İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/461 E. 2025/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/461
Karar No
2025/516
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/461 Esas KARAR NO : 2025/516 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/09/2024 tarihinde saat 22.50 sıralarında sürücü...ın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araç ile Bingöl İli istikametinden Muş ili istikametine seyir halinde iken ... ilçesi ...rket önüne geldiği esnada (km 46+200) aracının ön kısımları ile yol üzerinde bulunan başıboş küpe numarası bulunmayan, sahibinin sonradan davalı olduğu tespit edilen ineğe çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ...'a atfedilebilecek bir kusur olmadığını, hayvan sahibi ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 69/1 (taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında hayvan bulundurmak, binek hayvanları, kurallarına uymadan sevk ve idare etmek veya ettirmek, başıboş bırakmak) maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini,... plakalı aracın davacı müvekkili nezdinde ... poliçe numaralı... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile kasko sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araçta meydana gelen hasarı, Kasko Poliçesi gereğince ve alınan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalısına 20/12/2024 ve 27/12/2024 tarihlerinde 132.196,30-TL olarak ödediğini, ödenen tutar bakımından müvekkili sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğunu, bu kapsamda başıboş hayvan sahibi davalı ... aleyhine icra takibine geçtiklerini... plakalı araçta meydana gelen hasarın ... sbm rapor numaralı kesin ekspertiz raporu ile belirlendiğini, bu rapor uyarınca müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldıktan sonra, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlandığını, işbu icra takibine 13/02/2025 havale tarihli dilekçe ile davalı/borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yapılan bu itiraz neticesinde söz konusu icra takibi durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulüne, dava sonuna kadar davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine haksız yapılan itirazın iptaline ile takibin kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminatın sorumludan tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptalidir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115.maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 30/05/2019 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Somut olaya gelince; Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davalının potansiyel mükellef olduğu, davacının dava dışı şirketin kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğu, davacının yaptığı ödeme ile birlikte sigortalısının TTK' nun 1472. gereği halefi konumunda bulunduğu, halef olan davacının, sigortalı yerine geçeceği ve sigortalının iş bu maddi tazminata konu davayı açması halinde davanın görüleceği mahkeme ile halef konumunda bulunan davacının açması durumunda da ihtilafı çözecek olan mahkemenin aynı olması gerektiği sabit olduğundan haksız fiile ilişkin açılan davada ihtilafın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde çözümlenmesi kanaatine varılarak davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-Yargılama ücreti, vekalet ücreti ve sair hususların görevli mahkemece ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025 Katip ... ¸e imza Hakim ... ¸ eimza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/461, K. 2025/516, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-461-e-2025-516-k-0394aed02bd0