İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/426 E. 2024/776 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/426
Karar No
2024/776
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/426 Esas - 2024/776 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/426 Esas KARAR NO : 2024/776 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3348 esas, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3655 esas , Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/4284 esas, Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/4733 esas, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/5458 esas ve Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2024/5821 esas sayılı dosyaları ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının Sakarya 4 İcra müdürlüğünün 2024/5821 esas sayılı dosyasına kısmen itiraz ettiği, diğer takiplerin ise tamamına itiraz ettiğini , davalının yapmış olduğu itirazların hukuki dayanaktan yoksun olup, takibi durdurmaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalının yapmış olduğu itirazların iptalini ve takibin kaldığı yerden devamını ve Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2024/5821esas sayılı dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazın iptalini ve takibin kaldığı yerden devamını, davalının, takip miktarlarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve masraflarının, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının, usulüne uygun bir şekilde çıkarılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça tek dava dilekçesi ile altı farklı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açılmıştır. Dava dilekçesinde; davalı borçlunun Sakarya 4 İcra müdürlüğünün 2024/5821 esas sayılı dosyasına kısmen itiraz ettiği, diğer takiplerin ise tamamına itiraz ettiği , bu icra takiplerinden Sakarya 1 İcra Müdürlüğünün 2024/3348 esas sayılı dosyasına konu borcundan 29/04/2024 tarihinde yapılan 250.000,00 TL tahsilatın düşülerek dava konusu yapıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesinde icra takip dosyaları yönünden ayrı ayrı bir belirleme yapılmamış dava değeri toplam 486.544,44-TL olarak gösterilerek bu rakam üzerinden itirazların iptali istenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava dilekçesinde bulunması gereken hususları düzenleyen 119 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ) bendinde dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun yazılması gerektiği belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında talep sonucunun açık olmaması halinde hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizce 04/12/2024 Celse Tarihli ön inceleme duruşmasında; davacı vekiline; sonuç talebini açıklaması, toplam 486.544,44-TL olarak gösterilen dava değerinin hangi icra takibi yönünden ne miktarla olduğunu açıkça belirtmesi, altı ayrı icra takibine yapılan ayrı ayrı itirazların iptali talebiyle açılan bu dava konusunun neye ilişkin olduğunu tereddüte meydan vermeyecek ve yargılama yapmaya elverişli somut şekilde açıklaması amacıyla HMK 119/2 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili açıklama konulu dilekçe sunmuş ve dilekçesinde; Sakarya 3. İcra Dairesi 2024/4733 esas sayılı dosya yönünden dava değerinin ...seri numaralı çekin ödenen banka sorumluluk miktarı sebebiyle 9.428,17 TL olduğunu, Sakarya 2. İcra Dairesi 2024/4284 esas sayılı dosya yönünden dava değerinin ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin ödenen banka sorumluluk miktarı sebebiyle 28.126,34-TL olduğunu, Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3655 esas sayılı dosya yönünden dava değerinin ...seri numaralı çekin ödenen banka sorumluluk miktarı sebebiyle 9.282,17 TL olduğunu, Sakarya 4. İcra Dairesi 2024/5821 esas sayılı dosya yönünden dava değerinin ... seri numaralı çekin ödenen banka sorumluluk miktarı sebebiyle borçlu tarafından kabul edilmeyen tutarı 2.000,01 TL olduğunu, Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/5458 esas sayılı dosyada ... seri numaralı çekin ödenen banka sorumluluk miktarı sebebiyle 9.464,67 TL olduğunu, Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyada 627.809,05 TL asıl alacak, 48.486,16 TL işlemiş faiz, 1.386,2 TL BSVM, 634,68 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 678.316,09 TL üzerinden icra takibi başlatılmışsa da davacı bankanın temlik cirosu ile davalıdan devraldığı .... ...seri numaralı çekin 29/04/2024 tarihinde 250.000 TL tahsilatı gerçekleştiğinden bu rakamın mahsubu ile Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin 377.809,05 TL asıl alacak, 48.486,16 TL işlemiş faiz, 1.386,2 TL BSMV, 634,68 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 428.316,09 TL üzerinden devamı ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, bu haliyle Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosya yönünden dava değerinin 428.316,09 TL olduğunu, beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın "Hâkimin davayı aydınlatma görevi" başlıklı 31. maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Mahkemeye yöneltilen yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur. Dolayısıyla taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m. 31) çerçevesinde yumuşatılmıştır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir. Görüldüğü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay HGK 2020/11-652 Esas 2022/1269 Karar) Dava dilekçesinde; talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m. 31) kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1-1236 Esas 2018/1568 Karar) Davacının sonuç talebi açık olmadan ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm verilmesi mümkündür. Bir dava dilekçesinde birden fazla icra takibi için itirazın iptali davaları açılıyorsa birbirinden bağımsız davalar mahiyetinde olan her bir icra takibi için ne miktarla itirazın iptalinin istendiğinin belirtilmesi ve tereddüte yer verilmemesi, her bir talebin açıkça gösterilmesi gereklidir. Aksini kabul yargılamanın belirsiz bir ortamda sürüp gitmesine ve hüküm aşamasında karmaşaya sebep olacaktır. Yargılama usulünü düzenleyen HMK; yargılamanın en hızlı ve en sağlıklı bir şekilde yapılması hususunda mahkemeye görev yüklerken davayı açan ve davaya cevap veren davalıya da dava malzemesini en düzgün şekilde mahkeme önüne getirme, talebi yargılama yapmaya elverişli şekilde açık ve net olarak ortaya koyma ve dayanılan vakaları somut ve gerekçeli şekilde sunma ve delillendirme ödevi yüklemektedir. Somutlaştırma yükünü düzenleyen 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194. Maddesinin gerekçesinde "Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanacaktır." denilmektedir. Karşı tarafın hukukî dinlenilme hakkının gereği olarak açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi için, öncelikle kendisine yöneltilen iddialar hakkında tam olarak bilgilenmesi zorunludur (HMK m. 27). Keza, hükümde nelerin yer alması gerektiğini belirten Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297 gereğince, tarafların iddia ve savunmalarının, uyuşmazlık noktalarının, hükmün dayandığı ve sabit görülen vakıların, tam olarak gösterilmesi aranmaktadır (m. 297/1-c). Açık bir talep olmadan, hâkimin sağlıklı ve somut bir karar vermesi mümkün değildir. HMK nun119/1ğ maddesinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu hususun eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Davacı vekilinin mahkememizce verilen kesin süre üzerine yapmış olduğu açıklamada dava konusu altı ayrı itirazın iptali davalarının toplam değerinin 486.617,45 TL olduğunu bildirmiştir. Ancak dava dilekçesinde bildirilen dava değeri ise 486.544,44 TL dir. Görüldüğü üzere iki talep arasında farklılık olup davacı vekilince yapılan açıklama HMK 119 maddesine uygun bir açıklama olarak kabul edilemez. Mahkemenin yargılama yapacağı ve hüküm kuracağı talep açıkça ortaya konmamıştır. Altı ayrı icra takibinin tek bir itirazın iptali davasına konu edilmek istenmesi talep karmaşasına yol açmıştır. Mahkemenin tarafın sebep olduğu karmaşayı talep dışına çıkarak çözmesi mümkün değildir. İcra takiplerindeki takip taleplerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmede çek sorumluluk miktarları için açılan beş ayrı takipten kaynaklı itirazın iptali davaları değerleri mahkemece belirlenebilir kabul edilse de ticari kredi borçlarının konu edildiği Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyasına ilişkin açılan itirazın iptali davasının değeri açık/belirlenebilir olmayıp, dava dilekçesindeki talep ile yapılan açıklama bu takip yönüyle örtüşmemektedir. HMK 119/2 maddesi yönünden yapılan değerlendirme dışında itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlılığı ve usulüne uygun bir icra takibinin yapılmasının özel dava şartı olması da ayrıca değerlendirilmelidir. İcra takip dosyaları incelendiğinde; a-Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/4733 esas sayılı, b-Sakarya 2. İcra Dairesinin 2024/4284 esas sayılı, c-Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3655 esas sayılı, d-Sakarya 4. İcra Dairesinin 2024/5821 esas sayılı, e-Sakarya 1. İcra Dairesinin 2024/5458 esas sayılı, Dosyalarında takip taleplerinin bankaca ödenen çek sorumluluk miktarlarının tahsili taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmasına karşılık takip talebinde borcun sebebi olarak sadece "kredi alacağı" ibaresi yazılmış, hangi çekten kaynaklanan banka sorumluluk bedeli olduğu belirtilmemiştir. Takibin dayanağı olarak bir belgenin de sunulmadığı anlaşılmaktadır. Borçlunun hangi sebepten kaynaklanan alacağın talep edildiğini bilme imkanı bulunmamaktadır. Bu haliyle sayılan bu beş takipte borcun sebebinin gösterildiğini ve usulüne uygun takip yapıldığını söylemek mümkün değildir. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı). Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Kanun’daki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması (İİK md. 60), davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (İİK md. 67). (Yargıtay HKG, T.15.11.2023, E.2022/3-1269, K.2023/1106) İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. (HGK 2017/(19)11-1309E. 2021/377 K.) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/4. maddesinde; senet, senet yoksa borcun sebebinin, takip talebinde gösterilmesi gerektiği, aynı maddenin 3. fıkrasında da, "alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi” olduğu hususları hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 60. maddesinde ise; ödeme emrinin, alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lâzım gelen kayıtları ihtiva edeceği, 61. maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca da; takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine bağlanacağı, hükümlerine yer verilmiştir. Davacı takip talebinde belirtmediği borcun sebebini itirazın iptali davasında ileri süremez. Davacı icra takibini başlatırken dayandığı ve itirazın iptali davasında kendisini sınırlayacak borcun doğum sebeplerini açık anlaşılır ispata elverişli şekilde ortaya koymalıdır. Aksi durumda itirazın iptali davası yargılaması sırasında usuli açıdan ve ispat yönünden engellerle karşılaşacaktır. Somut olayda itirazın iptali istenen (Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosya dışındaki) beş ayrı takip dosyalarının takip taleplerinde borcun sebebi olarak "kredi alacağı" ifadeleri kullanılmış, çek sorumluluk bedellerine ilişkin takiplerde hangi çekten kaynaklı olduğu yazılmamış, dayanak belge de sunulmamış borçlunun hangi borç sebebiyle takibe uğradığını bilme ve konumunu buna göre belirleme imkanı tanınmamıştır. Bu haliyle belirtilen beş takip açısından geçerli bir takibin varlığından söz edilemez ve itirazın iptali davasında da aranan özel dava şartı gerçekleşmemiştir. (Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyası yönünden açılan dava da ise neticei talep kesin süreye rağmen uygun şekilde açıklanmamış ve belirli hale getirilmemiştir. Açıklanan gerekçelerle; Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/4733 esas sayılı, Sakarya 2. İcra Dairesinin 2024/4284 esas sayılı, Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3655 esas sayılı, Sakarya 4. İcra Dairesinin 2024/5821 esas sayılı, Sakarya 1. İcra Dairesinin 2024/5458 esas sayılı dosyaları yönünden; HMK 119/1-2 maddesi gereği yapılan açıklama yeterli görülmüş ise de bu icra takiplerinde borcun sebebinin açık gösterilmemesi ve ilgili çek bilgilerinin yazılmaması ve dayanak belgelerin sunulmaması sebebiyle usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunmadığından -bu icra takipleri için açılan itirazın iptali davalarının - özel dava şartı yokluğundan ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir. (Emsal Yargıtay 3 HD 2023/5182 Esas, 2024/170 Karar) Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyası yönünden açılan itirazın iptali davasında ise davacı tarafça yapılan açıklamanın müphem olması ve dava dilekçesinde ileri sürülen değer ile çelişik değer bildirilmesi itibariyle bu davanın HMK nun 119/1ğ ve 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar) Bu sebeple basit yargılama usulünün uygulandığı davada duruşma günü beklenmeksizin usulden karar verilmesi mümkün görülmüştür. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilince; a-Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/4733 esas sayılı dosyası, b-Sakarya 2. İcra Dairesinin 2024/4284 esas sayılı dosyası, c-Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3655 esas sayılı dosyası, d-Sakarya 4. İcra Dairesinin 2024/5821 esas sayılı dosyası, e-Sakarya 1. İcra Dairesinin 2024/5458 esas sayılı dosyası, Yönünden açılan itirazın iptali davalarının, usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunmaması sebebiyle özel dava şartı yokluğundan ayrı ayrı usulden reddine, 2-Davacı vekilince, Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/3348 esas sayılı dosyası yönünden açılan itirazın iptali davasının ise HMK nun 119/1ğ ve 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, 3-Farklı icra takipleri hakkında açılan itirazın iptali davaları birbirinden bağımsız olup ayrı ayrı harca tabi olduğundan; Her bir dava için ayrı ayrı (6 kez) alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL maktu karar harcı toplamı 5.131,20 TL harçtan , dava açılışında yatırılan (427,60 TL tek başvuru harcı ve 4.917,40 TL nispi peşin harç toplamı) 4.960,00 TL nin mahsubu ile 171.20 TL eksik harcın davacı Bankadan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Dava şartı yokluğundan usulden red ile sonuçlanan davalar sebebiyle arabuluculuk dosyalarında yapılmış olan ve bakanlık bütçesinden karşılanan (5 ayrı 3.600,00 TL arabuluculuk ücret toplamı) 18.000,00 TL nin davacı Bankadan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafın hak düşürücü süre içinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3348 esas sayılı icra takibi sebebiyle tekrar itirazın iptali davası açma imkanı bulunduğundan; açılmamış sayılmasına karar verilen eldeki dava sebebiyle, 2024/45796 arabuluculuk sayılı dosyada yapılmış olan arabuluculuk gideri hakkında, karar verilmesine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın, HMK 321/2 maddesi gereği, talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 8-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Dava şartı yokluğundan usulden red ile sonuçlanan davalar yönünden miktar itibariyle kesin olarak, Açılmamış sayılmasına karar verilen dava yönünden ise, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, Karar verildi. 31/12/2024 Katip ... e-imzalı Başkan ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/426, K. 2024/776, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-426-e-2024-776-k-802c80cc9fb0