Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2972 E. 2026/5135 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2972
- Karar No
- 2026/5135
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/315 E., 2024/618 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/3857 Esas, 2025/682 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2026 tarihli ve KD-2026/33937 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık ... ile maktul ...'ın kardeş oldukları, sanık ve maktulün yeğenleri olan ...'ın Antalya ilinde uyuşturucu bağımlısı olması nedeniyle tedavi gördüğü, ...'un babasının ülke dışında olduğu, maktul ...'ın yeğeni ...'u tedavi ettirmek istediğini söyleyerek Antalya'dan alarak Diyarbakır'a kendi ikametine getirdiği, tanıkların beyanlarından ve dosya kapsamındaki diğer delillerden anlaşılacağı üzere maktul ...'in, yeğeni olan ...'u darp ederek birçok kez yeğenine karşı cebir ve şiddet kullanarak organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, İstanbul'da ikamet eden sanık ...'ın bu durumu öğrenerek telefonda ağabeyi ... ile görüştüğü ve İstanbul'dan Diyarbakır'a geldiği, sanığın olaydan bir gün önce maktulün ikametine geldiği, kapıyı çaldığı, açan olmaması üzerine geri döndüğü, ertesi gün sanığın tekrar maktulün ikametine gittiği, maktulün kapıyı açtığı, maktul ile birlikte maktulün evine girdikleri, maktul ile sanık arasında ...'a yönelik cinsel istismarda bulunup bulunmadığına ilişkin tartışma başladığı, sanığın beyanlarına göre maktulün sanığa sinkaflı küfürler ettiği, sanığın nasıl elde ettiği belirlenemeyen bıçağı maktulün göğsüne doğru batırmak suretiyle maktulün ölümüne sebep olduğu olayda, haksız tahrik hükümleri asgari hadden uygulanmak suretiyle ceza indirimi yapılmıştır. Mahkeme gerekçesinde cinsel istismara konu eylemler ile aksi kanıtlanamayan savunmaya göre maktulün sanığa küfür ettiği kabul edilerek iki nedene dayalı olarak haksız tahrik kabulü yapıldığı halde hükmün esasını oluşturan kısa kararda sadece hakaret nedeni esas alınıp asgari oranda indirim yapılarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunduğu anlaşılmaktadır. Gerekçedeki kabul dosya kapsamına uygun olup, bu iki husus gözetilmek suretiyle haksız tahrik indirimi oranının daha fazla uygulanması gerektiği ve ayrıca tahrik sebepleri hususunda kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde fazla ceza tayini nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmesi yerine temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesinin isabetli olmadığına ilişkindir.
II. GEREKÇE 1.Sanık ile maktulün kardeş oldukları, yaklaşık olarak 6-7 yıldır İstanbul'da yaşayan sanığın maktulün yeğeni ...'a yönelik gerçekleştirdiği iddia olunan cinsel istismar eylemini duyması üzerine diğer kardeşi ... ile telefonda görüşerek olayın gerçekliğini teyit etmek ve doğruysa adli mercilere intikal ettirmek için uçakla İstanbul'dan Diyarbakır'a geldiği, yine başka bir şehirden bu olayı araştırmak ve konuşmak için gelen ...ile gece buluşup konuştukları, ...ile ayrıldıktan sonra sanığın maktulün ikametine konuşmak için gittiği, maktulün evde olmaması üzerine bir otele gittiği ve geceyi orada geçirdiği, olay günü maktul ile konuşmak isteyen sanığın tekrar evine gittiği, kapıda karşılarak eve girdikleri ve evin içerisinde sanık ile maktul arasında ... hakkında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın ele geçirdiği sustalı bıçak ile maktulü kalbinden yaraladığı ve olay yerinde hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı olayda;
2.Hüküm fıkrasında; sanığın, maktul tarafından yeğeni olan ...’a yönelik işlenen cinsel istismar eylemlerinin etkisi altında yüklenen eylemi gerçekleştirdiği tespit olunmakla 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi gereğince sanığın cezasında makul oranda haksız tahrik indirimine gidildiğinin kabul edilmesi, gerekçede ise sanığın yeğeni ...'a yönelen haksız eylemlerin etkisi altında suç işlemesi yanında aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre olay anında maktulün hakarette bulunduğu belirtilerek haksız eylemlerin sanığın suç kararı üzerindeki kısmi etkisine göre sanığın cezasında asgari düzeyde haksız tahrik indirimine gidildiği kabul edilerek gerek hüküm fıkrası ile gerekçe, gerekse bizzat gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu aykırılığın niteliğine göre de haksız tahrikin düzeyinin ve buna bağlı indirim oranın bizzat mahkemece değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında itiraz yazısında belirtilen diğer husus ise inceleme kapsamı dışında tutulmuştur.
III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/3857 Esas, 2025/682 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde "gerekçe ile kısa karar arasında çelişkiye neden olunması" bakımından açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2024/315 Esas, 2024/618 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.