İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/772 E. 2025/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/772
Karar No
2025/534
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR RED ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 05/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mobilya atölyesinde sipariş üzerine işyerlerinin pimapen-doğrama-dolap-tesisat vb. işlerini yaptığını, davalı taraf ise ... ilçesi ... Mahallesinde ... Güzellik Merkezi adında güzellik merkezini işlettiğini, müvekkilinin 2021 yılında davalıya ait işyerinde birtakım işler yaptığını, yaptığı işlere ilişkin olarak işçilik ve kırım hariç toplam maliyeti 215.000,00 TL, işçilik ve kırım masrafları ile toplam 265.000,00 TL olmak üzere davalı tarafla anlaşıp el sıkıştıklarını, davalının müvekkiline 10.000,00 TL elden ödeme yaptığını, 10.000,00 TL de müvekkilinin banka hesabına gönderdiğini, başkaca ödeme yapılmadığından alacağın tahsili amaçlı ... İcra Müdürlüğünün 2024/ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı/borçlunun ... İcra Müdürlüğünün 2024/ Esas sayılı dosyasına gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz ederek davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafın %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin işletmesinin ticari şirket vasfında olmadığını, esnaf işletmesi mahiyetinde olduğundan müvekkilinin tacir sayılmayacağını, davacı tarafın, müvekkilinin dükkan komşusu olması ve müvekkilinin işletmeyi yeni açacak olması nedeniyle dükkanın mobilya işlemleri konusunda kendisine yardımcı olabileceğini, kendisinden toplu bir para istemeyeceğini, müvekkilinin eline para geçtikçe ve işletmeden para kazandıkça ödemeleri yapabileceğini, bu işleri maliyetine ve çok küçük bir karla yapacağını, amacının müvekkiline yardımcı olmak olduğunu belirterek işe başladığını, davacının, dava dilekçesinde belirtilenin aksine, 2021 yılında değil, 2022 yılının Mayıs-Eylül ayları arasında mobilya dekorasyon işlerini peyderpey yaptığını, müvekkilinin de işlemler yapıldıkça davacının ücretini çoğu zaman elden olmak üzere davacının çalıştığı süre boyunca ve sonrasında tüm ödemelerini yaptığını, davacı yaptığı işlere karşılık olarak fatura düzenlemediği gibi, müvekkiline geçen bunca zamana rağmen borcunun olup olmadığını var ise miktarını bildirmediğini, aradan geçen uzun zamandan sonra davacı tarafın, müvekkilinin yaptığı ödemelerin elden yapılmış olmasını kötü niyetli olarak kullanarak müvekkili hakkında haksız ve gerçeğe aykırı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul kaydına gelmemek kaydı ile bir borç var ise dahi borcun miktarı icra takibinde belirtilen tutarın gerçeği yansıtmadığını belirterek öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının yapılacak yargılama neticesinde elde edilecek belge ve deliller de dikkate alınmak suretiyle esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... İcra Müdürlüğünün 2024/ Esas sayılı dosyasında; başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından yapılıp davalıya teslim edildiği iddia olunan mobilyaların bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.Dosyanın taraflarının ,davaya konu uyuşmazlığın çıktığı 2021 tarihi itibariyle tacir olup olmadıkları vergi dairesinden sorulmuş olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davacı ve davalının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/772, K. 2025/534, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-772-e-2025-534-k-25b3d25dd26b