Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1340 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1340
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1138 E., 2024/1227 K.
Asıl dava ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ile tescil ve tazminat istemine; karşı dava ise muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı; muris babası ...'ın 1 15... parsel, 1 01... parsel, 1 26... parsel, 1 26... parsel, 1 15... parsel, 1 20... parsel, 1 13... parsel, 1 26... parsel, 1 26... parsel sayılı taşınmazlarını diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla satış suretiyle davalılara temlik ettiğini belirterek davalılar adına kayıtlı mezkur taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacının miras payı oranında adına tapuya tescilini; davalılarca 3. kişilere devredilen 1 26... parsel, 1 13... parsel, 1 26... parsel ve 1 26... parsel sayılı taşınmaz bedellerinin davacının miras payına düşen kısımının davalılardan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar; muris babaları ...'ın kardeşleri olan davalı ...'ye 1 26... parsel, 1 20... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazlarını satış suretiyle temlik ettiği, yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu belirterek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini, olmazsa bedelini; karşı davada davacı, murisin davalılara da 1 15... ve 33 sayılı parselleri verdiğini, birleştirilen davada muris muvazaasının kabul edildiği takdirde bu parseller yönünden miras payı oranında tapu iptali ve tescilini istemiştir.
Davalılar; murisin mirasını 8 çocuğu arasında paylaştırma amacıyla dava konusu devirlerin yapıldığını, mal kaçırma kastının olmadığını, miras kavgalarının önüne geçmek için sağlığında yapılan temlikler olduğunu savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; murisin sağlığında yapmış olduğu dava konusu devirlerin paylaştırma amaçlı olduğu, tüm mirasçılar arasında paylaştırma yaptığı, paylaştırmada makul ve hoşgörü ile karşılanabilecek bir dengenin bulunduğu, murisin bu devirleri mirasçıları ve davacı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığının ve murisin mirasçıları aldatmak amacıyla hareket ettiğinin ispat edilemediği belirtilerek gerek asıl davanın, gerekse birleştirilen dava ile karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleştirilen davada davacı vekili ve karşı davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; murisin sağlığında mirasçılar arasında paylaşım yaptığı, paylaşımda her mirasçıya mal paylaşımında bulunularak taşınmazların verildiği, paylaştırmada denklik olmasa da makul ve hoş görülebilir bir dengenin bulunduğu, murisin mirasçılardan mal kaçırma iradesiyle hareket ettiğinin ispatlanmadığı, özellikle davacı ...'a da iki parça taşınmaz verdiğinin tanık beyanları ile ispatlanmış olması karşısında bu davacının muvazaa iddiasını ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleştirilen davada davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 304,40 TL ve birleştirilen dava yönünden 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.