İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/590 E. 2025/940 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/590
- Karar No
- 2025/940
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 3- ...
DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı ve ... poliçe nolu ve ... acente nolu müvekkile ait ... plakalı, sürücü ...'ın hakimiyetindeki araca çarpmak suretiyle meydana gelen maddi hasarlı 02/11/2022 kaza tarihli trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, oluşan hasar nedeni ile aracın hareket kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığını, aracın günlerce serviste kaldığını, bu süreç boyunca kullanılamadığını, müvekkilinin, hasara uğrayan aracını ticari amaçla ihale yolu ile kamu kurumlarına kiraladığından; almış olduğu tarihten; kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, tramer kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere, iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsünün, trafik kazasının oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilinin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer alt mevzuat gereğince müvekkilin aracında oluşan araç değer kaybından, kazada kusuru bulunan ... plaka sayılı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan, ... poliçe nolu ve ... acente nolu ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek müvekkilimize ait araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL’nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ... isimli bir işletmeye sahip olduğunu, amacının işyeri ve restoranlara motorsiklet kiralamak olduğunu, kiralayan ve müvekkili arasında yapılan sözleşmede oluşabilecek her türlü zararda kiralayanın sorumlu olduğunu, bu nedenle her ne kadar araç sahibi müvekkili olsa da oluşan zararlardan davacının sorumlu olduğunu, oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli için davacının herhangi bir talebi olmadığını, direkt dava yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin ödeme zorunluluğu olmamasına rağmen anlaşma yoluna gitmeye çalışsa da davacının her hangi bir meblağ belirtmemesi üzerine anlaşılamadığını, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, dosyaya sunmuş olduğu fatura ve hasar miktarlarını kabul etmediklerini belirterek öncelikle, görev ve yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde, açılan Davanın Reddi ile, haksız ve kötüniyetli olan davacının % 20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun "Bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü" başlıklı 1447. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince zarar görenin zararını ve taleplerini sigorta şirketinden öncelikle usulüne uygun olarak yazılı başvuruyla talep etmesi gerektiğini, mevzuat gereği değer kaybına ilişkin gerekli belgelerin ve başvurunun kendilerine iletilmemesi nedeniyle değer kaybı incelmesi ve ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından işbu dava konusu talepler yönünden belirtilen şartlara uygun bir başvuru yapılmadığını, bu sebeple huzurdaki davanın dava şartı eksikliğinden usulen reddedilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin dava konusu talepte sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin poliçe limiti uyarınca ve sigortalı kusuru oranında sorumlu olduğundan dosyada kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususları dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; Ruhsat Fotokopisi, Trafik Kaza Tespit Tutanağı, Aracın Hasarını Gösterir Fotoğraflar, Servis Hasar Onarım Raporu, Servis Bakım Raporlarına delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... tarafından; Trafik kazası olay yeri tutanağı, Bilirkişi incelemesi, Kiralama sözleşmesi, Tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ tarafından; sigorta poliçesi, hasar dosyası, dilekçemizde detaylıca açıkladığımız üzere ilgili kurumlardan alınacak kusur, tazminat hesaplama raporları, bilirkişi incelemesi, emsal Yargıtay Kararları, keşif, tanık ve yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır. Davacının T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta A.Ş'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarfından sigortalanmış olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araca 02/11/2022 tarihinde çarpması sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının şirketinize hangi tarihte başvurduğunun ve akıbetinin sorulmasına ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örnekleri istenmiş, 13/09/2024 tarihli cevap dilekçesi ekinde istenen belgeler sunulmuştur. UYAP sistemi üzerinden ... plakalı ve ... plakalı araçların 02/11/2022 tarihi itibariyle ve halen kayıt malikleri gösterir araç kayıtları dosyaya eklenmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02/11/2022 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenmiş, 11/09/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağı yazı ekine eklenmek suretiyle, Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şekilde gönderilmesi istenmiş, 02/09/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı vekiline davacıya ait olduğunu bildirdiği ... plaka sayılı aracın 02/11/2022 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle onarım gördüğü servisin tam unvan ve açık adresini bildirmek üzere süre verilmiş, önceki ara kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından bildirimde bulunması halinde ilgili servise müzekkere yazılarak davacıya ait ... plaka sayılı aracın 02/11/2022 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle bu serviste gördüğü onarım işlerine ilişkin tüm iş emirleri, servis tutanakları, fatura, sair servis kayıtları, ekpertiz raporu, aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin gönderilmesi istenmiş, Davacı vekilinin 11/09/2024 tarihli dilekçesinde bildirdiği ...'e müzekkere yazılarak 02/11/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın tamir ve onarımına ilişkin her türlü tutanak, tespit, fotoğraf ve görüntü kayıtları, servis iş emirleri ve faturalarının birer örneğinin gönderilmesi istenmiş, 26/02/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. ... Sigorta A.Ş'ye davacı vekilinin 17/07/2024 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu 30/12/2024 tarihli kasko ekspertiz raporunun örneğinin eklenerek müzekkere yazılmasına, ekspertiz raporuna konu 07/07/2022 - 07/03/2023 vadeli, acente no: 9544, poliçe no: ... sayılı birleşik kasko sigortasıyla sigortalanan davacıya ait ... plakalı aracın 02/11/2022 tarihinde İzmir İlinde karıştığı trafik kazası nedeniyle araç hasar değer kaybı zararıyla ilgili hasar dosyasındaki sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, servis iş emri ve servis faturaları, sigorta şirketi tarafından davacı sigortalısına yapılan tüm ödemelere ilişkin banka dekontu, makbuz feragatname sulh ve ibra belgesi, hasara ilişkin fotoğraf görüntü kayıtları ve sair belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 26/02/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. Maddesi uyarınca iddia, savunma, trafik kayıt örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, hasar dosyası, araç ruhsatı, ZMMS ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları ve kayıtları, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, A- 02/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, B- Davacıya ait 38 ABM 191 plaka sayılı aracında bu kazadan dolayı değer kaybı zararı varsa yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aracın markası, model yılı, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın km, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye dair hasar nedeniyle orjinalliğini yitirip yitirmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, bu parçaların orjinal olup olmadığı hususlarının göz önüne alınarak aracın 02/11/2022 tarihli trafik kazasından önceki hatasız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacının aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğu, bu belirleme yapılırken kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden davacılara ait araç markası, model yılı, motor hacmi, km ve donanımı aynı veya benzer araçlarla hasarlı ve hasarsız birçok aracın karşılaştırılması suretiyle değerlendirme yapılması ve buna göre değer kaybı zararının hesaplanması, davalı tarafından daha önce yapılmış değer kaybı ödemesi varsa değer kaybı tazminatının hesaplanan miktardan düşülmesi, yine bu kaza nedeniyle daha önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler varsa bunlar düşülerek bakiye, sigorta teminat limitinin ne kadar kaldığının tespiti konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi Dr... tarafından düzenlenen 28/05/2025 tarihli raporda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmelerde;... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda ana yol üzerinde seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet olayda asli ve tam kusurlu olduğu; 28 ABM 191 plakalı sayılı araç sürücüsü etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, Dava konusu ...plaka sayılı araçta oluşan Bakiye Araç Değer Kaybı bedelinin 40.000,00-TL olduğu değerlendirilmiştir. Davalı sigorta firması tarafından sigortalanan... plakalı motosikletin Kaza Başına Maddi Limit'inin 100.000,00-TL olduğu, değer kaybı bedeli ödemesi yapılmadığı, limitin yeterli olduğu değerlendirilmiştir."şeklinde rapor düzenlenmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 16/06/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, eksik harcın tamamlandığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf 02/11/2022 günü davalı ... sevk ve idaresindeki davalı ...'ya ait ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı aracın kendisine ait ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kusurun karşı tarafta olduğunu bahisle belirsiz alacak vasfında 1.000,00-TL değer kaybı zararı talebinde bulunmuştur. Sigorta poliçesi incelenmesinde, ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... ve ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. -Mahkememizin görevine ilişkin değerlendirmede; Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Somut olayda, dava davalı sigorta şirketi yönünden sigorta hukukundan kaynaklanan mutlak ticari dava olduğundan gerçek kişi davalılara birlikte yöneltilen dava ile birlikte görülmesi gerektiğinden görev itirazı yerinde görülmemiştir. - Zorunlu arabulucuğa dair değerlendirmede; Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nun 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketi kendilerine karşı arabucuğa başvurulmadığını ... Emeklilik...AŞ firmasına karşı arabulucuğa başvurulduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Arabulucuk anlaşmama son tutanağının incelenmesinde, tutanağın birinci sayfasında ... Emeklilik...AŞ ismi yer aldığı ancak ikinci sayfasında davalı şirketin ismi yer aldığı ve davalının vekille temsil edildiği anlaşılmakla birinci sayfadaki kısmın maddi hata olarak değerlendirilmiş ve davalının itirazı yerinde görülmemiştir. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketine başvurusu tamamlanabilir dava şartı olduğundan tamamlatılmıştır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının şirket merkezi Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası İzmir İli, Torbalı İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; davacının şirket merkezinde dava açabileceğine dair yetki kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. - Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 22/07/2024 tarihinde açıldığı, kazanın ise 02/11/2022 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca 02/11/2022 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İzmir ili, Torbalı ilçesi, Aydın Caddesi üzerinde seyrederken Çapak kavşağına giriş yaptığı esnada, kavşak kollarında “DUR” levhası ile tali yol olarak belirlenen Çapak köy yolu üzerinden çıkıp karşı Torbalı İzmir Devlet yolu Torbalı istikametine geçmek için kavşağa kontrolsüz bir şekilde giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda ana yol üzerinde seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediğinden KTK'nun madde 47/c 52/a, 57/a ve 84/h maddelerinde yer alan asli kusur hallerini ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu görülmüştür. ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...’ün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 40.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. -Davalı ... ve ...'nın sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı Eray Gök işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde davalı ... ve davalı ... ise haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca sigorta şirketine başvuru ZMSS Genel Şartlar Ek-6 uyarınca usule uygun dava tarihinden önce bir başvuru olmadığından temerrüt arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiştir. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari nitelikte olmadığından yasal faiz uygulanmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davasının kabulü ile, 40.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 02/11/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacının alacağın tamamına reeskont faizi işletilmesi ve sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden faiz işletilmesi talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.732,40-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 427,60-TL peşin harcın ve 666,03-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.638,77-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 666,03-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.520,23-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan e-tebligat gideri 165,00-TL, tebligat gideri 770,00-TL, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 11,00-TL KEP gideri olmak üzere toplam 4.946,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır