Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5583 E. 2025/5303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5583
Karar No
2025/5303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 E., 2023/465 K.

Mahkemece verilen karar, davalılar Hazine ve ... İlçe Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen yaklaşık 2.0 00... ’lik taşınmazı ev ve bahçe olarak 22 yılı aşkın bir zamandır nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyet olarak kullandığını, TMK’nın 713. maddesinde belirtilen şartların davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2014 tarih, 2014/560 Esas, 2014/734 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli taşınmazda davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, fen bilirkişi ek raporunda belirtilen 1376, 71... yüz ölçümlü alanın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarih, 2016/13093 Esas, 2019/7770 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği ve 6360 sayılı Kanun uyarınca Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazın masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek kullanıldığı, taşınmazın mevcut konumu itibariyle aktif çay yatağı içerisinde ve çayın etkisi altında bulunmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda ev-bahçe olarak (A) harfi ile gösterilen 1376, 71... yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığını, ağaç yaşlarının da bu durumu gösterdiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın çay yatağından kazanıldığının belirtildiğini, 19 56... tarihli gizli memleket haritasında dava konusu yerin akarsu yatağı (kumul alan) üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet olmayan alanda kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1994 yılında imar-ihyanın tamamlandığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, bu yıla ilişkin hava fotoğrafı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 2000'li yıllardan itibaren üzerinde ağaç dikilerek, ev yapılarak ev ve bahçesi olarak kullanılmaya başlandığını, çay yatağında kalan taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.

Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu yerin 1962 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dere yatağı olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmazın doğu kısmında kalan 377 parsel sayılı taşınmazın ihdasen hali arazi vasfı ile 04.08.2017 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın bitişindeki 1 53... parsel sayılı taşınmazın ise Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/591 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... tarafından açılan tescil istekli davanın kabulü ile hükmen anılan kişi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Diğer taraftan; Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini ve yapılan araştırmamın hüküm kurmak için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.

Şöyle ki, davacı 1975 doğumlu olup 1994 yılında (dava tarihinden 20 yıl önce) 19 yaşında ve bekardır. Bozma kararında mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, evveliyatı itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmaz imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise nasıl ve ne şekilde emek ve masraf yapılarak imar-ihya edildiği, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkilerin giderilmesi gerektiği belirtildiği halde taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmaz imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise nasıl ve ne şekilde emek ve masraf yapılarak imar-ihya edildiği, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususları davacının yaşı da gözetilerek etraflıca açıklattırılmadan ve taşınmazın bitişiğindeki 1 53... parsel sayılı taşınmazın hükmen davacı ile aynı soyadını taşıyan kişi adına tescil edildiği gözetilerek bu kişi ile davacı arasındaki akrabalık ilişkisi de saptanmadan karar verilmiştir.

Hâl böyle olunca; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile bir fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılması, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, evveliyatı itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmaz imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise nasıl ve ne şekilde emek ve masraf yapılarak imar-ihya edildiği, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususlarının davacının doğum yılı da gözetilerek etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkilerin giderilmesi, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki aldırılması, çekişmeli taşınmaz bölümünün değişik yönlerden ve komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde çekilmiş yakın plan panoramik fotoğraflarının dosyaya eklenmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm tesis edilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulüyle hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5583, K. 2025/5303, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5583-e-2025-5303-k-7f4c760f28af