Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6101 E. 2026/4043 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6101
- Karar No
- 2026/4043
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2391 E., 2024/1970 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Katılanın olay öncesinde sanık ...'e ait olan tekel bayiinde çalıştığı, diğer sanık ...'nın da bu işyerinde çalışmaya devam ettiği, katılan ile sanıkların tanışıklığının buradan geldiği, sanık ...'in bayram öncesi yoğunluktan dolayı katılandan kendisine dükkanda yardım etmesini istediği ve katılanın da iş çıkışı giderek sanığa yardım ettiği, olay günü kasada para eksiği olduğundan bahisle sanık ...'in katılanı aradığı ve dükkana çağırdığı, katılanın dükkana gittiğinde her iki sanığında dükkanda bulunduğu, sanıkların katılandan kasadan para alıp almadıklarını sorduğu, katılanın da bu hususu kabul etmediği, daha sonra aynı binada olan sanıkların birlikte kaldığı eve çıktıkları, burada da sanıkların katılanı suçlamaya devam ettikleri ve devamında beyzbol sopası ile katılana vurmaya başladıkları, 4-5 saat katılanı evde tuttukları, daha sonra sanıkların dükkandaki kamera görüntülerini incelemek için dükkana indikleri ve katılanı da yanlarında götürdükleri, kamera kayıtlarının bir saatlik bölümünün silinmiş olduğunu gördükleri, ardından sanık ...'nın beyzbol sopası ile katılana vurmaya devam ettiği, sanık ...'in de tabancası ile katılanın kafasına vurduğu, katılanın kafasından kan gelmeye başlaması üzerine ambulans çağırdıkları, evden ayrılırken katılanın cüzdanını ve cep telefonunu almak istemesi üzerine sanıkların izin vermediğini beyan ettiği olayda; söz konusu işletmeden kaynaklı zarar miktarına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığı, dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında alacak-borç miktarı konusunda bir tartışmanın varlığı dikkate alındığında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.05.2024 tarihli ve 2023/2391 Esas, 2024/1970 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.05.2026 tarihinde karar verildi.