İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/7 E. 2025/651 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/7
- Karar No
- 2025/651
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO :... KARAR NO :... HAKİM :... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... Av.... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'e ait 38 ...plakalı Tofaş Fiat Punto 1.2 69 popstar 2014 model aracının 02/01/2023 tarihli 38 ... plakalı araçla kazası sonrasında davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını, müvekkili ... e ait 38 ...plakalı Tofaş Fiat Punto 1.2 69 popstar 2014 model araca pert total işlemi yapıldığını ve 02.01.2023 kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından 290.000TL belirlenen bedelin müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin aracının 02.01.2023 kaza tarihinde gerçek rayiç bedelinin tam olarak taraflarınca belirlenemediğini belirterek müvekkiline ait 38 ...plakalı Tofaş Fiat Punto 1.2 69 popstar 2014 model aracın bakiye araç bedeline/tazminatına dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan 38 ... plakalı araçta kaza neticesinde meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinin karşılanması talebi üzerine hasar dosyası açıldığını, Kasko Genel şartlar ve taraflarca imza altına alınmış Sigorta Poliçesi kapsamında başvurana ait aracın rayiç değerinin 290.000,00-TL belirlenerek davacı taraf ile sovtaj değerinin düşülerek (Sovtaj bedeli: 205.900,00-TL Sovtaj Firması Tarafında ödenmiştir.) mutabakata varıldığını, müvekkili şirket tarafından 17.02.2023 tarihinde 84.100,00-TL ödenerek müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki bir yararın olmadığını, usulden reddine karar verilmesini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ibra edildiğini, başvuran davacının fazlaya ilişin haklarından feragat ettiğini, ödenen maddi hasar tazminatı ile ödenmesi gereken maddi hasar tazminatı arasında fahiş nispette fark yok ise ödemeye dair anlaşmanın geçerli kabul edileceğini, avans faizin talep edilemeyeceğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla öncelikle davanın usulden reddine, ibraname-feragatnamenin varlığı gözetilerek davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın halli için bu husustaki yasal düzenlemelere değinilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir. HMK'nun 1. maddesine göre göreve kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesindeki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a)Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nun 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanun'un kapsamı "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak; dosyadaki bilgi ve belgelerin yukarıdaki yasal hükümlere ilişkin açıklamalar göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; kasko sigorta poliçesine ve ruhsat örneğine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı, davacının ticari işletmesiyle ilgisi bulunmaması nedeniyle taraflar arasında ki uyuşmazlığın TTK kapsamında nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, yine TTK'nda düzenlenen hususlardan doğmayan uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, hal böyle olunca da, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olmadığı, taraflar arasında ki ilişkide davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2021/280 Esas ve 2022/1408 Karar sayılı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/583 Esas ve 2023/397 Karar sayılı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/2921 Esas ve 2020/707 Karar sayılı emsal karar ilamları). Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkememizce açıklanan sebeplerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır