İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/829 E. 2025/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/829
Karar No
2025/79
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/829 Esas KARAR NO : 2025/79 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 15/12/2023 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş seyahat acenteliği faaliyetleri yürüten bir şirket olduğunu, ... ile yapılan işbirliğine istinaden 2012 yılı Nisan Ayından itibaren ... tarafından Türkiye'ye tedavi amacı ile gönderilen yaralı ve hasta ...'lı vatandaşlara konaklama, ulaşım ve benzeri ihtiyaçlar için hizmet verdiğini, bu çalışmaya istinaden 01/06/2017 tarihinde ... ile imzalanan konaklama ve konaklama dışındaki hizmetlere ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında sunulan konaklama ve konaklama dışındaki tüm hizmetlere davası şirket tarafından usulüne uygun bir biçimde faturalar kesildiğini ve davalı tarafa gönderildiğini, kesilen faturaların davacı kayıtlarına işlendiğini, kesilen her faturaya dair onay alınmak üzere davalı tarafa mail gönderildiğini, onay mailleri üzerine bu faturaların davacının kayıtlarına işlendiğini, her iki tarafın ticari defterleri incelendiği taktirde borç ve alacağı tahakkukların yapıldığı ve usulüne uygun bir şekilde vergi ve yasal beyannamelerin verildiğinin görüleceğini, davacı şirket tarafından talebi gelmiş olan ve tamamlanmış olduğu hizmetlere ilişkin faturalarını anlaşılan periyotlarda davalı tarafa ilettiğini ve onaylarını almış veyahut süresi içinde herhangi bir itiraz ile karşılaşmadığını, davacı şirketin uzun süredir alacaklarını tahsil edemediğini, ...Şirketinin alacağının tamamının muaccel hale gelmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple huzurdaki davanın ikame edilmesinin zorunlu hale geldiğini, davalarının kabulü ile 1.374.048,03 Euro'nun yabancı para alacaklarına kamu bankalarınca bir yıllık vadeli Euro mevduatına uygulandığı en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına ve müvekkili heline vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği düzenlenmiştir. Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mutlak ticari dava değildir. Davalı ... Büyükelçiliği'de tacir değildir. Davalı tacir olmadığında ve dava TTK nın 4. Maddesinde yazılı hususlardan kaynaklanmadığına göre davacının tacir olup olmadığının önemi de kalmamaktadır. (Yargıtay 15 HD nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c. bendi gereğince dava şarti olan bu husus, HMK'nın 115/1. Maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; TTK nun 4/1ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve görevin dava şartı olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliğine, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-) H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, işbu görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 2-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/02/2025 Başkan ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Katip ... E- imzalıdır.

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/829, K. 2025/79, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-829-e-2025-79-k-f5307f215a27