İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/793 E. 2024/841 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/793
Karar No
2024/841
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/793 KARAR NO:2024/841 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:23/11/2022 KARAR TARİHİ:24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ... no'lu Trafik Poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu ... plakalı motosiklet, 28.10.2016 tarihinde ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken araç hakimiyetini kaybederek kaldırıma çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan ... yaralanmış ve malul olduğunu, mahallinde tutulan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosyada bulunan diğer belgelere göre; ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetsiz ve 8/8 kusurlu olarak kazaya ve yaralanmaya sebebiyet verdiği tespit edildiğini, sözkonusu kaza sebebiyle yaralanan ... tarafından müvekkil şirkete karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, davacı şirkete karşı açılan tazminat davasında davacı şirket ile ... arasında anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği müvekkil şirket tarafından ...'e 08.08.2022 tarihinde 299.301,05.-TL tazminat ödendiğini, ödenen tazminattarı vekalet ücretinin stopaj kesintisi ve KDV tevkifatı yasal zorunluluk olarak düşüldüğünü, davalı yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, davalının haksız ve kötünüyetli itirazının iptalı ile takibin devamı, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine ...'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı aleyhine ...İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E.sayılı dosyasından yapılan icra takibine karşı süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durduğunu davacı tarafından yapılan arabuluculuk başvurusu anlaşmama ile neticelenmiş ve itirazın iptali istemi ile dava açıldığını, dava dilekçesinde yazılı olması sebebiyle öğrenildiği kadarıyla, ... plaka nolu motosiklet 28.10.2016 tarihinde ... isimli kişiye çarpması sebebiyle cismani zarar oluşturmuş ve bu nedenle davacı sigorta şirketi kendisine karşı açılan dava sürecinde, ... ile anlaşmaya varmak suretiyle ödeme yaptığını, İcra takibi ve açılan davada, ...’e tazminat olarak anlaşma ile ödenen tutarın davalıdan tahsili talep edildiğini, 2.Açılan dava çeşitli nedenlerle hukuka aykırı olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plaka nolu motosikletin kaza tarihi olarak bildirilen 28.10.2016 tarihi öncesinde, davalı ekte sunulmakta olan “araç satış sözleşmesi” ile 23.09.2016 tarihinde sözü edilen motosikleti Muhammet Alkan isimli şahsa sattığını, kaza tarihi olarak bildirilen tarihte, davanın açılmasına neden olarak gösterilen motosikletin malik ve işleteni davalı müvekkil olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini dava ve davada talep edilen hususların tümü zaman aşımına uğramış bulunduğunu, yukarıda yer alan ve davanın müvekkile tevcihinin mümkün olmayacağına ilişkin savunmaya ek olarak davanın zaman aşımı nedeniyle de reddine karar verilmesini, icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarının %20 sinden az olmayacak şekilde davacının tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini, davanın reddine, Haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davacının %20 oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; ... Dr. ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi ve ...'e müzekkere yazılarak 28/10/2016 tarihli kaza nedeniyle dava dışı 3. Kişi ... (TC:...)'in kaza ve sonrasındaki tedavilere ilişkin evrakların ve düzenlenmiş ise engelli raporunun , hasta dosyasında film ve grafiği celp edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı tarafından meydana gelen trafik kazasında zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı vekili; davacı şirket tarafından ... no'lu Trafik Poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu ... plakalı motosikletin, 28/10/2016 tarihinde ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken araç hakimiyetini kaybederek kaldırıma çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan ... yaralanmış ve malul olduğunu, mahallinde tutulan ölümlü/yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosyada bulunan diğer belgelere göre; ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetsiz ve 8/8 kusurlu olarak kazaya ve yaralanmaya sebebiyet verdiği tespit edildiğini, sözkonusu kaza sebebiyle yaralanan ... tarafından müvekkil şirkete karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, davacı şirkete karşı açılan tazminat davasında davacı şirket ile ... arasında anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği müvekkil şirket tarafından ...'e 08/08/2022 tarihinde 299.301,05.-TL tazminat ödendiğini ifade ederek davanın kabulüne karar verilmesini; davalı vekili de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ... plaka sayılı motosikletin davalıya ait olup, davacı sigorta şirketi tarafından, kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğu ve kaza tarihinde dava dışı ehliyetsiz sürücü ...'in sevk ve iradesinde iken, trafik kazası gerçekleştiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından ödenen tazminatının, sigortalı olan davalıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, dava dışı malul kalan ...'in maluliyet raporu alınması için bile olsa doktora sevkinin zorunlu olup olmadığı noktasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce dava dışı 3. Kişi olan ...'in kaza ve sonrasında tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarına ayrı ayrı müzekkere yazılarak ...'e ait tedavi belgeleri getirtilmiş ve ATK'dan maluliyete ilişkin rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun 29/04/2024 tarihli raporunda; ... hakkındaki rapor düzenlenebilmesi için;1) Kişinin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği'ne sevki sağlanarak; sağ patella kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli (sağlam tarafla karşılaştırmalı) ortopedik muayenesi (kısalık-atrofi-pseudoartroz belirtir) ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (...) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen gönderilmesi, talep edilmiştir. Mahkememizin 02/07/2024 tarihli celsesinde dava dışı ...'e "ATK ön raporunda belirtilen muayene ve tetkik işlemlerinin yapılması için gerekli sevk işlemlerine esas olmak üzere mahkeme kaleminde hazır bulunmasına, muhtıraya icabet ederek mahkeme kaleminde hazır bulunması halinde dava dışı ...'in gerekli muayene ve tetkik işlemlerinin yapılabilmesi için bir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek ATK ön raporunda belirtilen tetkiklerin yapılmasının istenilmesine" şeklinde muhtıra çıkartılmış ancak dava dışı ... tarafından muhtıraya icabet edilmemiştir. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK, 05/02/2019, E. 2017/17-1088, K. 2019/65 tarih ve sayılı kararı). Yine Türk Ticaret Kanunu'nun "Halefiyet" başlıklı 1481. Maddesi "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. (2) Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı gereğince, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (3) Sigortalı veya zarar gören, birinci fıkra gereğince sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı m. 266 (1) hükmünün ilgili kısmı "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." düzenlemesini içermektedir. Bilirkişi incelemesinin esası; uyuşmazlığın çözümünde gerekli olan özel veya teknik bilgiyi dava dosyasına temin etmektir. Bu bağlamda hâkim, hukuk bilgisi dışında kalan ve niteliği gereği özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususları, alanında uzman kişi veya kişiler aracılığıyla inceleyecek ve elde edilen bilgi ile yapılacak değerlendirme sonucu karar tesisi için gereken kanaate ulaşabilecektir. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel veya teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle zorunlu olarak ATK'dan rapor aldırılması için başvurulmuş ise de, dava dışı 3. Kişi ...'in rızası kapsamında sağlık kuruluşuna müracaat etmeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 3.641,33 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.213,73‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 48.239,46 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/793, K. 2024/841, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-793-e-2024-841-k-9070b62d4b36