Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5865 E. 2025/8229 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5865
- Karar No
- 2025/8229
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/620 E., 2025/4 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2018/3501 Esas, 2019/1081 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve 2022/1804 Esas, 2022/5009 Karar sayılı kararı ile, katılan ...'ın yaralanmasıyla ilgili Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındıktan sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 35/2. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2025 tarihli ve 2022/620 Esas, 2025/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile Mahkeme tarafından verilen hükmün sanık ... aleyhine bozulmuş olması, 5271 sayılı Kanun'un 307/2. maddesindeki "...Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada var olan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenmesi gerekir." şeklindeki düzenleme ve sanık ...'in üzerine atılı suçun öngörülen cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası olması birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'in aleyhe bozmaya karşı diyecekleri ve savunmasının Mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, istinabe suretiyle aldırılması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B v İtalya, No:12151/86 , 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2025 tarihli ve 2022/620 Esas, 2025/4 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.