Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/1670 E. 2026/3877 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1670
- Karar No
- 2026/3877
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4706 E., 2024/3442 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/30 Esas, 2024/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/4706 Esas, 2024/3442 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle;eylemin tasarlayarak ve canavarca hisle gerçekleştirildiğinden bahisle suç vasfına ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrikin varlığına, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, takdiri indirim ve tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, hata halinin varlığına, cezai ehliyete ilişkin yetersiz rapor ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, bu bağlamda sanığın akıl hastalığı yönünden eksik inceleme bulunmadığı, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, hata halinin bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması karşısında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezaya göre lehine uygulanabilecek başkaca hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın bir süredir birlikte yaşadığı maktulün kendisini aldattığı şüphesiyle hareket ettiği, bu düşünceyle olaydan bir süre önce maktulü ağabeyinin evine bıraktığı, olay günü çarşıda karşılaştığı maktulle birlikte eve geldikleri, burada sanığın maktule cinsel ilişkiye girmek istediğini söyleyerek soyunmasını sağladıktan sonra belinden çıkardığı bıçağı kendince cezalandırmak amacıyla öncelikle maktulün bir kaç kez vajina bölgesine vurduğu, daha sonra maktulün vücudunun değişik yerlerine çok sayıda bıçak darbesi vurmayı sürdürdüğü, maktulü bu şekilde yaralı olarak bırakıp dışarı çıkan ve döndüğünde yanında anahtarı olmadığı için komşusunun evinden bahçeye geçmek suretiyle taş atarak ikametinin camını kırıp içeri girdiğinde maktulün henüz ölmediğini gören sanığın maktule bıçakla vurmayı sürdürdüğü ve son olarak bıçağı yeniden maktulün vajina bölgesine sokup orada bıraktığı maktulun 29 adedi müstakilen öldürücü nitelikte toplam 90 bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; öldürme eylemini belli bir süreç içinde, isteğini ölüm neticesini elde etmek bakımından zorunlu olmayan ölçüde eziyet çektirmek kastıyla ve yoğun şekilde acı ve ıstırap verdiği kuşkusuz olacak biçimde gerçekleştiren sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f maddesi kapsamında gebe olduğunu bildiği kadına karşı öldürme suçu yanında, aynı maddenin “b” bendindeki eziyet çektirerek öldürme suçunu da işlediği gözetilmeden suç vasfında eksik değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan kurum vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/4706 Esas, 2024/3442 Karar sayılı kararının "suç vasfı " yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.