Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1902 E. 2026/5562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1902
- Karar No
- 2026/5562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/694 E., 2021/112 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden sonra 14.04.2023 tarihinde vefat ettiğinin T.C. Sağlık Bakanlığı Harakani Devlet Hastenesi tarafından tespit ve Kars İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği vefat nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, sanıklara ait ikamette ve sanık ... tarafından işletilen iş yerinde ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı ile yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıkların ikametinde ele geçirilen 1700 paket ... kaçağı sigara ile sanık ... tarafından işletilen iş yerinde ele geçirilen 20 paket ... kaçağı sigaraya ilişkin dosyada KEMT varakasının bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle ... İdaresince düzenlenecek KEMT varakalarının dosyaya alınmasıyla soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanık ... yönünden ikametinde ele geçirilen 1700 paket ... kaçağı sigara ile iş yerinde ele geçirilen 20 paket ... kaçağı sigaranın KEMT varakalarında yer alan gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı tutarını, sanık ... yönünden ise yalnızca ikametinde ele geçirilen 1700 paket ... kaçağı sigaranın KEMT varakasında yer alan gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemeleri halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, dosyada yer alan KEMT varakası esas alınarak ve etkin pişmanlık kapsamında ödemenin yasal sonuçları bildirilmeden sanıklara ihtarat yapılması suretiyle yanıltılmaları ve ödeme yapmadıklarından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla
karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, sanıklar hakkında temel cezanın alt sınırından uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hüküm tesisi,
3. ... İdaresince düzenlenecek KEMT varakalarının dosyaya alınmasından sonra, suç tarihinde suça konu eşyanın değerinin 7423 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında değerlendirilerek cezada indirim oranının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde cezada indirim yapılması,
4. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyları bakımından uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesinde yer alan ihtarata yer verildiği halde, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
6. Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesinde yer alan ihtarata yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7. Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit tahsiline karar verilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.