Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1637 E. 2026/298 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1637
- Karar No
- 2026/298
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/483 E., 2024/1957 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, taşınmazların kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali-terkin istemine ilişkindir.
Davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 1488 parsel sayılı taşınmazın 76,12 metrekare, 1489 parsel sayılı taşınmazın 104,93 metrekare, 1532 parsel sayılı taşınmazın 693,9 metrekarelik kısımlarının ve 1533 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kıyı-kenar çizgisinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz Göl koruma bandında yer aldığından yasal olarak herhangi bir yapılaşmanın mümkün olmadığını, davalının taşınmazları Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayalı şekilde iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle 1532 parsel sayılı taşınmazın 693,9 metrekarelik kısmı ile 1533 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına, kıyı-kenar çizgisi dışında kaldığı gerekçesiyle 14 88... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı husus bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarından, dayanak tapu kayıtları esas alınmak suretiyle tespit ve tescillerin yapıldığı görülmekte ise de söz konusu kayıtların tüm tedavülleri ile birlikte dosyada bulunmadığı, yine dava konusu taşınmazların yer aldığı bölgede yapılan kıyı-kenar çizgisi çalışmalarına yönelik gönderilen kayıt ve belgelerden, kıyı-kenar çizgisine bir kısım itirazlar olduğu, kıyı-kenar çizgisi tespit komisyonu tarafından söz konusu bu itirazların uygun bulunmadığına dair tutanak düzenlendiği, Bakanlık tarafından kıyı-kenar çizgisinde bilimsel ya da teknik hata bulunmadığı bildirilmiş ise de itiraz konusu taşınmazların ya da itiraz eden kayıt maliklerinin kimler olduğuna dair evrakın yer almadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmazların kadastro tespitine dayanak tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınması, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan kıyı-kenar çizgisi çalışmalarına yönelik kayıt ve belgeler eksiksiz bir şekilde temin edilerek dava konusu taşınmazlara ilişkin kıyı-kenar çizgisine itiraz edilip edilmediğinin, itiraz var ise akıbetinin araştırılması, bundan sonra getirtilen belge ve kayıtlar ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Taraf vekillerinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.