Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5656 E. 2025/5304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5656
Karar No
2025/5304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/182 E., 2014/216 K.

Mahkemece verilen karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve maliki olduğu 1339 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki yaklaşık 5.0 00... ’lik tespit harici alanı 14.08.1956 tarihinden bu yana nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla kullandığını, 08.06.2011 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın ... ... ve çocukları tarafından imar-ihya edilerek 1339 parsel ile birlikte kullanıldığını, davacının 1339 parsel ile dava konusu yeri daha sonra ... ...’in oğlu ... ...’ten satın aldığını ve aynı şekilde her iki taşınmazı da kullanmaya devam ettiğini, üzerine meyve ağaçları diktiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davacı lehine iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davacı lehine iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın hali hazır durumda tarım yapılmasına müsait üçüncü 3. sınıf tarım arazisi olduğu, davacı tarafından imar-ihya edilerek meyve bahçesi yapıldığı ve tarımsal nitelik taşıdığı gerekçesi ile davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen 4.010, 19... ’lik taşınmazın davacı adına tesciline kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tescil davasına konu edilen alanın davacı tarafından muhtelif yaşlarda kayısı ağaçları dikmek sureti ile işgal edildiğinden davacıya defalarca ecrimisil ihbarnamesi tebliğ edildiğini, yörede imar planı ve imar uygulaması yapılıp yapılmadığı ve taşınmazın imar planı ve imar uygulamasına konu edilip edilmediğinin araştırılmadığını, en eski tarihli memleket haritası ve dayanakları hava fotoğrafları ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritaları getirtilerek kadastro paftası ile ölçekleri denkleştirilip çakıştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının da araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.

Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu alanın 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında “hali arazi” olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmazın bitişiğindeki 1339 parsel sayılı taşınmazın senetsizden, taksim, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ... ... adına tespit edildiği, tespitin 24.01.1956 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın ... ... tarafından 28.08.1998 tarihinde davacıya devredildiği ve 22/a uygulaması ile 1 46... parsel olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; bu nitelikteki davaların TMK’nın 713. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması zorunludur. Mahkemece, TMK’nın 713. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının davacı taraf yararına oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de 6360 sayılı Kanun uyarınca, Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olup ilgili ilçe belediyesi yönünden taraf teşkili sağlanmış ise de kanun gereğince yasal hasım olduğu halde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmeden sonuca gidilmiştir.

Diğer taraftan; jeodezi ve fotoğrametri uzmanı bilirkişi tarafından hava fotoğrafının dosyada bulunmadığı belirtilerek farklı bir dosyada bulunan 1986 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakta olup raporda streoskopik inceleme yapılıp yapılmadığı belirtilmemiş, çekişmeli taşınmazı kapsayan streoskopik hava fotoğrafı bulunup bulunmadığı usulünce belirlenmemiş, streoskopik incelemeye elverişli hava fotoğrafının bulunmaması halinde dahi hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğinde yapılan hava fotoğrafı incelemesi yöntemine uygun olmadığı halde rapora itibar edilmiş, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu kesin olarak belirlenmeden sonuca gidilmiştir.

Hal böyle olunca; taraf koşulu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup mahkemelerce re'sen gözetilmesinin zorunlu olması nedeniyle öncelikle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması; bundan sonra sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru en az 15, 20... yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından getirtilmesi, mahallinde 1 harita ve jeodezi bilirkişi ve 1 fen bilirkişi refakate alınarak usulüne uygun yapılacak keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın evveliyatının ne olduğu, ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, davacıya ne şekilde intikal ettiği, taşınmazın imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı detaylı beyan alınmalı, bozma öncesinde alınan beyanlardaki çelişkilerin giderilmesi, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yaptırılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesi; uyuşmazlığın çözümünde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, fotogrametri ve jeodezi mühendisi bilirkişi tarafından bilimsel yöntemlerle incelenerek taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yapılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazın öncesinde boş (hali) nitelikte mi bulunduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenletilmesi, fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan ve eksik inceleme ile yetinilerek hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulüyle Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5656, K. 2025/5304, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5656-e-2025-5304-k-217bb926a604