İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/340 E. 2019/935 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/340
- Karar No
- 2019/935
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/340 KARAR NO : 2019/935 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/12/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SS ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından büyükbaş ve küçük baş hayvan bağırsak ve çöz yağı işleme ve satışı üzerine 15/12/2017 tarihinde yapılan ihaleyi Kooperatifin üyesi olan müvekkili her bir büyükbaş hayvan bağırsağını 42,5 TL + KDV ile, her bir küçük baş hayvan bağırsağını 25 TL + KDV ile kazanmış ve söz konusu işi yüklendiğini, müvekkilin ihaleye katılabilme şartlarını yerine getirdiğini, ihaleye katılan diğer tarafıın şartnamedeki geçici teminatı yatırmadan haksız ve usulsüz bir şekilde ihaleye katıldığını ve ihaleyi çok kısa bir sürede yükselterek piyasa fiyatının çok üzerine çıkardığını, ihale prosedürünün yasaya uygun şekilde yerine getirilmediğini, müvekkilinin alınan malları piyasa fiyatının çok üzerinde yüklenmek zorunda bırakıldığını, bu nedenle maddi zararının doğduğunu, sonradan artılıp azaltılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarınnı saklı kalması kaydıyla 47.530,00 TL maddi tazminatın sözleşmenin başlangıcı olan 01/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı S.S.... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif olarak faaliyet göstermekte olup kuruluş amacı gereği kooperatif ortaklarının yararına hizmet yürütme amacı ile kurulmuş olup asıl amacının ticaret yapmak olmadığını, bu durumda davaya konu uyuşmazlık TTK. da düzenlenmediğinden davanın mutlak ticari nitelikte bulunmadığını, esas yönünden ise müvekkili kooperatif tarafından 15.12.2017 tarihinde yapılan ihalenin kooperatif ortaklarının yararına olması ve kooperatif faaliyetlerine ekstra gelir sağlaması amacı ile iradi olarak yapılmış ve yapılmasında mevzuat gereği zorunluluk bulunmayan bir ihale olduğunu, bu ihalede davacı taraf ve davalı ... isimli ortakların ihaleye katılıp ihalede pey dürmüş olup ihaleye katılan taraflar tarafından sürülen peylere kooperatif yönetiminin herhangi bir dahli olmayıp tarafların tamamen özgür iradeleri ile ihale bedellerini ifade ettiklerini, ihaleyi yönetim kurulu üyeleri hariç ortamda yaklaşık 20 - 25 kişinin izlediğini, davacı tarafın ihale konusu mamulleri 1 yıl boyunca kooperatiften satın alıp 1 yıl boyunca davacı tarafından kooperatife dava konusu olaylar hakkında bir talepte bulunulmadığını, ihale süresinin dolmasına yakın davanın kötüniyetle ikame edildiğini, müvekkili kooperatif yönetiminin davacı tarafı zarara uğratma çabası içine girmediğini, Kooperatif Yönetiminin 1163 sayılı Kooperatif kanunu gereği mevzuatın kendilerine yüklediği sorumluluklar ve 500'e yakın ortağın sorumluluğu ile hareket edip kooperatifin menfaatlerini gözeterek ihaleyi gerçekleştirip sözleşmeyi imzaladıklarını, haksız, hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 10/12/2018 tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Somut olayda, dava ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin "büyük baş hayvan ve küçük baş hayvan bağırsak ve bumbar (çöz yağı) işleme ve satış hizmetleri" ne ilişkin 15/12/2017 tarihli ihalesini kazanan davacının, ihaleye katılan diğer davalı ...'ın şartnamedeki belirtilen geçici teminatı yatırmadan haksız ve usulsüz bir şekilde ihaleye katılarak çok kısa sürede yükselterek ihaleyi piyasa fiyatının üzerine çıkarttığı, ihale prosedürünün yasaya uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle davacının ihaleyi piyasa fiyatının çok üzerinde yüklenilmek zorunda bırakıldığı, davalı kooperatifin şartname kurallarnı göz ardı ederek davalı ...'ın ihaleye katılmasını sağlamış olması nedeniyle zarara uğradığından bahisle, zararını davalılardan tazmin istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanuna Tabi Tarımsal Amaçlı Kooperatifler; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görev alanında bulunan ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa göre kuruluşları yapılan tarımsal amaçlı kooperatif tüzel kişilikleridir. Türlerine göre tarımsal amaçlı kooperatifler: ... Kalkınma Kooperatifi, ... Kooperatifi, ... Kooperatifi, ... Kooperatifi'dir. Uyuşmazlık, yapılan ihalenin şartnameye aykırı yapılmasından doğduğu iddia edilen zarardan kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davalıların tacir olmadığı ve dava konusu uyuşmazlığın da ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı kooperatifin uyuşmazlık konusu ihaleyi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, yeteri derecede iktisadi güce sahip olmayan gerçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmek amacıyla gerçekleştirmiştir. Diğer davalı ...'ın da tacir olduğu veya uyuşmazlık konusu işin ticari işletmesiyle ilgili olduğuna dair dosya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tacir sayılamayacağı gibi, diğer davalı ...'ın tacir olduğu ve yaptığı işin ticari işletmesiyle ilgili olduğuna dair dosyaya yansıyan her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve duruşmalarda davalıların tacir oldukları hususunda beyanın bulunmadığı, davalı kooperatif vekilinin baştan beri müvekkilinin kuruluş amacının üyeleri yararına hizmet yürütme olduğu, amacının ticaret yapmak olmadığı, dava konusunun da mutlak ticari dava olmadığından bahisle Mahkememizin görevli olmadığını cevap dilekçesinde belirttiği ve ayrıca duruşmada tekrar ettiği halde, davacının bu hususa ilişkin olarak aksi beyanda bulunmadığı gibi, diğer davalının tacir olduğuna ilişkin de beyanda bulunmadığı, davacının tacir kabul edilmesi gerektiğini bayan etmekle yetindiği; diğer taraftan her ne kadar davacı davalı kooperatifin üyesi ise de uyuşmazlığın kooperatif üyeliğinden kaynaklanmadığı, kooperatifin yapmış olduğu ihalenin şartnameye aykırı olarak yapıldığından bahisle uğranılan zararın tazminine yönelik olduğu, dosyaya sunulan ihale teknik ve teklif şartnamesi hükümlerinin incelenmesinde herkese açık olarak yapılan ihaleye üyeler dışındakilerin de katılabileceğinin anlaşıldığı, Mahkememizce Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davacı davasını Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine açmış, Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi de 20/12//2018 tarih ve ... E.- ... K. sayılı ilamıyla 5216 sayılı Kanun hükümlerine göre Kemalpaşa ilçesinin Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alındığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunca da İzmir ticaret mahkemelerinin yetki alanı ağır ceza mahkemelerinin yetki alanı olarak belirlendiğinden bahisle görevsizlik kararı vererek dosyayı Mahkememize göndermiştir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davanın niteliği gözetilerek davaya genel hükümler çerçevesinde genel mahkeme sıfatıyla genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, Mahkememizin görevli bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Kemalpaşa (İzmir) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı ve davalı ... Köy. Tar. Kal. Koop. vekillerinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda verilen karar, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı. 25/12/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı