İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/839 E. 2024/417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/839
Karar No
2024/417
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/839 Esas KARAR NO : 2024/417 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2021 KARAR TARİHİ : 29/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyası ile borçlu-davalı tarafından müvekkiline ödemediği müvekkili şirketten satın almış olduğu mallar karşılığında, faturaya dayalı borcun tahsili talebiyle icra takibi yapıldığını, ödeme Emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun takibe haksız surette borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, müvekkili ile adı geçen borçlunun zaman zaman mandalina gibi tarım ürünlerinden kaynaklı ticari alışverişte bulunduğunu, borçlunun itirazında söz konusu borcu olmadığını beyan etmiş ise de, müvekkili şirkette borçlunun açık hesabının mevcut olduğunu, sürekli bir surette yapmış oldukları alışveriş nedeniyle ödemeleri öncesinde almış olduğu ürünlere sayılmak ve açık hesaptan bu surette borcu düşülerek kalan bakiye üzerinden kendisine İcra takibi başlatıldığını, defter kayıtlarıyla durumun ispatlanacağını, bunun yanısıra söz konusu ticari alışverişe ilişkin Faturalar ve künye belgelerinin de mevcut olduğunu, faturalara her ne kadar ödendi kaşesi basılmış ve imza edilmiş ise de bu imzanın sahte olup, müvekkiline teslim edilen mallar karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçlunun itirazında her halükarda haksız konumda olup, icra takibine de sadece zaman kazanmak ve icra takibinden kurtulmak maksadı ile kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali davası öncesi zorunlu arabuluculuğa müracaat etmiş ise de ; arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyasına davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağımızın faiz ve tüm ferileriyle birlikte tahsiline , Yasal icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın davacının belirttiği şekilde kendisine herhangi bir borcu bulunmadığını, ilkin belirtmek gerekir ki müvekkili ile davacı yanın ticareti davacının belirttiği üzere uzun bir süreç devam etmediğini, 2019 yılı içerisinde gerçekleştirilen ticaret neticesinde müvekkili tarafından hesap ve borcun tamamen kapatıldığını, müvekkilininin borcunu kapattığı ticari defter ve kayıtları kapsamında da açıkça ortada olduğunu, kapalı faturanın borcun ödendiğini gösterir bir delil olduğunu, davacı yanın bu faturaların sahte olduğunu iddia etmekteyse bu hususta aradan geçen 2 yıl boyunca neden herhangi bir şikayette yahut talepte bulunmadığını, davacı yana herhangi borcun bulunmadığının zaten müvekkilinin ticari defter kayıtları uyarınca ortada olduğunu, ayrıca takibe konu faturanın da kapalı olarak düzenlendiği göz önüne alındığında davacının haksız talepte bulunduğunun açık olduğunu, davacının salt soyut ithamlar ile kötüniyetli olarak müvekkili üzerinden haksız menfaat temin etme çabası içine girdiğini, davacının talebinin haksız olduğunun kapalı fatura kaydınca ortada olduğunu, keza müvekkilinin ticari defter kayıtlarında herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını belirterek, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olan bütün taleplerinin ve davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olarak talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyası, Tarafların ticari defter ve kayıtları, dava konusu ticari alışverişe ilişkin fatura asılları, Hatay Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Hatay Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevapları, SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 23.06.2023 tarihli ek rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki satım akdine dayalı ticari ilişki nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 45.000,00 TL asıl alacak ve 9.546,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.546,78 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmediği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu belirtilerek buna dayalı faturalar ve künyeleri belirtilen faturalara konu malların karşılığı bedel ödenmediği iddia edilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde 2019 yılı içerisinde gerçekleştirilen ticaret nedeniyle borcun tamamen kapatıldığını, dava konusu faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı hakkında yapılan tacir araştırmasında 2017, 2018 ve 2019 hesap döneminde davacının ikinci sınıf tacir olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu, 2020, 2021 ve 2022 hesap döneminde ise davacının birinci sınıf tacir olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmış, bu nedenle davanın nispi ticari dava olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 05.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kayıtlarına göre fatura bedellerinin nakit (kasadan ödeme) olarak ticari kayıtlarda gösterildiği tespit edilmiştir. Aynı kayıtlarda kasadan ödeme olarak gösterilen ödemelere ilişkin tediye veya tahsilat makbuzunun ibraz edilmemiş olduğu ve dava dosyasına sunulmuş bir ödeme belgesinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dönemine ilişkin 2019 yılında davacı taraf ikinci sınıf tacir olduğu ve işletme defteri tuttuğu ve müstahsil faturalar olarak defter beyan sistemine kaydedildiği tespit edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde; dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve yine davalının kayıtlarına göre bu müstahsil fatura bedellerinin kasada nakit ödeme olarak gösterildiği, ancak bu ödemeye ilişkin herhangi bir ödeme belgesi, makbuz ve dekont sunulmadığı, davacının uyuşmazlık dönemi olan 2019 yılında işletme esasına göre defter tutması nedeniyle ödemelerin davacının kayıtlarından tespit edilemediği, HMK'nın 222. Maddesi dikkate alındığında davalının ticari defterlerine kayıtlı fatura bedellerinin ödendiği hususunu ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin herhangi bir dekont, makbuz ve belge sunulmadığı, her ne kadar dava konusu faturaların kapalı fatura olduğu iddia edilmiş ise de fatura asıllarının dosyaya sunulmasının istenildiği ve dosyaya sunulduğu, faturaların incelenmesinde düzenlenen müstahsil faturalarında ödendiği kaşesinin bulunduğu, ancak davacının isim ve unvanı da belirtilerek bir imzanın bulunmadığı, sunulan faturaların kapalı fatura niteliğinde olmadığı, bu nedenle ödemeyi ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça ödemenin ispat edilemediği, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı, bu nedenle davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davalı tarafça yemin deliline başvurmayacaklarına yönelik beyan dilekçesi sunulduğu, ticari defterlerine kayıtlı olan fatura bedellerini ödediğini iddia eden davalının bu fatura bedellerini ödediğini ispat edemediği, bu nedenle davacının icra takibinde belirtilen tutarda alacaklı olduğu ve bu nedenle asıl alacak üzerinden takibin devamına; taraflar arasındaki ticari ilişki açık hesaba dayalı olması ve temerrüde yönelik herhangi bir ihtarda bulunulduğuna yönelik bir delil sunulmadığı dikkate alınarak davacının icra takibinden önce faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmış ve takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan borca itirazın kısmen iptali ile 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, -İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan 45.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 3.073,95 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 931,53 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 272,73 TL harç mahsup edildikten sonra eksik kalan 1.869,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı ile 931,53 TL nispi harç toplamı 990,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 1.300,00 TL bilirkişi ücreti ile 103,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 1.403,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.157,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına, 5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.088,97 TL'sinin davalıdan, kalan 231,03 TL'nin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.546,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/839, K. 2024/417, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-839-e-2024-417-k-75db31f5d814