İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/380 E. 2019/241 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/380
- Karar No
- 2019/241
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/380 Esas KARAR NO : 2019/241 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 29/04/2019 Yukarıda tarafları yazılı olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilce görülen iş bağlamında davalı firma ile kompresör kiralama hizmeti sunulması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma neticesinde müvekkil firmaca davalı firmaya ilk olarak 18/06/2018-22/06/2018 tarihine kadar 4 günlük kompresör kiralama hizmeti sunulduğunu ve bu hizmet için müvekkil şirketin 11.800 TL alacağı doğduğunu, bunun ardından davalı yana 26/06/2018 ile 28/06/2018 tarihleri arasında 3 günlük kompresör kiralama hizmeti verildiğini ve bu hizmet için de 3.835 TL alacak doğduğunu, toplam alacağın 15.635 TL olduğunu, müvekkil şirketçe alacak talep edilmiş olmasına rağmen davalı yanca borçlu olmadığının dile getirildiğini ve hiçbir suretle ödeme yapılmadığını, alacağın temini için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla borçlunun icra takibine karşı yaptığı borca itirazının iptaline ve takibin devamına, takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve haksız olarak itiraz ettiği takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı dosyası ile 2 tane icra takibi başlattığını, davacı tarafın ... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini işbu davaya konu ettiğini, davacı tarafın müvekkilinin bilgisi dışında tek taraflı olarak müvekkil şirket adına düzenlediği ve müvekkil şirkete ulaşmayan dolayısıyla müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında olmayan faturalara dayalı olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını,müvekkil şirket açısından doğan bir borç olmadığını,bu yüzden takibe itiraz edildiğini, taraflar arasında bir işin yerine gtirilmesine dair bir anlaşma var ise bu iki taraf arasında olması gereken ve her işleminde iki tarafın onayı, bilgisi ve rızası ile olması gerektiğini, müvekkil şirket açısından doğmuş bir borç olmadığından ve iddia edilen kompresör çalışma formlarının da işaret ettiği faturaların takibe dayanak faturalar olmadığı görüldüğünden itiraz edildiğini, bu itirazın haksız olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, belirtip açılan davanın reddine, takibe konu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini beyan etmiştir. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre;Davacı şirketin sondaj sektöründe faaliyet gösterdiğini ve davalı şirket ile aralarında kompresör kiralama hizmeti sunulması hususunda anlaştıklarını beyan ederek bu anlaşma kapsamında verilen hizmetten kaynaklı davalı şirketin borcu ödemediğinden bahisle hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiği ve itirazın iptali istemi ile Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, davacı ile davalı şirket arasında kira sözleşmesi bulunduğu dikkate alındığında,HMK md. 4/1-a hükmü uyarınca kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerinde olduğu, HMK md.114/1-c hükmüne göre davanın görevli mahkemede açılması ve görülmesinin dava şartı niteliğinde olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği, mahkememizin görevsiz olduğu, HMK md.115/2 hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı. 29/04/2019 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı