İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/98 E. 2025/16 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/98
Karar No
2025/16
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/98 KARAR NO : 2025/16 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 11/02/2020 KARAR TARİHİ : 07/01/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2018 tarihinde, davalı...ya ait ve onun sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, ...Cad. No:... Karabağlar İzmir adresinde cadde üzerinde yaya konumunda bulunan müvekkil ...'e çarptığını, bu çarpma sonrasında yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olup müvekkil ağır bir şekilde yaralanmış ve kalıcı olarak sakatlandığını, kaza sonrasında müvekkil bedeninde oluşan ağır yaralanma neticesinde çeşitli hastanelerde ameliyatlar geçirmiş ve uzun süren tedaviler gördüğünü, vücudunda meydana gelen kalıcı sakatlık kendisini maddi ve manevi yönden derinden etkilediğini... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı araç sürücüsü ve maliki ile aracın sigorta şirketi meydana gelen tüm zararlardan sorumlu olduklarını, sigorta şirketine yasal sorumluluğu gereği ödeme yapması için ihtarname gönderildiğini, ihtarname 23.03.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin 15 günlük yasal süresinde ödeme yapmadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketine başvuru şartları yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, öncelikle sigorta kuruluşuna başvuru yapılması ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgelerin sigorta şirketine teslim edilmesi gerektiğini, davanın araç malikine, araç sürücüsüne ve SGK’ya ihbarı gerektiğini, zira davacı tarafın, herhangi bir ödeme almış ise aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, geçici iş görmezlik tazminatı talepleri hem 6111 sayılı kanun gereği hemde trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içersinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının iyileşip iyileşmediğini, kaza sonrası tedavisine devam edip etmediğinin, sakatlanmasına uygun tedavi görüp görmediğinin belli olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... dava dosyasına cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, haksız fiilden kaynaklanan geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 07/06/2023 Tarih ve... Sayılı Raporunda; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Aktüerya Uzmanı Av. ...'ın 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 01.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürekli malul kalmayan davacının, 6.412,00 TL maddi zararının olduğu tespit edilmiştir. Adli Trafik Uzmanı ...in 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı yaya...in dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 68/b ve Yönetmeliğin 138/d. maddelerinde belirtilen hükümleri ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, ...'nın 2918 sayılı KTK nin 52/1-b maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu tespit edilmiştir. Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır. Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur. Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder. Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz. Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. 6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır. Davalı yaya ...'in 2918 sayılı yasanın 68/b maddesini ve KTK'nun 138/d maddelerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğu, davalı sürücü .. plaka sayılı araç sürücüsü) 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu edilen trafik kazasından kaynaklı cismani zarar tazminatı istemi ile ilgili olarak, kazadan kaynaklı olarak hangi araç sürücüsünün kusurlu olduğu ile ilgili Adli trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, araç sürücüsü ile davacı yayanın 2918 sayılı yasanın yukarıda belirtilen maddelerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumuna birlikte etki ettikleri, 26.11.2024 tarihli celsede davacının ve davalı sürücünün kazaya etki oranlarının tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde, davacının maluliyet durumuna ilişkin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından tüm vücut fonksiyon kaybının %7 ve geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğuna dair düzenlenen raporun sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda, davacının maluliyet oranının %0 ve geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği, bu haliyle hem raporların farklı yönetmelikler dikkate alınarak hazırlanması hemde geçici iş göremezlik süresi ve engel oranı ile ilgili çelişkiler içerdiği anlaşılmakla, Adli Tıp Kurumu ...ihtisas kurulu tarafından çelişki giderici mahiyette rapor alındığı, raporun sonucunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 ve geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Kusura ilişkin alınan rapor ve maluliyet ilişkin mahkemece kabul edilen rapor doğrultusunda aktüerya hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda mahkemece yapılan kusur oranı tenzili ve davacı tarafın talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-)3.206,00 TL tazminatın 04.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 01.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...an müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-)Sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin REDDİNE, 4-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 53,04 tamamlama harcından mahsubu ile 507,96 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-)Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 53,04 tamamlama harcı, 3,750,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 745,25 TL posta ve tebligat ücreti, 2.647,65 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplamda 7.304,74 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 3.206,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-)1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı ...vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/98, K. 2025/16, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-98-e-2025-16-k-a64d7caf5877