Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4345 E. 2026/3463 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4345
Karar No
2026/3463
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/678 E., 2024/446 K. SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2017/309 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan verilen beraat kararının katılanlar vekili ve katılan Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1077 Esas, 2019/1337 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş anılan kararın katılanlar vekili ve katılan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2301 Esas, 2022/8374 Karar sayılı kararıyla özetle; eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2024 tarihli ve 2022/678 Esas, 2024/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde ve vekalet ücretine yönelik uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2024 tarihli ve 2022/678 Esas, 2024/446 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

İncelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanığın eylemi ile mağdurun ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı yolundadır. Sanık hakkında kardeşinin eşi olan...'yi beden yolu ile darp ederek öldürmekten dolayı TCK 87/4-1 cümle uyarınca kamu davası açılmıştır. Yerel mahkeme beraat kararı vermiş istinaf ve yargıtay aşamalarında eksik inceleme bozması yapılmış ancak yerel mahkemenin kararı değişmemiştir. Sanık ...,...'nin kayın biraderi olup ailece hurda işi yapılmakta ve aile aynı evde yaşamaktadır. Darp iddiası öncesinde sanık maktulden kira parasını istemiş maktulde bulamayacağını söyleyince...maktulü darp etmiştir. Maktul 20... tarihinde savcılık beyanında sanığın kendisini sürekli para için dövdüğünü en son 14.02.2017 de dövdüğünü anlatmıştır. Ayın 14'ünde olan darp olayından sonra 16'sında maktul, kadın sığınma evine gitmiş 22.02.2017 de adli tıpta muayene olmuş 24.02.2017 de burnu kanayınca üst hastaneye sevk edilmiş burada beyin kanaması geçirdiği anlaşılmış ve 18.03.2017 de ölmüştür. Fendiye hastaneye ilk gittiğinde beyin ile ilgili bir sıkıntı bulunmamış ancak vücudunda darp izlerine rastlanmıştır. Özellikle 22.02.2017 ATK bulgularına göre yüz ve yanak bölgelerinde çenede ekimoz, bacaklarında yaygın ekimoz, batın ve sol bel bölgesinde iyileşme aşamasında ekimozlar görülmüştür. Otopsi künt kafa tranvasını ölüm sebebi olarak belirlemiş ATK birinci ihtisas dairesi ise maktulün kronik böbrek hastası olduğunu ama ölümün künt kafa tranvasını işaret ettiğini, bu künt kafa tranvasının darp ile olabileceği gibi düşmekle de olabileceğini kişinin kronik hastalıklarının bu düşmeye sebebiyet verebileceğini tespit etmiştir. Maktulde gözlemlenen bütün aşamalardaki tıbbi tespitler baş bölgesi ile beraber vücudun değişik yerlerinde örneğin kolunda, belde, batında, bacaklarda ekimoz ve hatta yaygın ekimozu göstermektedir. Ve maktulün 14.02.2017 tarihinde sanık tarafından darp edildiği tartışmasızdır. Bedensel darp sonucu bir takım emarelerin (örneğin beyin kanaması) sonradan ortaya çıkması aradaki illiyeti kesmeyecektir. Sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağı mevcuttur. Adli tıbbın söylediği gibi künt kafa tranvası sadece düşmeye bağlı olarak gerçekleşse idi vücudun diğer tarafındaki ekimozlar oluşmazdı. Vücudun yaygın belirtileri genel bir darp eylemini maddi bulgu olarak açıkça göstermektedir. Bu gerekçe ile özellikle birbirini teyit eden tüm sağlık raporlarındaki bulgular dikkate alınarak sanığın darp eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet kurulabilir olduğundan sanık hakkında TCK 87/4-1 cümle uyarınca mahkumiyete yönelik aleyhe bozma kararı verilmesi gerekir iken, verilmiş olan beraat kararının onanması yolunda görüş açıklayan sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/4345, K. 2026/3463, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-4345-e-2026-3463-k-3a9af4b05feb