalıya devrettiğini, davacının, eşinin banka borcunu kapatabilmek amacıyla kredi çektiğini, bu kredileri ödeyemeyince dava konusu tek malvarlığının icra yoluyla başkasına satışını engellemek amacıyla taşınmazını temlik ettiğini, davacının eşi daha önce davalıya maddi olarak destek olduğundan kredi borcunun davalı tarafından kapatıldığını, kredi borcunun ödenmesinden sonra davalının maddi olarak sıkıntıya düşmesi üzerine kredi çekebilmesi amacıyla davacının taşınmazı devrettiğini, ekonomik kriz atlatılınca tekrar davacıya devredilmesi istendiğinde davalının taşınmazı iade etmediğini, taşınmazın muvazaalı olarak diğer davalıya temlik edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiş, bilahare ıslah dilekçesi ile muvazaa nedeniyle talepte bulunduklarını bildirmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın diğer davalıya bedeli karşılığında satıldığını, davacının eşinin borçları nedeniyle dava konusu taşınmazın başkasına satılmaması için bankadan kredi çekmek suretiyle davalının kardeşi olan davacıdan satın aldığını, evi kullanmak istediğinde davacı ve eşinin izin vermediğini, kullanamadığı için satmak istediğini, satış için ilan verdiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davalının dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın da davacı vekili tarafından temyizi üzerine 11.02.2025 tarihli ek kararla; kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı ve asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirildiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri 284.666,40 TL olup 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, anılan miktarın dava tarihi 2020 yılı itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli EK KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli asıl kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın, 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.