İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/96 E. 2024/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/96
- Karar No
- 2024/870
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** DAVA : İstirdat (Çek İstirdatı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edildiği, bir kısım çek ve senet, MNG kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, dava konusu çeke ilişkin bilgiler ise, Keşidecisi ... Tic.ve San. Anonim Şti., lehdarı ... Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ... Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya tahsile verilen 24.01.2023 tanzim tarihli 17.500 TL bedelli düzenleme yeri Kayseri olan çek söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren MNG kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini ve akabinde müvekkili bankaca 06.01.2023 tarihli tutanak tutultuğunu, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığını, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alındığını, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin MNG kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yaptıkları suç duyurusunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma no'su ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verildiğini, davaya konu çekin davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Akbank'tan karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankasının beyanı ile tespit edildiğini, davalı, çekin yetkili hamili olmayıp; işbu çeki ne suretle ele geçirdiğini, müvekkili bankanın uhdesindeyken ve MNG kargo firması tarafından kaybedilen mezkur çekin iyiniyetli olmayan kişilerlerce ele geçirildiğini, mezkur çekin müvekkili banka müşterileri tarafından müvekkili bankaya teslim edildiği tarihteki ön ve arka yüz görüntüleri ile tevdi bordrosunda söz konusu kambiyo senetlerinin MNG kargo firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamili davalı değil, müvekkili banka müşterisi olduğunu, müvekkili bankanın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin MNG kargo firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda müvekkili banka müşterisinin tahsil maksadıyla müvekkili banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olduğunu ciro zincirinin koptuğunu, kopuk bir ciro silsilesine haiz olan senetleri halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olmayacağını, hukuken esas alacaklısı konumundaki müvekkili banka müşterisi, mezkur kambiyo senedinin MNG kargo şirketince kaybedilmiş olması nedeniyle bedelini tahsil edemediği gibi çeki eline geçiren kötüniyetli kişilerce tedavüle sokulması nedeniyle ciranta sıfatıyla borçlu sıfatını da haiz olduğunu, diğer bir deyişle, müvekkili bankanın müşterisi, mezkur çekin bedelini tahsil edemediği gibi bir taraftan da kambiyo senetlerine mahsus icra takibi tehdidi altında bu çekin bedelini ödemeye zorlanabileceğini, aynı şekilde müvekkili bankanın müşterisinden önceki diğer cirantalar da icra takibi tehdidi altında olduğunu, çekin keşidecisinin ise ciro zinciri kopmuş olan çekin esasen yetkili hamili olmayan bir kimseye(davalıya) karşı ilgili tutarı ödemesi riski söz konusu olduğunu, müvekkili banka müşterisinin bu şekilde telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağı izahtan vareste olup, bu nedenle HMK md. 389'daki ihtiyati tedbirin şartlarının gerçekleştiğini, kambiyo senedi dayanak yapılarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü ve yargılama neticesinde davaya konu çekin iadesiyle birlikte yapılmak zorunda kalınan/kalınabilecek ödemelerin davalıdan faiz ve tüm ferileriyle birlikte tahsilini talep ettiklerini, dava konusu çekin; icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taleplerinin kabul görmemesi halinde icra dosyasına yapılmış/yapılacak olan ödemelerin mahkeme tarafından karar verilinceye kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini, davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi veyahut huzurdaki dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerimizin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı olmak kaydıyla; icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağladığını, kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketinden aldığını, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini ve bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşadığını hatta çeki kendisine veren ... şirketi ve yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu dosyasıyla devam ettiğini, yani müvekkilinin somut olayda hiçbir kötüniyeti bulunmayıp bizzat suçun mağduru olduğunu, davacı da müvekkilin kötüniyetli olduğuna dair somut hiçbir delil sunamadığını, bu nedenle TTK 792 şartlarının oluşmadığını, davacı, dava konusu çekin iptali için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını belirttiğini TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili yetkili ve meşru hamili olduğuna, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çeki bankaya ibraz anında öğrendiğini, çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkili kötüniyetli hale getirmediği gibi çekin icra takibine koyulmasına engel de olmadığını, tüm bunlar dışında; davacı bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunmadığını, bir banka olması sebebiyle de bu yükümlülük ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü olduğunu, çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınması mevzuat gereği yasak olduğunu, bunu bilmeyen veya bilip de önemsemeyen davacının, bu kusurunun müvekkiline yüklemeyeceğini, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacı bankanın tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, mevzuata aykırı hareket eden davacı banka, özen yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket ettiğinden bunun sonuçlarına da müvekkilin değil, kendisinin katlanması gerektiğini, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne aykırı hareket eden banka açıkça kusurlu olup davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı vekilinin 26/01/2023 tarihli dilekçesi ekinde teminat mektubunu sunulduğu, takibin durdurulmasına yönelik Kayseri İcra Tevzi Bürosuna yazı yazıldığı görülmüştür. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyasının, Bakırköy CBS ... Soruşturma sayılı dosyasının, İstanbul CBS Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu *** Soruşturma sayılı dosyasının, Denizli CBS Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu *** Soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının mahkememize gönderildiği görülmüştür. Bilirkişi Bankacı ...'dan alınan 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1-Türkiye'de yerleşik bankalar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB ) aracılığı ile TAKAS adı verilen sistem üzerinden para akışını sağlamaya imkan tanıdığından, çek hamilleri müşterisi oldukları bankaya çeklerini kendi adına tahsil etmesi için ciro ederek bankaya teslim eder, bankalarda ödeme gününde müşterileri adına TAKAS sistemi aracılığı ile çekleri tahsil ederek müşterisinin hesabına alacak kaydeder. 2-Dava dışı ... Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç KiralamaMedikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından yukarıda 1. Maddede açıklanan bankalar üzerinden tahsilat yöntemi takas yoluyla ödeme gününde tahsil edilmek ve çek hamilinin banka nezdindeki hesabına alacak kaydedilmek üzere davacı Bankanın Kayseri Şubesine 02.01.2023 tarihinde çek teslim bordrosu düzenlenmek suretiyle değişik banka ve kişiler tarafından düzenlenen Toplam 2.967.973,64 TL tutarındaki 33 adet çek yaprağının bulunduğu çek bordrosunda dava konusu, Keşidecisi : *** Tic. San.A.Ş. lehdarı ve son yetkili hamil : ... Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tanzim tarihi : 24.01.2023 Tutarı : 17.500,00 TL Olan çek yaprağının davacı bankanın Kayseri Şubesi yetkilisine 02.01.2023 tarihinde teslim edildiği, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf keşidecisi ... ... A,Ş,, lehtarı ... .... Ltd. Şti. olan senedin lehtar tarafından kendilerine tahsil amacıyla verildiğini, söz konusu senedin MNG Kargo taşıması sırasında kaybolduğunu belirterek 24.01.2023 tarihli 17.500,00 TL bedelli ... seri nolu çekin kendilerine ait olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı davada çek iptali davası açıldığını, davalının çeki haksız olarak ele geçirdiğini, suç duyurusunda bulunduklarını, davalının yasal hamil olmadığını belirterek çekin istirdadını dilemiştir. Davalı cevap dilekçesi ile Çekin yasal hamili olduklarını, çeki ticari ilişkiye binaen ... firmasından aldıklarını, ilgili firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın İstanbul CBS'nin ... soruşturma sayılı dosya kapsamında devam ettiğini belirterek davanın reddini ve tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, dava konusu keşidecisi ... ... Ltd. Şti.,, lehtarı ... ... Ltd. Şti.olan 24.01.2023 tarihli 17.500,00 TL bedelli ... seri nolu çekin davalıdan istirdatına ve çekin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açılmıştır. Davacının sunduğu çek tevdi bordrosu uyarınca davacı bankaya dava konusu çekin tahsil amacıyla verildiği görülmüştür. Sunulan tutanaklar incelendiğinde çekin kargo taşıması sorasında davacı çekin çalındığını iddia etmiştir. Olayla ilgili savcılık tarafından yapılan soruşturmanın devam ettiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davaya konu çeklerde, düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatı gerekmektedir. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda davalı tarafa ve tüm çek cirantalarına çek kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmıştır. Yürütülen soruşturma, davacının sunduğu tevdi bordrosu ve bankacılık uzmanı bilirkişi raporuna göre çeki müşterisinden aldığına dair tespiti, davalı taraf çekin yetkili hamili olduğuna dair kayıtları sunmadığından çeki kötü niyetli ele geçirdiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın kabulü ile, dava konusu keşidecisi ... ..... AŞ , lehtarı *** ..... Ltd. Şti. Olan 24/01/2023 keşide tarihli 17.500,00 TL bedelli ... seri nolu çekin davalıdan istirdatına ve çekin davacıya iadesine, 2-6100 sayılı HMK'nun 392/2 Md uyarınca kesin nitelikli iş bu karar nedeniyle teminatın iadesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.195,43 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 298,86 TL'nin mahsubu ile eksik 896,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90TL başvurma harcı, 298,86TL peşin harç ve 296,40TL tedbir talebi harcı, olmak üzere toplam 775,16TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 1.785,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.500,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2024 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır