Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/6051 E. 2026/3257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6051
- Karar No
- 2026/3257
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2019/5851 (E), 2019/5930 (K) İNCELEME KONUSU KARAR: Kesinleşen Disiplin Cezasının Onaylanmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Muhtelif suçlardan hükümlü ...'ın, işbu cezasını... Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz ettiği sırada...Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakli ardından 27.04.2018 tarihinde teslim olması gerekirken 48 saatlik kanuni süre içerisinde kuruma dönüş yapmaması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-1 maddesi gereğince 15 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 06.12.2019 tarihli ve 2019/1636 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben, disiplin cezasının onaylanmasına dair Karşıyaka İnfaz Hakimliğinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/5851 Esas, 2019/5930 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 94660652-105-35-18682-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/91870 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/91870 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.02.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/270 Karar sayılı ilamında yer alan, "..Hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamaya nazaran, Eylem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.", aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.” şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, hükümlünün 29.04.2018 tarihinde firar etmesi nedeniyle, firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması gerekirken, yukarıda anılan 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı davranılarak, soruşturmaya, hükümlünün yakalanarak 28.11.2019 tarihinde kuruma alınması üzerine 29.11.2019 tarihinde muhakkik atanarak başlanıp, 06.12.2019 tarihinde bitirildiği ve hükümlü hakkında 15 gün hücre cezası verildiği, bu durumda hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın disiplin cezası verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapıldığından disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün
Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişiklik yapılmadan önce 5275 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin (2) nci fıkrası; (2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.
3. 5275 sayılı Kanun'un "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" başlıklı 48 inci maddesinin (3) üncü fıkrasının (a) bendi; (3) Disiplin cezalarının infazı; a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz. Şeklinde düzenlenmiştir.
4.Hükümlünün disiplin cezasına konu Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar etmesi eylemi ile ilgili olarak 29.04.2018 tarihinde tutanak tutulmasına ve firar fişi düzenlenmesine rağmen disiplin soruşturmasına eylem tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince derhal ve en geç 2 gün içerisinde başlanması gerekirken, hükümlünün yakalanarak 28.11.2019 tarihinde ceza infaz kurumuna alınmasından sonra 29.11.2019 tarihinde emredici ve hak düşürücü süre olan iki günlük süre geçtikten sonra 12.07.2023 tarihinde muhakkik atanmak suretiyle başlandığı ve yapılan disiplin soruşturması sonucu, hükümlünün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından verilen 06.12.2019 tarihli ve 2019/1636 sayılı kararın usulüne uygun şekilde hükümlüye 12.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün yasal süresi içerisinde şikayette bulunmaması nedeniyle hakkında verilen disiplin cezasının kesinleştiği, kesinleşen disiplin cezasının onaylanmasının İnfaz hakimliğinden istendiği anlaşılmaktadır.
5.Hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların
uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekmektedir.
6. Somut olayda, hükümlünün disiplin cezasına konu 29.04.2018 tarihinde gerçekleştirdiği firar eylemi ile ilgili olarak disiplin soruşturmasına, 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme gereğince derhal ve en geç iki gün içerisinde başlanması gerekirken, 29.11.2019 tarihinde başlanması nedeniyle, kanun da öngörülen emredici ve hak düşürücü süreye uyulmaksızın başlatılan bu disiplin soruşturması sonucu verilen ve şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının onaylanması istemi üzerine İnfaz hakimliğince bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına, şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekirken disiplin cezasının onaylanmasına dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karşıyaka İnfaz Hakimliğince verilen 30.12.2019 tarihli ve 2019/5851 Esas, 2019/5930 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2026 tarihinde karar verildi.