Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1804 E. 2026/4683 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1804
Karar No
2026/4683
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/144 E., 2025/128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Datça 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2024/268 K.

Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

Davacı, geçici yapılaşma hakkından haberi olmaksızın maliki olduğu 2 59... ve 9 parsel sayılı taşınmazlarını 28.12.2022 tarihinde davalıya sattığını, ancak Belediye Başkanlığı tarafından 03.01.2023 tarihinde dava konusu parsellerin de içinde bulunduğu belirli bölgede geçici yapılaşma hakkının verildiğini ve değer artışı olduğunu, belediye meclis üyesi olan davalının önceden aldığı bilgi ile duyuru öncesi bu taşınmazları satın aldığını ve dolayısıyla davacıyı pasif hile sebebiyle irade fesadına uğratarak düşük fiyattan taşınmazları satın almış olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmazsa satışı yapılan gayrimenkullere verilen geçici yapılaşma hakkının, gayrimenkullerin değerinde meydana getirdiği artış nazara alınarak davacının uğradığı zararların denkleştirici adalet kavramı uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazların 1994 tarihli 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzenleme Plan notlarında köy yerleşim alanı sınırları içerisinde kaldığını, onaylı plana göre taşınmazın emsal hakkının (yapılaşma hakkı) %20-40 olarak kaldığını, kat adedinin 2 kat olduğunu bildiğini bu nedenle davalı tarafça satıcıdan saklanan hiç bir gizli bilgi olmadığını, öncesinde Datça ilçesi ..., .. ve ...’de yapılaşma izni verildiğini, diğer yöreler için de yapılaşma izninin verilebileceğini davacının öngörmesi gerektiğini, hilenin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazların rayiç değerini zaten davacının internet sitesinde 4.250.000.00 TL olarak kendisinin belirlendiğini, yapılan pazarlık sonucu 3.950.000TL’de anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların, sözleşme özgürlüğü kapsamında serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşme hükümlerine uymakla yükümlü oldukları, davacının davalının aldatması sonucu taşınmazları devrettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının davacıyı söz konusu taşınmazların devri için sözleşme yapmaya sevk etmek için kasten hatalı bir kanı uyandırma veya var olan hatalı kanıyı koruma, devamını sağlama eylemlerinde bulunduğuna dair bir delil ileri sürülmediği gibi belediye meclis üyesi olan davalının dava konusu taşınmazları satın aldığı 28.12.2022 tarihi öncesinde bu taşınmazların da içinde bulunduğu bölgede geçici yapılaşma hakkının verildiğini bildiğine dair somut bir delil ortaya koyamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilme temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.06.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Av. ... ile temyiz edilen davalı vekili Av. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1804, K. 2026/4683, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1804-e-2026-4683-k-c7bc4c93d25f