İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/545 E. 2024/1187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/545
- Karar No
- 2024/1187
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/545 Esas KARAR NO : 2024/1187 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2022 KARAR TARİHİ: 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "... Müvekkil ile davalı arasında bir süredir devam eden ticari ilişkinin mevcut olduğunu, Müvekkil tarafından sattığı çeşitli mallara ve hizmetlere karşılık karşı tarafa 24.06.2022 tarih... sıra nolu, 181.918,24 TL bedelli E- fatura kesilmesine rağmen alacağını alamadığını, bu sebeple davalı şırket aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu şirket vekili aracılığıyla icra takip dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini ve takip dosyasının durdurduğunu, sonrasında arabuluculuk yoluna başvurulsa da davalı ile bir anlaşma sağlanamadığını, Davalının icra takıbıne itirazının haksız ve dayanıksız olduğunu, süre kazanmaya yönelik olduğunu, davalı borçlunun icra dosyasına asıl alacağının % 20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ederiz . " şeklinde dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. GEREKÇE : Dava; İİK 67 uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. Uyuşmazlık ise; 24.06.2022 tarihli, ... nolu fatura alacağına ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Somut olayda; takibe ve davaya konu 24.06.2022 tarihli, ..... nolu fatura içeriği incelendiğinde "Satış" faturası olduğu, İşin Adı olarak "Elektronik Devre Elemenları Alım İşi" ibaresinin yazılı olduğu, işin niteliği itibariyle davanın Mutlak Ticari Dava niteliği taşımadığı; Davalının kamu kurumu olması ve kamu kurumu iştiraki mahiyetinde şirket olmaması hususları değerlendirildiğinde tacir sıfatını taşımadığı, her ne kadar davacı ticari şirket ise de taraflardan birinin tacir olmasının davaya ticari dava hüviyeti kazandırmadığı gözetilerek davanın mahkemeizin görev alanı dışında kaldığının kabulü gerekmektedir. TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK 114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, fakat davalının yokluğunda verilen işbu karar tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza