İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/472 E. 2025/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/472
- Karar No
- 2025/91
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/472 Esas KARAR NO : 2025/91 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 20.01.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup gerçekleşen kazada müvekkiline ait araçta değer kaybı zararı oluştuğunu, işbu dava bu değer kaybı zararının tazmini ve değer kaybının tespiti için aldırılan ekspertiz raporu ücretinin talep edilmesi için açıldığını, ikame ettikleri bu davanın TTK gereğince mutlak ticari dava olup bu kapsamda dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk aşamasında dava konusu hususların müzakere edildiğini, ancak anlaşılamadığını, Müvekkiline ait... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 20.01.2024 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait... plakalı aracın kusurunun bulunmadığını, 20.01.2024 tarihli kaza neticesinde müvekkili aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper b...'a dosya teslim edildiğini edilmiş ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkili aracında 80.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, ekspere hizmet bedeli olarak 889,76 TL ödendiğini, değer kaybı zararının tespiti için ekspere ödenen 889,76 TL hizmet bedelinin de karşılanmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 889,76 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; Dava değeri artırım dilekçesinin kabulüne, 20.000,00 TL değer kaybı alacağımızın kaza tarihi olan 20.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, 889,76 TL ekspertiz hizmet bedelinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.a karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkil şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, sigortacı olan müvekkili şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "..− Değer kaybı bedeli yönünden: ...plaka sayılı ....3 TCE 160 EDC 2020 model otomobilde 20.01.2024 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı meydana gelen değer kaybı bedeli 60.000,00 TL. olarak tespit edilmiştir. Somut olayda davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı otomobilde meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 60.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre 03.04.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından 40.000,00 TL. değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olması nedeniyle 20.000,00 TL. olarak hesaplanan bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davalı... Sigorta A.Ş. tarafından 03.04.2024 tarihinde değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olmakla nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere 03.04.2024 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait...plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan...plaka sayılı araçlar arasında 20/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen...plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 11/01/2024-11/01/2025 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 200.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Kusur dağılımının belirlenmesi noktasında kusurun ağırlığı ve dağılımının takdiri münhasıran hakimin yetkisinde olmakla birlikte uygulamada kusur dağılımına esas kural ihlallerinin tespiti yönünden sıklıkla bilirkişi raporu alınmaktadır. Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 266/1.maddesinin 2.cümlesinde yer alan "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü uyarınca kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı genel bilgi ve tecrübeyle çözümlenebilecek nitelikte ise bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve kazayı gerçekleştiren her iki taraf araç sürücüsü tarafından düzenlenmiş ve taraflarca yargılama sırasında kaza oluş şekli yönünden itirazda bulunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın trafikte seyri sırasında trafik yoğunluğu nedeniyle araçların durduğu noktada durması sonrasında davalının sigortalısı aracın dava dışı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın duramayıp davacıya ait araca çarptığı, çarpma şeklinin araç sürücüsü ... tarafından kaza tespit tutanağında "A aracımla havanın yağışlı olmasından B aracının yavaşladığını fark etmedim. Aracım kayarak B aracınla arkadan vurdum" şeklinde açıklandığı görülmüştür. Kaza tespit tutanağında anlatımı belirtilen kaza oluş şekline göre davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...'in KTK'nın 52/b ve c maddelerinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davacıya ait araca duraklamalı ilerleyen trafikte arkadan çarpma suretiyle sebebiyet verilen kazanın çözümlenmesinin genel bilgi ve tecrübeyle mümkün olduğu gözetilerek mahkememizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmaksızın resen gerçekleştirilen değerlendirme sonucu davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 1.160.000,00TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 60.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait araçta gerçekleşen hasar ve onarım gören parçalar ile aracın marka, model, segment ve kullanım ömrüne göre, özellikle aracın ilk tescil tarihinin 2020 yılı oluşu ve kaza tarihinde 41.665 KM kullanım geçmişi bulunan aracın rayiç değerinde önemli ölçüde azalma gerçekleşeceği gözetilerek piyasa şartları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen 60.000,00-TL değer kaybı zararının yerinde olduğu anlaşıldığından davacıya ait aracın 60.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı olduğu kabul edilmiştir. 9-Davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde davacı tarafa 03/04/2024 tarihinde 40.000,00-TL kısmi değer kaybı zararı ödemesi yapılmış olduğu anlaşılmakla davalı şirketin bakiye değer kaybı sorumluluğunun 20.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 200.000,00-TL olduğundan dava öncesi ve dava sırasında gerçekleşen ödemelerin mahsubu gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından dava öncesinde 40.000,00-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla başkaca bir ödeme belgesi sunulmadığından davalının sorumluluk üst sınırı 160.000,00-TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekilinin 08/11/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 20.000,00-TL'ye yükseltildiği görülmüştür. Mahkememizce davacıya ait aracın değer kaybından dolayı davacının bakiye 20.000,00-TL değer kaybı zararı bulunduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu temerrüt tarihinden itibaren başlamakla, dava öncesinde 19/03/2024 tarihli e-posta yazılı başvuru sonrasında talep dilekçesinde 15 gün süre verildiğinden 03/04/2024 tarihinden itibaren, zarar veren aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faiz türü üzerinden belirlenen faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 10-Davacı tarafça ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiştir. Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde 08/03/2024 tarihli 889,76-TL tutarlı ekspertiz ücreti faturasının ve ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, ekspertiz hizmetinin niteliğinin ve fiyatlandırmasının piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. 11-Arabuluculuk dava şartı kapsamında Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin hangi tarafın sorumluluğunda olduğu yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede, her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 20.000,00-TL bakiye değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti 160.000,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 03/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 938,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 70,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 889,76-TL ekspertiz ücreti toplamı 4.387,36-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2025 Katip... E imza Hakim ... e-imzalıdır