İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/25 E. 2025/75 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/25
- Karar No
- 2025/75
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/25 Esas KARAR NO : 2025/75 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Taraflar arasında akdedilen .... Noterliğinin 19.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydı ile satış sözleşmesi ile; ... şasi numaralı, ... motor numaralı ve ... plakalı ... marka minibüs, mülkiyeti muhafaza edilerek davalıya devredildiğini, davacının bu edimi karşılığında, davalı da 19.11.2019 tanzim ve 19.11.2024 vade tarihli, 120.000,00-TL vade tarihli bonoyu düzenlediğini, ancak bononun vade tarihi geçmesine karşın davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın mülkiyeti muhafaza edilerek davalıya devredilmesine karşın bono bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmemesi, davalının alacakları tarafından söz konusu araca takyidatlar konulması, yakalanarak muhafaza edilmesi, satış işlemlerine başlanması, kıymet takdirinin dahi yapılması hususları birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin mağdur olduğunu, açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplere binaen; öncelikle ... plakalı araca konulan takyidatlar nedeniyle icraen yapılacak satışların durdurulması ve her ne şekilde olursa olsun satışının ve devrinin önlenmesine yönelik teminatsız olarak ihtiyati tebdir kararı verilmesine, taraflar arasında düzenlenen .... Noterliğinin 19.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydı ile satış sözleşmesinin FESHİNE, araç üzerindeki tüm takyidatların terkinine ve davalı üzerindeki kaydın iptali ile müvekkil adına geçirilmesine ve tesciline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini Sayın Mahkemenizden vekaleten arz ve talep etmiştir. Dava, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesinin feshi ile satış sözleşmesine konu aracın davacı adına sicile kaydı istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafından mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesi ile üzerine kayıtlı ... plakalı aracını davalıya mülkiyeti muhafaza kaydıyla devrettiğini, bunun karşılığında davalının 120.000 TL bedelli bonoyu ödememesi sebebiyle sözleşmenin feshi ile takyidatlardan ari şekilde aracın kendi üzerine tescilini talep ettiği, somut uyuşmazlığın ticari bir dava niteliği taşımadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı, sonuç olarak davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf odasına kayıtlı olduğu, vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde ise 31/10/2024 tarihinde terk kaydının bulunduğu, dava tarihi itibariyle vergi kaydının bulunmadığı, 31/10/2024 tarihinden önce ise işletme esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usûl Kanununun 177. Maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-Tedbir kararının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.05/02/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır