İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/204 E. 2025/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/204
- Karar No
- 2025/22
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/204 Esas KARAR NO:2025/22 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:26/02/2016 KARAR TARİHİ:15/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının CMR sorumluluk sigortalısı dava dışı ... firmasına ait otomotiv yedek parçası emtiasının Almanya’dan Türkiye’ye nakliyesinin davalı ... tarafından üstlenildiğini, yüklemesinin de diğer davalı ... tarafından yapıldığını, davalı ...'un yükleme, depolama hizmeti faturasına göre taraf gösterildiğini, diğer davalının ise fiili taşımayı yapan alt taşıyıcı olduğunu, yükün taşımasının kısmi araç yükü-parsiyel taşıması şeklinde davalı ... tarafından ifa edildiğini, yükün yükleme-istiflemesinden kaynaklı hasarın taşıma süreci sonunda tespit edildiği ve CMR taşıma senedi üzerine hasar şerhi düşüldüğünü, sigorta ekspertiz raporuna göre hasar şekli ve hasar zararı miktarının aydınlatıldığını, toplam 2.501,05 EURO tazminatın davacı yanca ödendiği ve TTK ilgili hükümlerine göre sigortalısına halef olan davacının işbu davayı ikame ettiğini, Davacı yanca 16.02.2015 tarihinde girişilen takibe 26.02.2015 tarihinde itiraz edilmekle takibin durdurulduğu, bu davanın itirazın iptali davası olarak ikame edildiğini, davalılar tarafından haksızca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak kaydıyla davalıların icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar müvekkillerinin konşimentodan taşıma işini gerçekleştiren firmalar olduğu anlaşılsa da, taşıma işinde hiçbir şekilde yer almayan ve ücret almayan davalıların ne asaleten ne de izafeten dava konusu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı aleyhine % 40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz 25/04/2017 tarihli 2016/204 Esas 2017/315 Karar sayılı ilamı ile; Konşimento, taşıma belgeleri ve hasar dosyasına göre, her iki davalının da taşıyıcı firma olmadığı, taşıyıcının acentesi da olmadıkları, taşıma işini yapan firmanın davalılar ile ilgisi olmayan yabancı bir firma olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından 08/02/2018 tarihli 2017/972 esas ve 2018/103 karar sayılı ilamı ilamı ile "Dosyada aleyhine izafeten dava açılan ..... Ltd Şti'nin taşımayı ve yüklemeyi yapan şirketin acentesi olduğuna yönelik bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Varolan belgelerde bu şirketin ismi yer almamaktadır. ...... Şirketinin davalıların acentesi olmadığının anlaşılmasına göre, doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken doğrudan ... Şirketinin davalıların acentesi olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde değildir" gerekçesiyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, 2.406,88 EURO asıl ve 94,17 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.501,05 EURO alacak üzerinden haciz yolu ile takib e girişildiği, takibin 16.02.2015 tarihli olduğu, davalı ... vekili tarafından 26.02.215 tarihli dilekçe ile tüm borç ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin 10.08.2015 tarihi itibarı ile takibin durdurulduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davacı yanın takip dosyasındaki alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 14/10/2023 tarihli raporunda; dosyada sunulu sigorta poliçesi ve ödeme dekontu ile teyit edilen tazminat ödemesi bakımından; davacının TTK m.1481 gereği, ödemesi miktarı ile sınırlı olarak eksper raporu ile belirlenen 2.406,88 EURO ile sınırlı sigortalısına halef olduğu ve işbu rücuen tazmin talebi ve davası bakımından alacaklı olduğu, somut olayda CMR hükümlerine tabi taşıma süreci ve taşıma sürecinde taşınan parsiyel yükün yükleme kaynaklı hasar zararına uğradığı, davalıların %50 kusurlu sorumlu olmalarına karşın, davacıya karşı ticari iş esasına göre müteselsilen sorumlu olacakları, işlemiş faiz talebi bakımından CMR m.27 uyarınca talep ve talepten itibaren faiz hesabı şartının gerçekleşmediği, bu nedenle takip tarihinden itibaren %5 yıllık faiz ile talepte bulunulabileceği, davanın tazminat davası olduğu, kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektirdiği, inkar tazminatı taleplerinin yüce mahkemenin takdir ve değerlendirmesini gerektirdiği, davalı ... firmasının davalılardan ... firmasının Türkiye işlerinde acente sıfatı ile hareket ettiği değerlendirmesi bakımından, BAM kararı karşısında nihai takdirin yüce mahkemeye ait olacağı, şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, CMR sigorta poliçesi ile sigortaladığı dava dışı ... şirketinin sigortacısı olduğu, ... şirketinin taşıma organizasyonunu üstlendiği parsiyel yükü davalılardan ... tarafından işletilen depoda tuttuğu, yükün tutulan bu depodan alınarak Almanya'dan Türkiye'ye naklini ise davalılardan ... şirketi ile birlikte yerine getirdiği, bu durumun CMR belgesinden anlaşıldığı, varış yerinde yapılan tespitlerde emtianın taşıma sürecinde parsiyel yük yükleme, istifleme, sabitleme hatası ve sıkışık yüklemeden dolayı hasarlandığının teslim tesellüm tutanağı ile CMR taşıma senedinde gösterildiği, davacının sigortalısı dava dışı ... şirketinin akdi taşıyıcı, davalı ... şirketinin yükleme firması, davalı ... şirketinin ise emtianın fiili alt taşıyıcı olduğu, emtianın kısmi araç yükü olduğu da gözetildiğinde davalıların parsiyel yükün gerek taşıma güvenliği gerekse işletmecilik güvenliği zaafından meydana gelen zarardan %50 eşit kusurlu ve davacıya karşı müteselsil sorumlu oldukları, bu durumun CMR 17/1 maddesinde belirtildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde ve sigorta eksper raporunda belirlenen hasar ve zararın somut olaya uygun gözüktüğü, ödenen miktardan davalıların sorumluluğunda olan 2.406,88 EURO tazminatın poliçe limiti dahilinde olduğu, bu tespitler dikkate alındığında davalıların pasif husumet itirazının yerinde olmadığı, ödenen tazminattan sorumlu oldukları, her ne kadar bilirkişi tarafından davacının, davalılardan, temerrüde düşürülmediklerinden bahisle faiz talepleri ve talep edilen faiz oranın yerinde olmadığına dair görüş beyan edilmişse de, dosya kapsamına dikkat edildiğinde taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunmayıp sigorta poliçesinden doğan sigorta ilişkisi bulunduğu, sigorta ödemelerinden kaynaklı rücuen tazminat taleplerine ödeme tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, ödeme tarihi 24/07/2014, takip tarihinin ise 13/02/2015 olduğu bu haliyle takip tarihine kadar işletilen EURO faizin banka internet sitesi üzerinde tespit edilen merkez bankası verileri ile uygun olduğu ve buna göre hesaplandığı anlaşılmakla davalılar tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketler tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalıların dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davalılar tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 7.077,71 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 1.415,54TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 120,87-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 494,53-TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 120,87-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 7.077,71-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 29,20 TL, istinaf karar harcı 31,40 TL, bilirkişi ücreti 4.000,00 TL, posta gideri 440,00 TL olmak üzere toplam 4.500,60 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.15/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır