Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6225 E. 2023/7434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6225
Karar No
2023/7434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/49 E., 2022/456 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/166 E., 2021/154 K. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davada, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf isteğinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların ortak mirasbırakanı ...’ye ait olan 134 ada 23, 136 ada 71, 137 ada 46, 159 ada 1, 163 ada 30, 182 ada 7, 185 ada 32, 204 ada 1, 205 ada 1, 206 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında hatalı olarak davalıların mirasbırakanı ve davacının kardeşi olan Hüseyin Hilmi Ertem adına tespit edildiğini, davacının dava konusu taşınmazlarda miras payı bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının davacının 1/3 miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı ...’nın aşamada ölümü üzerine mirasçısı ... davaya dahil olmuştur. II. CEVAP Davalı ... 3. celseye katılarak davacı taraf ile anlaşmaya çalıştıklarını bildirmiş, davalı Hanife Birinci 26.04.2021 tarihli keşfe katılarak 204 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davalılar tarafından 2003 yılında satın alındığını, kalan taşınmazlar yönünden davayı kabul ettiğini, dava konusu 182 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 1996 yılında davalılar tarafından yaptırıldığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2018 tarih, 2015/315 Esas 2018/154 Karar sayılı kararı ile; davacının aşamada öldüğü, mirasçılarının muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 tarih, 2019/1037 Esas, 2019/1690 Karar sayılı kararı ile, bir mirasçının terekeye dahil bir mal hakkında mirasçı sıfatını taşımayan 3. kişilere karşı tek başına tapu iptal ve tescil davası açması mümkün değil ise de bir mirasçının başka bir mirasçıya karşı miras payı ile sınırlı olarak tapu iptal ve tescil isteminde bulunmasına engel bir yasal düzenleme bulunmadığı, dahili davacı ...’nın da mirasçı konumunda olduğu gerekçesi ile davacının istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarih, 2019/166 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların tarafların mirasbırakanı ... Ertem'e ait iken ölümü ile intikalen mirasçılarına kaldığı, mirasbırakanın sağlığında ya da ölümünden sonra herhangi bir paylaşım yapılmadığı, dava konusu 204 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının ise davalılar tarafından satın alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların evveliyatının Mahkemece araştırılmadığını, davalılar ... ve ...'in dava konusu taşınmazlar üzerinde kök mirasbırakandan intikal eden miras payının dışında bizzat tapu dairesinde resmi senet yoluyla devralmış oldukları paylarının da olduğunu, ayrıca noter satış taahhüdü bulunduğunu, dava konusu 182 ada 7 parsel sayılı arsa üzerindeki yapının davalılara ait olduğunu, yargılama harçları ile vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulurken yapı değerinin de dava değerine dahil edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kök mirasbırakana ait olduğu, taşınmazların taksim, bağış v.s yolla terekeden çıktığına yönelik savunmanın kanıtlanamadığı, dahili davacının payı oranında davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 15 inci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 55 inci, 59 uncu, 114 üncü, 115 inci; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 640 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Trabzon ili, Çaykara ilçesi, Ataköy Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmazların tamamının senetsizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mirasçıları tam olarak tespit edilemediğinden bahisle Hüseyin Hilmi Ertem adına tespit edildiği, tespitin 29.09.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Bilindiği üzere; dava, subjektif hakkına tecavüz edildiğini iddia eden kimsenin meşru hak ve menfaatlerinin korunması için mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Mahkemeden hukuki koruma isteyen kimse de davacıdır. Bunun yanında her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Taraf koşulu HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup Mahkemelerce re’sen gözetilecektir (HMK'nın 115/1). Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davada esastan hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı sırada mevcut olmasına rağmen yargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda ise HMK’nın 55 inci maddesi uygulama alanı bulur. Nitekim, HMK’nın 55 inci maddesi “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber Hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmünü haiz olup konusunu miras yoluyla intikali mümkün hakların oluşturduğu bir davada, davacının ölümü hâlinde HMK’nın 55 inci maddesi gereğince davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek mirasçıların davadan haberdar edilmeleri gerekir. Davacının tek bir mirasçısının bulunması hâlinde bu mirasçı, birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde TMK’nın 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında HMK’nın 59 uncu maddesi gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek mirasbırakanları tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları belirlenmelidir. Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi kabul veya red etmemiş olmaları hâlinde TMK’nın 606 ncı maddesinde belirlenen üç aylık mirasın reddine dair süre beklenerek mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Bir başka ifade ile, davacının ölümünden sonra yargılamaya devam edilebilmesi için ölen davacının mirasçıları tebligat yoluyla davadan haberdar edilerek mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlaması, bunun mümkün olmaması hâlinde tüm mirasçılardan muvafakat alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması, sonrasında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekir. 4. Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya gelince; davacı ...’nın yargılama sırasında 19.12.2016 tarihinde öldüğü, geride ..., ..., ... ve ...’un mirasçı olarak kaldıkları, mirasçılardan ...’nın vekile vekaletname vermek suretiyle davaya dahil olduğu, İlk Derece Mahkemesince 11.01.2018 tarihli duruşmada dahili davacı ... vekiline mirasbırakan ...'nın diğer mirasçılarının muvafakatini alması veya miras şirketine temsilci atatması için bir aylık süre verilmesine karar verildiği, 12.04.2018 tarihli duruşmada dahili davacı vekilinin davaya sadece mirasçı ...’nın miras payı yönünden devam edeceklerini belirttiği, 12.06.2018 tarihli duruşmada da davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 tarih, 2019/1037 Esas, 2019/1690 Karar sayılı kararı ile bir mirasçının başka bir mirasçıya karşı miras payı ile sınırlı olarak tapu iptal ve tescil isteminde bulunmasına engel bir yasal düzenleme bulunmadığı, dahili davacı ...’nın da mirasçı konumunda olduğu gerekçesi ile dahili davacının istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarih, 2019/166 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile dahili davacı ...’nın miras payı yönünden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ve anılan karara yönelik davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmakta olup yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; dava konusunun, ölen davacının mirasçılarının haklarını etkileyecek nitelikte ve miras yoluyla intikali mümkün bir malvarlığına ilişkin hakkın kapsamı içerisinde olması durumunda HMK’nın 55 inci maddesi uyarınca davacının tüm mirasçılarının davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında karar verilemeyeceği açıktır. 5. Hal böyle olunca; HMK’nın 55 inci maddesi uyarınca taraf teşkili hususu öncelikle değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının ölümü ile mirasbırakan ... ’nin mirasçısı haline gelen dahili davacının kendi miras payı oranında davayı sürdürebileceği gerekçesi ile hüküm tesisi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun′un 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6225, K. 2023/7434, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2022-6225-e-2023-7434-k-e14380675435