İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/449 E. 2025/611 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/449
- Karar No
- 2025/611
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/449 Esas - 2025/611 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/449 Esas KARAR NO : 2025/611 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile Davalı borçlunun KARASU İcra Dairesi 2025/ 273 sayılı dosyalarına vaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile icra takibinin takip talebindeki koşullar ile devamına karar verilmesini, Haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak için yapılan itiraz nedeniyle İİK.67/2 Maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, Davalı şirket adına kayıtlı öncelikli olarak sistemden tespit edilecek Banka hesaplarına, yeterli olmaması halinde Taşınır ve taşınmazları üzerine öncelikle teminatsız olarak ya da teminat karşılığı ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile şahıs firması arasında davacının masrafları karşılanana kadar davacının kendi karına çalışacağı, masraflar tamamlandıktan sonra ki işler işler kar ortaklığı yapılacağı anlaşması üzerine Sakarya Karasu İlçesi Yalı Mah. Liman Yanı eski tersane sahasında kum çıkarma ve hafriyat işine başlandığını, davalı şirket Karasu sahili bölgesinde batık gemi ve dip kumu çıkarma konusunda birden çok kez ihaleye girmiş ve ihaleyi kazandığını, davalı şirket ve davacı arasındaki anlaşmaya göre kum çıkarma işinde kullanılacak makine, yakıt vb. ekipmanlar için müvekkil şirket herhangi bir ödeme yapmayacak, çıkarılan kum satıldıktan sonra önce davacının masrafları ödenecek, sonraki çalışmalarda ise kar ortaklığı yapılacağını, davacı, basiretli tacir olmanın gereklerini ve iş hayatında karşılaşılabilecek olumsuzlukların tamamını davalı şirket üzerine yıkmak istemekte, anlaşmada yer almayan bedelleri üzerinde anlaşılmış gibi davalı şirketten talep ettiğini, davasının reddi ile davacı alacaklının Karasu İcra Dairesi 2025/ 273 sayılı dosyalarına vaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun icra takibinin iptalini, haksız, kötü niyetli ve ortada olmayan bir alacağın tahsilini sağlamak amacıyla yapılan takip nedeniyle İİK.67/2 Maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde; Açılan dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 26.05.2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; Dosya kapsamında yapılan tacir araştırması da dikkate alınarak; Davacının, Sakarya Defterdarlığının cevabi yazısına göre işletme esasına göre defter tuttuğu, 213 sayılı Yasa'nın 177. maddesinde yer alan hadleri aşmadığı, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ve Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre kaydının olmadığı, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin cevabi yazısına göre esnaf kaydının olmadığı belirtilmiş olup dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatına haiz olmadığı tespiti yapılmıştır. Dava konusu alacağın kaynağı faturadan kaynaklı itirazın iptali talepli olduğu, dava konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Mahkememiz ile Karasu 3. Asliye Hukuk Mahkemesine arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesine karar verilmiştir. Davanın 6102 sayılı yasanın 4.maddesi, 6100 sayılı yasanın 382/1-e-6.maddeleri gereği basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı 320/1.maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi olan davalarda mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği, dosyadaki delillerin hüküm vermeye elverişli olması nazara alındığında, dosya üzerinden karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Karasu 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Mahkememiz ile Karasu 3. Asliye Hukuk Mahkemesine arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri ve harçların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.25/09/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.