İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/40 E. 2023/1169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/40
- Karar No
- 2023/1169
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : *** DAVACILAR : 1- *** 2- *** 3- *** 4- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- *** VEKİLİ : Av. *** DAVALILAR : 3- *** MÜTEVEFFA : *** DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'in oğulları diğer davacıların ise kardeşleri olan ... ... tarihinde, davalılardan ... ve ...'ın oğlu ...'in sevk ve idaresindeki 16 ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak seyir ettiği sırada, aracın Erkilet Bulvarı istikametinden Kocasinan Bulvarı istikametine geldiği ve Sümer üst köprüsünden iniş yaptığı sırada üst geçit beton bloklarına çarpması sonucu oluşan trafik kazasında vefat ettiğini, meydana gelen kazada araç sürücüsü olan ...'in de vefat ettiğini, davalılardan ... ve ...'ın müteveffa sürücü Nurtaç'ın mirasçıları olmaları nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu, müteveffa ...'in yolcu olarak yer aldığı 16 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle malikinin davalılardan ... olduğunu, araç malikinin kanundan doğan sorumluluğunun bulunduğunu, yine davalılardan ... A.Ş.'nin ise aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesini düzenleyen Sigorta şirketi olduğunu, yasa gereği sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffa Veli .....a'nın vefatı nedeniyle davacılardan baba ... ve anne ... müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ayrıca müvekkillerinin vefat eden oğullarının desteğinden yoksun kalmanın yanında manen de genç yaşta oğullarını kaybetmiş olmaları nedeniyle büyük acı ve elem içerisinde kaldıklarını, diğer davacılar ....t ve ......r'un ise erkek kardeşlerini kaybetmenin acısı içerisinde olduklarını, bu nedenlerle; destekten yoksun kalan müvekkillerimizden müteveffanın annesi ... için 10.000,00-TL, ... için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, olay tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istediklerini, maddi tazminata dair taleplerinin ise belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarlarının belirlenmesi halinde artırım dilekçesi sunma hakkımızını saklı tuttuklarını, davacılardan ... için 100.000,00-TL manevi tazminat, ... için 100.000,00-TL manevi tazminat talep ettiklerini, davacılar ... için 60.000,00-TL ve ... için 60.000,00-TL manevi tazminat istediklerini, bu miktarların olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini belirterek, davalı sigorta şirketi yönünden taleplerinin maddi tazminat ve poliçe limiti ile sınırlı olarak davacılardan ... için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen, bilirkişi raporu ile belirlendiğinde artırım hakkı saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak taleple, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davacılardan ... için 100.000,00-TL manevi tazimatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazimatın, ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirkete hasar başvurusu yapıldığını, ancak müvekkili şirketçe talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, işbu nedenle KTK 97 kapsamında şirkete başvuru yapmaması nedeniyle davanın HMK'nun 114-115. maddeleri gereği dava şartı noksanlığından usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihinde kazaya karıştığı belirtilen 16 ... plakalı aracın müvekkil şirkete 15/06/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, İşbu poliçe kapsamında şahıs başına maddi tazminat limitinin 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu belirterek vanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, somut olayda dosyada mevcut ifade tutanakları ile trafik kazası tespit tutanaklarında yer aldığı üzere müteveffa ... yolcu konumunda iken kazanın meydana geldiğini, dolayısıyla müteveffanın kaza sırasında zararının artmasını önleyecek güvenlik tedbirlerini almadığından kazanın oluşumunda müterafik kusurlu olduğunu, davalı müvekkilinin her ne kadar kazaya konu aracın maliki olarak gözükse de aracın işleteni konumunda olmadığını, bu hususun dava kapsamında yapılacak inceleme neticesinde gerekli görüldüğü takdirde tanık beyanları ile açıklığa kavuşacağını, kazada vefat eden sürücü ... aracını uzun süredir kullanmakta olduğunu, kaza tarihinde de aracı işleten sıfatıyla kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini, bu nedenlerle davalı müvekkilin söz konusu kazanın oluşumu bakımından sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazasına sebebiyet veren ...'in oğlu olduğu, ayrı yaşadıklarını, kendisinin reşit olduğunu, kendisinde Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası ile mirasın reddi istemiyle dava açıldığını ve mirasın kesin reddine karar verilmesi sebebiyle davada kendisine husumet yönetilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacılar tarafından nüfus kayıtlarına, arabuluculuk son tutanağına, davalı sigorta şirketine poliçe teminatı kapsamında yapılan başvuruya ilişkin 12/11/2021 tarih ve Kayseri 8. Noterliği'nin ***yevmiye nolu başvuru belgesine, ... nolu zorunlu ZMMS poliçesine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma nolu dosyasına, ekonomik ve sosyal durum araştırmasına, trafik kazası tutanağına, otopsi tutanağına, bilirkişi incelemesine, keşif, tanık, ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesine, hasar dosyasıne, kaza tespit tutanağına ve bilirkişi incelemesi delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... tarafından nüfus kayıtlarına, trafik kazası tespit tutanağınave bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Uyap sisteminden davacıların ve müteveffa ...'in aile nüfus kayıt tablosunun çıkarılarak, dava dosyasına takılmıştır. Davacıların T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenilmiştir. 27/01/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Müteveffa ...'in T.C. numarası, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müteveffa ...'in vefatından önceki ***) sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir. Davalılar ... ve ...'ın T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ... için Osmangazi Bursa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bu davalıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenilmiştir. Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce 25/01/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce 01/02/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacıların ve müteveffa ...'in T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; a)Davacıların sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, b)Müteveffa ...'in vefatından önce sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, c)Müteveffa ...'in 22/09/2021 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının yahut ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, yapılmışsa buna ilişkin kararın, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve dayanak belge örneklerinin gönderilmesinin, yapılan ödeme veya bağlanan maaş ya da gelirin rücua tabi olması halinde sorumlular hakkında rücu davası açılıp açılmadığının, açılmışsa mahkeme adının ve dava esas numarasının bildirilmesi istenilmişti. 28/01/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin sorularak takipsizlik kararı verilmiş olması halinde dosya aslının gönderilmesinin istenilmesine, dava açılmış ise davanın tevzii olduğu Mahkeme dosya numarasının bildirilmesinin istenilmesine, soruşturma derdest ise alınmış tüm ifade tutanakları, kusur raporu ve kusur raporuna esas olan trafik kazası tespit tutanağının ve kaza yeri krokisinin ve diğer tüm soruşturma dosyası örneğinin gönderilmesi istenmiş, dosyanın uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 16 ... plakalı aracın ... kaza tarihi itibariyle malikini gösteren trafik kaydının gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 25/01/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Davalı ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 16 ... plaka sayılı aracın ... tarihinde karıştığı kaza nedeni ile (Acente No: 0515730 - Poliçe No: ...) açılan hasar dosyasının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, davacının dava açmadan önce KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru yapımış olması halinde başvuru dilekçesinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesini istenilmiştir. 01/12/2021 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası belirtilerek SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak adı geçenin ... tarihinde vefatından önce kayıtlı sigortalı çalışmalarının olup olmadığının, varsa en son çalıştığı iş yerinin isim-unvan ve açık adresinin, yine bu iş yerinde çalıştığı dönemlerde aldığı maaşını veya gelirini gösterir kayıt, belge ve beyan varsa maaşının ne kadar olduğunun sorulmuş ve ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 15/09/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Yargılama sırasında gösterilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir. Davacı tanığı, ... duruşmada; "Dava konusu kazada vefat eden ... benim yeğenim olur. Sağlığında çalışıp evini geçindiren bir insandı, onun babası olan davacı ....... benim de kardeşim olur. ... kendi halinde mahsun bir insandır. ...'in trafik kazasında vefat etmesinden sonra davacılar darmadağın oldular, çok acı içindelerdi, abim çok acı çekti. Veli .....'nın küçük kardeşi ... çok acı çekti, üzüldü, ister istemez onu hastaneye yatıracağız. Tüm davacılar bu olanlardan çok üzüldüler ve etkilendiler. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada; "... sağlığında bir lokantada çalışıyordu, trafik kazasında vefat etmesi sonrasında ailesi bu olaydan etkilendi, hepsi üzüldüler. Davacı Hülya, eşi davacı A....t'ten bu olay sonrasında boşandı, psikolojisi bozuldu, çalışamaz hale geldi. Davacı ,,,,, şu an askerlik görevini yapıyor, davacı ... kızı ....r ile beraber yaşıyorlar, bu vefat davacıların hepsini de üzmüştür, hepsini de etkiledi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Aynur Göker duruşmada; "...'in trafik kazasında vefat etmesi davacıları çok etkiledi, resmen dağıldılar. Davalı ... şuan askerlik görevini yapıyor. Bu olanlara çok üzüldü. ..... da bu olanlardan çok etkilendi. Bu olay davacıların psikolojilerini çok etkiledi, psikolojileri çok bozuldu. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, dava dosyası ve eklerinin gönderilmesine, İddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri C umhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu konusunda açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 02/12/2022 tarihli raporda özetle; "Müteveffa sürücü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüer bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia, savunma, nüfus kayıtları, trafik kayıtları, sgk kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, davacılar vekilinin 31/10/2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kusur raporu ve diğer tüm deliller ile dosya kapsamı birlikte incelenerek ...'in ... tarihli trafik kazası neticesinde 22/09/2021 tarihinde vefatından dolayı talep eden davacıların varsa destekten yoksun kalma zararlarının hesabının yerleşik yargıtay içtihat ve uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 arttırım %10 iskonto yönteminin kullanılması, 1,8 teknik faizin ise kullanılmaması sureti ile aktüer hesabının yapılması, ZMMS poliçesindeki teminat limitlerinin belirtilmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/05/2023 tarihli raporda özetle; " Davacı baba ...'in destek zararının 327.712,08 TL (talep 10.000.00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 129.724,48-TL ile sınırlı olduğu, davacı anne ...'in destek zararının 758.560,91-TL (talep 10.000,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 300.275,52 TL ile sınırlı olduğu" belirtilmiştir. Davacılar vekilinin 16/05/2023 tarihli dilekçesindeki önceki raporda maddi hataya ilişkin olduğunu belirttiği itirazları ile diğer tarafların mahkemenin takdirinde olan indirim sebeplerine yönelik itirazları dışındaki diğer somut itirazları yönünden bu itirazları karşılar açıklama ve gerekirse hesaplama yapması ve yeni asgari ücret rakamlarına göre hesaplamaların güncelenmesi konusunda ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye HMK'nun 281/2 maddesi uyarınca yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/09/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davacı baba ...'in destek zararının 426.721,59-TL (talep 10.000,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 128.503,34 TL ile sınırlı olduğu, davacı anne ...'in destek zararının 1.001.181,23-TL (talep 10.000.00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 301.496,66 TL ile sınırlı olduğu" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmıştır. Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyası mahkememiz heyetine tevdii edilmiş ve yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülerek sonlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları; ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda sorumlu olduğu, bu kaza nedeni ile vefat eden ...'in mütefarik kusuru olup olmadığı, davacılar Ahmet ve ...'in destekten yoksun kalma zararı ve tüm davacıların manevi zararı olup olmadığı, varsa her bir talep yönünden talep edilen davalıların bundan dolayı sorumlu olup olmadıkları, davalı sigorta şirketinin KTK'nun 97. maddesine ilişkin başvuru şartı yokluğuna dayanan dava şartının bulunup bulunmadığı, davalı ...'ın sürücü ...'in mirasını reddedip reddetmediği ve bu nedenle taraf sıfatının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır. Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde; Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanağında davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanağın düzenlendiği görülmüştür. Kusur durumunun değerlendirmesinde; ... günü, saat 04:45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 16 ... plakalı otomobil ile Erkilet Bulvarı üzerinde Adliye istikametinden seyirle gelip olay mahalli Kocasinan Bulvarı'nda sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkarak köprü ayağına çarpması sonucu yolcu konumunda bulunan ...'in ölümü ile neticelenen trafik kazası meydana gelmiştir. Mevcut verilere göre; müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal bölünmüş yolda gece vakti seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, tespitlerden anlaşılmakla, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını görüşüne ve virajlı mahal şartlarına göre ayarlamamış, aracını yol üzerinde tutmaya ve direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle sevk ve idare hatası ile yoldan çıkarak köprü ayağına çarparak duruşa geçmesi sonucu meydana gelen olayda asli kusurludur. Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 02/12/2022 tarihli raporda özetle; "Müteveffa sürücü ... 'in %100 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Bu rapor dosya kapsamında bulunan tüm delillerle örtüşmekte olup mahkememizce benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut uyuşmazlıkta destek yolcu ...'in emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Destekten yoksun kalma zararına ilişkin değerlendirmede; Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir. Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir. Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen; "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır. TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır. Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. "Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun *** K. sayılı kararları). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı kararı). Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; müteveffa ...'in destek tazminatı isteyen davacılar Hülya ve ...'in oğlu olduğu, ölümü ile bu davacıların destek zararı oluştuğu değerlendirilmiştir. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/09/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davacı baba ...'in destek zararının 426.721,59-TL (talep 10.000,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 128.503,34 TL ile sınırlı olduğu, Davacı anne ...'in destek zararının 1.001.181,23-TL (talep 10.000.00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL), sigorta şirketinin sorumluluğunun 301.496,66 TL ile sınırlı olduğu" belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı). Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/09/2023 tarihli ek rapor dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacıların taraf değişikliği dilekçesi incelendiğinde; Davacılar vekili 27/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde "Dava dilekçemizde ... mirasçısı olarak yer alan ...'ın yerine davalı taraf olarak davanın ...'e yöneltilmesini, İşbu taraf değişikliği dilekçemiz ile dava dilekçesi ve eklerinin davalı sıfatı ile ...'e tebliğini, dava dilekçemizde yer alan ...'a yönelik taleplerimizin bu kerre ... yönünden kabulünü" talep etmiştir. Mahkememizce davacılar vekilinin taraf değişikliği isteminin yasaya uygun olduğu değerlendirilerek kabulü ile HMK'nun 124. maddesi gereğince davalı ... yerine taraf değişikliği talep edilen mirasçı ...'in davalı olarak uyap sistemine kaydına, işbu duruşma tutanağının bir suretinin adı geçene tebliğine karar verilmiştir. Taraf değişikliği ile davalı sıfatını alan mirasçı ...'in Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde mirasın reddi istemi ile açtığı davada *** Karar sayılı gerekçeli karar ile göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, dosya kapsamına, makul yargılama süresine ve HMK'nun 30. Maddesi hükmüne nazaran, HMK'nun 166. maddesi gereğince davacıların davalı ... hakkındaki davasının tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydına karar verilmiştir. Davacıların talep arttırım dilekçesi incelendiğinde; Davacılar vekili 27/10/2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde maddi tazminat yönünden taleplerini arttırdığını beyan etmiş, tamamlama harcı yatırmış, bu dilekçenin birer örneği davalılara tebliğ edilmiştir. Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede; Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'ın işleten sıfatı ile, davalı ...'in ise sürücünün mirasçısı sıfatı ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre işleten ve sürücünün mirasçısı olan davalıların trafik kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinin ise davadan önce eksik belgeyle başvurulmuş olması nedeniyle temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olduğu değerlendirilmiş, kaza yapan aracın ticari olmaması nedeniyle avans faizi istemi reddedilmiştir. Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede; Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 02/12/2022 tarihli rapora göre; müteveffa sürücü ... 'in %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa desteğin ise emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri mütefarik kusurunun bulunduğu, bu kaza nedeniyle davacılar ... ve ...'in müşterek çocukları ve diğer davacıların kardeşi olan ...'in vefat ettiği, bu nedenle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 35.000,00-TL ve davacı ... için 35.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Davacı ...'in davalılar ... A.Ş., ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile 26/09/2023 ibraz tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanan 1.001.181,23-TL destekten yoksun kalma zararından destek yolcunun emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılmasına ve bu indirimden sonra kalan 800.944,98-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... AŞ'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 301.496,66-TL'lık kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise 800.944,98-TL'nın tamamından trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in hükmedilen maddi tazminata avans faizi işletilmesi isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminatta faizin başlangıç tarihine ilişkin isteminin reddine, davacı ...'in davalılar ... A.Ş., ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile 26/09/2023 ibraz tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanan 426.721,59-TL destekten yoksun kalma zararından destek yolcunun emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına ve bu indirimden sonra kalan 341.377,27-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... AŞ'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 128.503,34-TL'lık kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise 341.377,27-TL'nın tamamından trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in hükmedilen maddi tazminata avans faizi işletilmesi isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminatta faizin başlangıç tarihine ilişkin isteminin reddine, davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 35.000,00-TL ve davacı ... için 35.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, davacıların hükmedilen manevi tazminatlara avans faizi işletilmesine ilişkin istemlerinin reddine, davalı ... yönünden HMK'nun 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği kabul edildiğinden davacıların bu davalı hakkında açtıkları maddi ve manevi tazminat davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ...'in davalılar ... A.Ş., ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile 26/09/2023 ibraz tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanan 1.001.181,23-TL destekten yoksun kalma zararından destek yolcunun emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri ile TBK'nun 52. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılmasına ve bu indirimden sonra kalan 800.944,98-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 301.496,66-TL'lık kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise 800.944,98-TL'nın tamamından trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 2-Davacı ... 'in hükmedilen maddi tazminata avans faizi işletilmesi isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminatta faizin başlangıç tarihine ilişkin isteminin REDDİNE, 3-Davacı ...'in davalılar ... A.Ş., ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile 26/09/2023 ibraz tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanan 426.721,59-TL destekten yoksun kalma zararından destek yolcunun emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedenleri ile TBK'nun 52. Maddesi uyarınca takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına ve bu indirimden sonra kalan 341.377,27-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminattan davalı ... AŞ'nin ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden yapılan garame hesabına göre 128.503,34-TL'lık kısmından temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise 341.377,27-TL'nın tamamından trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 4-Davacı ... 'in hükmedilen maddi tazminata avans faizi işletilmesi isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminatta faizin başlangıç tarihine ilişkin isteminin REDDİNE, 5-Davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 35.000,00-TL ve davacı ... için 35.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, 6-Davacıların davalı ... ve davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE, 7-Davacıların hükmedilen manevi tazminatlara avans faizi işletilmesine ilişkin istemlerinin reddine, 8-Davalı ... yönünden HMK'nun 124. Maddesi uyarınca taraf değişikliği kabul edildiğinden davacıların bu davalı hakkında açtıkları maddi ve manevi tazminat davalı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 9-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 97.540,04-TL nisbi karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 1.161,27-TL peşin dava harcı ile 3.833,29-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.994,56-TL'nın mahsubu ile bakiye 92.545,48-TL karar ve ilam harcının (davalı ... A.Ş.'nin 34.241,82-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 15.028,20-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) (davalı ... A.Ş.'nin 606,80-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalılar davalılar ... ve ...'in ise 1.033,20-TL'nın tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 12-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 1.161,27-TL peşin dava harcı ile 3.833,29-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.075,26-TL'nın davalılardan ... A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 13-Davacılar tarafından yapılan 2,20-TL, KEP masrafı, 1535,00-TL tebligat gideri, 234,00-TL e-tebligat gideri, 1560,00-TL ATK fatura bedeli, 56,50-TL ATK dosya gönderme masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.887,70-yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçe teminat limiti nedeniyle 1.808,44-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, diğer davalılar ... ve ...'in ise 3.079,26-TL'nın tamamından sorumlu olmaları koşuluyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 14-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 15-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 16-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 140.129,93-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 51.848,07-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 17-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 65.741,02-TL nispi vekalet ücretinin (davalı Unico Sigorta A.Ş.'nin 24.324,17-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine, 19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 20-... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Gülay Alçiçek'e verilmesine, 21-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Gülay Alçiçek'e verilmesine, 22-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... 'den alınarak bu davalıya verilmesine, 23-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı *** 'den alınarak bu davalıya verilmesine, 24-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... 'den alınarak bu davalıya verilmesine, 25-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, 26-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 27-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacılar vekili Av. *** ve davalı ... vekili Av. ***'in yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2023 Başkan *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Katip *** E-imzalıdır