Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4303 E. 2026/92 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4303
- Karar No
- 2026/92
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1572 E., 2024/754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alucra Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/92 E., 2023/167 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... , 1 48... , 1 52... , 1 77... ve 70 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer paylarla ... ve ... adına tespit edilmiş, 1 77... ve 70 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanakları dava açılmaması üzerine 30.01.2009 tarihinde kesinleşmiş, kadastro tespitine itiraz davası ile Alucra Kadastro Mahkemesinin 2009/27 Esas, 2012/114 Karar sayılı kararıyla davanın usulden reddine ve 1 02... , 1 48... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 06.12.2012 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 22.05.2019 tarihinde açılmıştır.
Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan, ada-parsel numaralarını tespit edemediği 5 parça taşınmazın muris babası ... ...'e ait olduğu halde kadastro sırasında ... ve ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare dava konusu taşınmazların 1 02... , 1 48... , 1 52... , 1 77... ve 70 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu bildirmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; dava konusu taşınmazların davalılara ait olduğunu, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı savunma getirmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 77... ve 70 parsellerin kadastro tespitinin kesinleştiği 30.01.2009 tarihinden davanın açıldığı 22.05.2019 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle bu parseller yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine; muris ...'in çocukları ... ve ...'ın ilk eşi ...'dan, davacı da dahil diğer çocuklarının ikinci eşi ...'den olduğu, dava konusu 1 02... , 1 48... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazların ...'in ilk eşi ...'nın murislerinden ...'ya kaldığı, ...'dan da mirasçılarına intikali suretiyle muris ...'in taşınmazlarda sahip olduğu payın kendi mirasçılarına intikal edeceği, söz konusu paylarda tüm mirasçıların miras hakkı bulunduğu gerekçesiyle anılan parseller yönünden tapu iptal-tescile karar verilmiş, kararın ... ve ... vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların esas itibariyle davacının babası muris ...'in ilk eşi ...'ya ait olduğu, bu hususun Mahkemenin de kabulünde bulunduğu, ...'nın ölümüyle ...'e düşen kısmın, ...'in de ölümüyle mirasçılarına miras payı oranında intikal ettiği, ancak taşınmazların tamamı ...'e ait gibi hüküm tesis edilmesinin, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin, kabul-ret oranının, iptal-tescil hükmünün hatalı olduğu gerekçeleriyle ve kararın sadece ... mirasçıları olan davalılar tarafından istinaf edildiği gözetilmek suretiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul - kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.