Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5617 E. 2025/5147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5617
Karar No
2025/5147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/291 E., 2024/162 K.

Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; mirasbırakan ...'in maliki olduğu 1 15... sayılı parseldeki dava konusu 13 nolu bağımsız bölümü dava dışı torunu ... ...'a verdiği 19.08.2013 tarihli vekaletname ile dava dışı torunu ...'in eşi davalı ...'e 29.08.2013 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, anılan devrin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP Davalı; devrin bedeli karşılığında yapıldığını ve muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.10.2015 tarihli ve 2013/47 Esas, 2015/362 Karar sayılı kararı ile; muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 06.12.2018 tarihli ve 2016/396 Esas, 2018/15288 Karar sayılı kararı ile; " ... davalı tarafça bildirilen tanıkların dinlenmeleri yönünde HMK'nın 243. maddesi uyarınca işlem yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı tanıkları dinlenilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 14.09.2021 tarihli ve 2019/90 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararı ile; davalının tadilat yaptığı ancak davacı ...’ın sorun çıkarması nedeniyle oturamadığı evin tadilat bedeli ve davalı tarafından karşılanan sağlık giderine mukabil dava konusu taşınmazın devredildiği, satış işleminin muvazaalı olmadığı, mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, tenkis isteminin ise 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.04.2022 tarihli ve 2022/471 Esas, 2022/2836 Karar sayılı kararı ile bu kez; "davacı tarafça bildirilen tanıkların dinlenmeleri yönünde HMK'nın 243. maddesi uyarınca işlem yapılması ve tüm dosya kapsamında bulunan deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tanıkları dinlenilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacıların murisi ...'ın 02.12.2013 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak davacıların ve dava dışı murisin eşi ... ile kızı ... ...'ın mirasçı olarak kaldığı, davalının murisin torunu ...'in eşi olduğu, bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre murisin, davalının kayınvalidesi aynı zamanda kızı ...'yı diğer çocuklarından ayrı tuttuğu, yanlı davrandığı, murisin dava konusu taşınmazı satmasını gerektirecek bir nedeninin bulunmadığı, murise eşinin baktığı, murisin taşınmazı davalıya muvazaalı olarak diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı ile devrettiği, davalının satış bedelini ödediğini, satışın gerçek satış olduğunu ispatlayamadığı, tanık olarak dinlenen mirasçı murisin eşi ...'ın beyanına itibar edilmediği, davacıların davalarını ispatladıkları, ... mirasçılarının davayı takip etmedikleri ve yasal 3 aylık sürede davalarını yenilemedikleri gerekçeleri ile ... mirasçıları ... ... ve ...'ın davasının açılmamış sayılmasına, davacı ...'ın davasının kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; gerek murisin kanunun aradığı şartlara uygun bir satış iradesinin bulunması, gerekse satışın gerçek ve bedel mukabili yapılması nedeniyle dava konusu taşınmazın satışında herhangi bir muvazaa bulunmayıp satış işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili davalının, dava konusu taşınmazın devir tarihinden önce murise vermiş olduğu nakit miktarı, taşınmazın kendisine devredilmesine yönelik teklif üzerine murise yapmış olduğu ödemeler toplamı dikkate alındığında davalının murise taşınmazın gerçek ve güncel değerini ödediği, murisin taşınmazın müvekkiline satışına yönelik gerçek ve açık bir iradesinin bulunduğu, satışın gerçek bir satış olduğu, bu bağlamda dava konusu taşınmazın satışında muvazaa bulunmadığı hususlarının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, tanık olarak dinlenen ...'ın beyanlarına neden itibar edilmediği hususunda denetlenebilir bir gerekçe sunulmadığını, davacı tarafın dinlettiği tanıkların beyanlarının yanlı olduğunu ve görgüye dayalı beyanlar olmadığını, murisin çocukları arasında hiçbir zaman ayrım yapmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...'ın 02.12.2013 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ... ve ..., dava dışı eşi ... ve dava dışı kızı ...'nın kaldıkları, davalı ...'in murisin dava dışı kızı ...'nın damadı olduğu; murisin adına kayıtlı 1 15... parsel sayılı taşınmazdaki 13 nolu bağımsız bölümünü 29.08.2013 tarihli satış işlemi ile davalıya devrettiği, söz konusu satış işleminde muris adına vekaleten dava dışı torunu (...'nın oğlu) ... ... tarafından hareket edildiği, davacılardan ...'ın yargılama aşamasında 30.05.2023 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak kalan eşi ... ile oğlu ...'ın davayı takip etmedikleri, bu nedenle adı geçenler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.792,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5617, K. 2025/5147, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5617-e-2025-5147-k-10629ddfa944