Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/1564 E. 2026/3480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1564
- Karar No
- 2026/3480
- Karar Tarihi
T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2581 E., 2023/2724 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
1.Sanıklar ...,......hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.
maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
3.Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2022/141 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanıklar ...,......hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37,81/1,53, 58/6 (sadece sanık ... hakkında) maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ...'ın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Sanıklar ... ..., ...hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/2581 Esas, 2023/2724 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik bir kısım sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın iştirak iradesi bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın iştirak iradesi bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahallinde keşif yapılması gerektiğine, eylemin olası kast ya da bilinçli taksirle gerçekleştirildiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
4.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat kararlarının hatalı olduğuna, tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, mahallinde yapılacak keşifin dosya kapsamı ve elde edilen deliller itibariyle sanıkların hukuki durumuna etki etmeyeceği, görüntü inceleme kayıtları, sanık ve tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanıklar ..., ...ve...tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirildiğinin saptandığı, diğer sanıklar ... ...ve...'un maktule yönelik gerçekleştirilen eyleme iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından haklarında verilen beraat kararlarında isabetsizlik bulunmadığı, araçtaki ve maktuldeki isabet noktası, görüntü kayıtları birlikte değerlendirildiğinde eylemin doğrudan kast ile gerçekleştirildiği, sanıkların suç işleme kararını ne zaman aldıkları ve eylemlerini belirli bir hazırlıkla gerçekleştirdiklerinin kesin ve net olarak tespit edilemediği bu itibarla somut olayda tasarlama hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, takdiri indirim hükümlerinin Mahkemece takdir yetkisi kapsamında yeterli ve yerinde gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi belirlendiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR 1.Sanıklar...... Ve ...Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçunda Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar...... Ve ...Hakkında Maktule Yönelik Kasten Öldürme, Sanıklar ... ...Ve ...Hakkında Maktule Yönelik Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2023/2581 Esas, 2023/2724 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy çokluğuyla; diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Sanık ...'un telefonun sanık ... tarafından uyuşturucu karşılığı ...'a verildiği, ...'ın sanık ...'un telefonuna karşılık olarak belli bir miktar metanfetamin verdiği kalanını akşam vereceğini söylediği, ardından aldıkları metamfetamin uyuşturucu maddesini kullandıkları, sanık ...'un telefonu karşılığında sanıklar ..., ... ve ...'a ...'ın temin edeceği uyuşturucu maddenin kalan kısmını temin etmemesi ve sanık ... ile sanık ...'nın telkinleriyle telefonu hasarlı vaziyette göndermesi üzerine sanıkların ...'a ulaşmaya çalıştıkları, ulaşamayınca sanık ...'a mesaj gönderip ...'ın yerini söylediği takdirde borcunu ödeyeceğini söylemesi üzerine maktul ve sanık ...'ın '' ...n olmadığını ancak ağabeyinin geleceğini'' söylediği, kendilerine sanıklar tarafından konum atıldığı, konuma gittikleri, ...'ın sanık ...' a ait telefon karşılığında vermesi gereken miktarda metanfetamin temin etmeyip ...'a ait telefona zarar verip iade etmesi üzerine bu duruma kızan sanık ...'un, sanık ... ile tartışması sonrası, maktul ve yanındaki ...'a mesaj atılması karşısında '' ...n değil ...n abisinin geleceği '' şeklinde cevabın görülmesi üzerine sanıkların atılan bu mesaja da öfkelenip maktul ve ...'ı bu duruma ilişkin olarak çağırdıkları yere gelmelerini beklemeye başladıkları, eksik uyuşturucu madde temin edilmesi karşılığında alınan sanık ...'un zarar gören telefonun hesabını sorma ve atılan mesajın öfkelendirmesi ile sanıkların hareket ettiği, aracın bulunduğu yere gitmeden önce sanık ...'un belirtilen konuma evde kendisine ait olan suça konu silahı alarak gitme gayesi içerisinde olması akabinde o esnada ne şekilde eline geçtiği belli olmadığı haliyle sanık ...'a ait silahın ...'ta olduğu, maktulün aracının olay yerine gelmesi üzerine maktulün bulunduğu motoru çalışan araca en önde ... arkasında ... araca temas edecek şekilde yaklaştıkları, ...'un da arkalarında durduğu, sanık ...'un önce sağ ön kapıyı açmaya çalıştığı, açamayınca sağ arka kapıyı açtığı, kapının kapatılarak kilitlendiği, akabinde aracın hareket etmeye başladığı esnada ...'un ...'a korkma itele bir tane diye başı ile hareket yapıp eliyle silah işareti yapması üzerine sanık ...'un kurulu vaziyette bulunan tabanca ile maktulün bulunduğu araca doğru uzak mesafeden ateş ettiği, mermi çekirdeğinin camı delip kırdıktan sonra araç içerisinde sağ ön koltuk kafalığına isabet ettiği kafalığı deldikten sonra çıkarak yoluna devam ettiği ve akabinde maktülün ense kısım sağ kulak arkasından tek giriş ateşli silah ile vurulduğu olayda, sanık ...’in diğer sanıkların öldürme fiiline müşterek fail olarak iştirak etmediği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
Müşterek faillik TCK’nın 37. maddesinin 1. fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buna göre, suçun kanuni tanımında öngörülen fiili gerçekleştirilen kişi fail olup; suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Müşterek faillik bakımından failler arasında birlikte suç işleme kararının varlığı zorunlu bir koşuldur. Bu karar belli bir hareketin icrasını ve neticenin meydana gelmesine ilişkin olmalıdır. Öyle ki müşterek failler arasında fiili müştereken işlemekte olduklarına dair, müşterek hareket ettiklerine dair bir ilginin, iradenin hakim olması gerekir. Müşterek suç işleme kararı, kast içinde mütalaa edilmelidir. Suç failleri arasında müşterek bir karar mevcut değilse, bunların müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu bizzat kendi davranışları göz önünde bulundurulmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail statüsündedir. Birlikte suç işleme kararına bağlı olarak suçun icrasına iş bölümü çerçevesinde gerçekleştirmeye müşterek hakimiyeti gerekli kılmaktadır. Belli bir neticenin oluşumuna illi etkide bulunan herkes değil ancak kanunda tarif edilen muayyen haksızlığı gerçekleştiren suç ortağı müşterek fail olabilecektir. Diğer bir ifadeyle kanunda tarif edilen haksızlık birden fazla suç ortağı tarafından müştereken gerçekleştiriliyorsa, müşterek faillik bahis konusudur. Ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında suç ortaklarının suçun icrasındaki rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulur. Bu durumda, fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır. Her müşterek fail suçun icrasına ilişkin müessir, fonksiyonel katkıda bulunmaktadır. Öyle ki; bu katkı suç planının başarıya ulaşması açısından önem arz etmektedir. Buna göre suçun icrasına bulunulan katkı suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunluluk arz ediyorsa bu suç ortağı müşterek faildir. Başka bir ifadeyle, suçun işlenişine bulunulan her bir müşterek katkı fiilin başarıyla tamamlanması açısından gereklilik arz ettiği gibi, bu müşterek katkılardan herhangi birinden vazgeçilmesi fiili gerçekleştirme ve fiili gerçekleştirmeme akim kalma tehlikesine maruz bırakacaktır. Suçun icrası açısından müstakil bir fonksiyonu olmayan bir katkıda bulunulması halinde müşterek hakimiyetten bahsedilemez.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın öldürmeyi gerektirecek bir husumete neden olmayan uyuşturucu ticaretinden kaynaklanması, sanıkların olay öncesinde maktulü öldürme konusunda anlaştıklarına dair bir delil bulunmaması ve öldürme fiilinin maktulün araçla kaçmaya başlaması üzerine sanık ...’ın sanık ...’a talimatı şeklinde ani bir kastla işlenmiş olması karşısında, sanık ...’in konum atarak buluşmayı sağladığı, diğer sanıkta silah olduğunu bildiği ve olay anında ve sanıkların yanında bulunduğu sabit olsa da, sanıklar arasında maktulü öldürme konusunda ortak bir kararın varlığına ilişkin delil bulunmadığı gibi sanık ...’in öldürme fiiline fonksiyonel katkı sağlayan bir davranışının bulunmadığı kanaatiyle, sanığın müşterek fail olarak sorumlu olduğuna karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.