İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/752 E. 2025/23 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/752
Karar No
2025/23
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/752 KARAR NO : 2025/23 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/12/2019 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- işbu davaya konu alacak hakkında Davalı --- aleyhine, ---- İcra Müdürlüğü nezdinde bulunan ----- Esas numarasını haiz icra takip dosyası ile icra takip işlemlerini başlattığını, Davalı/borçlunun 14.11.2019 tarihinde işbu takip hakkında borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazda haksız ve kötüniyetli olduğunu, Müvekkil şirket----- itiraz üzerine 15/11/2019 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğunu, tarafların anlaşma sağlayamadıklarını, Dava dışı----- 04.01.2018 tanzim tarihli --- numaralı NAKLİYAT EMTİA ABONMAN SİGORTA POLİÇESİ ile müvekkili şirket -----sigortalısı olduğunu, satışa konu emtianın, 07.11.2018 tarihli ekli sevk irsaliyeleri ile, sürücü --- - idaresindeki -----plakalı tıra, sigortalı firmanın --- / -’ deki fabrikasından yüklenerek, alıcı firmaların ----- tesislerine, ---- adlı nakliyeci sorumluluğunda sevk edildiğini, yapılan taşıma esnasında, 08.11.2018 günü saat 04:40 sıralarında,-----Karayolu 20,50 km de, nakliye aracının, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ yan tarafında bulunan toprak araziye devrilmesi sonucu, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b (Aracının hızını, aracın yükü ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurmamak) maddesince kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, kaza sonrası, olay yerine dağılan emtianın toplatılarak ----- plakalı nakliye aracına aktarılıp sigortalı firma tesisine geri getirildiğini, söz konusu hasarın incelenmesi amacı ile sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunun öğrenildiğini, aktarma yapılan nakliye aracı içinde yapmış oldukları incelemede birçok piliç etinin kirlenmek, ezilmek ve dağılmak suretiyle hasarların oluştuğunu, Sigortalı firma yetkilileri ile yapmış oldukları görüşmeden ürünlerin kaza sonucu, yaklaşık 4 saat boyunca dışarıda kalması sonucu soğuk zincirinin kırıldığını, ürünlerin, kaza sonucu soğuk zincirin kırılmış olması nedeniyle, renk değişimlerinin başladığının görüldüğünü, ürün ambalajında, “0-3°C’ de saklayınız. Son tüketim tarihine kadar muhafaza edebilirsiniz.” notu yer almakta olup ürünlerin son kullanma tarihinin de 13.11.2018-17.11.2018-18.02.2018 olduğu belirlendiğini, trafik kazası sonucu, olay yerine taşınmakta olan emtianın dağıtıldığını, dağılan emtiaların ambalaj bütünlüğünün bozulduğunu ve devrilen dorse ile geniş toprak alana saçılarak maddi zayi olduğunu, dağılan ürünlerin toplatılarak başka bir nakliye aracına yüklenip sigortalı firma tesisine geri getirildiğini, ancak birçok piliç etinin kirlenerek, ezilerek ve dağılmak suretiyle maddi zarara oluştuğunu, ürünlerin kaza sonucu, yaklaşık 4 saat boyunca dışarıda kalması sonucu soğuk zincirinin kırıldığını ve renk değişimleri görüldüğünü, bu durumdaki ürünlerin insani tüketimine uygun olmadığından rendering tesisinde imha edilmesine karar verildiğini, bu hasara ilişkin olarak, --- kayıtlarında ----- hasar ve rücu dosyaları açıldığını, hasara ilişkin zarar görenin sigorta şirketi ---- Sigorta tarafından ---- Ekspertiz Hizmetleri eksper faaliyetlerini yürütmesi için görevlendirildiğini, Müvekkilinin sigorta poliçesi teminatları kapsamında detayları ekspertiz raporunda açıklanan toplam 129.224,83 TL hasar tazminatını ---- Hasar No'lu dosya için 06/02/2019 tarihinde dava dışı----- ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi gereğince, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” buna göre, davalı/borçluya ait trafik kazasının müvekkile zarar vermesinden doğan rücu haklarının vukuu bulduğunu, Davalının yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadıgı yönünde itiraz etmiş olup, müvekkilinin alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, ---- İcra Müdürlüğü’nün ---- esas sayılı icra dosyası takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Takibe konu kazanın ---- meydana geldiğini, Müvekkilinin, ----- adresinde ikamet ettiğini, İcra takibinde yetkili icra dairesinin ---- icra dairesi olduğunu, bu nedenle, ----- İcra Müdürlüğünce yapılan işbu icra takibinde ----- İcra Dairesi yetkili olmayıp ---- İcra Dairesi yetkili olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, iş bu dava konusu uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk mevzuatına tabi olmadığını, davaya konu kaza sonucu, davalı tarafın iddia ettiği gibi, araçta bulunan bütün malın zayi olmadığını, araçta bulunan malın bir kısmı ( yaklaşık olarak 2.000 Kg ), aracın devrilmesi sonucu, ambalajının yırtıldığını, toprakla temas ettiğini, kaza sonrası, müvekkilinin, ---- arkadaşlarından yardım istediğini, baba-oğul ---- ( baba oğul aynı isimlidir. ) kazayı haber alır almaz 10 dk. İçinde kaza yerine vardıklarını, temin ettikleri insanlarla kazalı araç içindeki bütün ( hasarlanmamış, paketi açılmamış, toprakla temas edilmemiş ) malları ----- plakalı soğutma tertibatlı araca 2 saat içinde yüklendiğini, yükleme sırasında; kazalı araçtaki bir kısım malın. ( 8.273,230 Kg.) teslim edileceği ----- mal tesliminden sorumlu ----- geldiğini ve kendilerine ait malı teslim alabileceklerini telefonla davalının sigortalısı-----Yetkililerine söylediğini ancak,----- Yetkilisi malı teslim edilmeyeceğini söylediğini, bunun üzerine yüklenen aracın ----- tesislerinin olduğu ---- 09.11.2018 tarihinde gittiğini, ---- plakalı soğutma tertibatlı araç, ----- tesislerinde ekspertiz yaptırılacağı bahanesiyle bekletildiğini, araçtaki malın bozulmaması için, aracın soğutma tesisatının devamlı çalıştırıldığını, Ekspertiz incelemesinden sonra ----- plakalı araç,-----parçalama ünitesi önüne getirtildiğini ve araçtaki malın tamamının "tavuk yemi yapılmak " amacıyla parçalama ünitesine boşaltıldığını, Davacının delilleri arasında yer almakta olan Ekspertiz raporu kendilerine tebliğ edilmediğinden, buna ilişkin savunma haklarını saklı tuttuklarını, Davacının, bu kaza nedeniyle sigortalısına 129.224,83.-TL hasar bedeli ödediğini beyan ettiğini ve işbu davayı 106.981,63.-TL değer üzerinden açtığını, kaza sonrası kazaya konu malların tamamının hasar görmediğini ancak hasar görmüş gibi ekspertiz raporunun tutulduğu anlaşıldığını, gerçek zararın 129.224,83.-TL olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin uğrayacağı zararların tazmin edilebilmesi, rücu edilebilmesi için davacının sigortalısı ----- davaya davalı olarak dahil edilmesini mümkün olmaması halinde davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddiyle, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesin talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ihbarı yapılan işbu davada müvekkili şirketin taraf sıfatını haiz olmaması nedeniyle davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddi gerektiğini, poliçe kapsamında ---- ile karşılıklı idari ve teknik uyum ile hasar ödemesinin alındığını ve herhangi bir uyuşmazlık bulunmayan-----karşısında davalı konumda olması sigorta hukuku mantığına ve sigorta kavramının/kurumunun güvenliğine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin davaya davalı olarak dahil edilmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğundan reddi gerektiğini, Davanın taraflarına ihbar edilmesinin ise, işbu davada müvekkili şirkete rücu hakkı elde edilebilecek hiçbir hukuki durum olmadığından yersiz olup, davanın kendilerine ihbarı ile davalı tarafın herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, bu nedenle davayı ihbar talebinin reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasına neden olan tek taraflı trafik kazası sonucu araçtaki tüm emtianın müvekkili şirketin kusuru olmaksızın zayi olduğunu, meydana gelen trafik kazasında zayi olan taşımaya konu emtia 2.235 Koli (22.951,39 kg) miktarında kesilmiş piliç eti cinsinde olduğunu, kaza sonucu bahse konu emtianın toprağa yayıldığını, sonrasında toplatılarak başka bir nakliye aracına yüklendiğini ve müvekkili şirketin tesisine geri götürüldüğünü, kaza sonucu belli sıcaklık derecesinde muhafaza edilmesi gerekli olan bu ürünlerin uzun bir süre dışarıda kaldığını ve gerekli sıcaklık değerinde muhafaza edilemediğini, bunun sonucunda soğuk zincirinin kırıldığını, taşımaya konu ürünün gıda olup; menkul niteliğinde eşya olmadığını, belli sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerekirken bu sıcaklık değerinin sağlanamamış olduğu göz önüne alındığında emtianın çabuk bozulan gıda ürünü olması hasebiyle ambalajı hiç hasar görmemiş olsa dahi ürünün kendisinin zayi olduğunu, müvekkili şirketin, hasarın büyümesinde ve tek taraflı trafik kazasında ve sonraki süreçte kusuru bulunmadığını, dosyada mevcut bulunan tutanak belge ve beyanlardan da anlaşılacağı üzere taşıyıcının kusuru ile meydana gelen kazada, müvekkili şirketin usulüne uygun prosedürü işlettiğini, en kısa zamanda durumu sigortacıya bildirdiğini ve en kısa sürede ekspertiz incelemesi yapıldığını ve rapor düzenlendiğini, müvekkili şirketin zayi olan emtiayı asla piyasaya sürmediğini, tavuk yemi olarak kullanmadığını ve imha ettiğini, kaza sonrası, kazaya konu emtianın ekspertiz raporu sonrasında müvekkili şirketçe piyasaya sürüldüğü şeklinde son derece kötü niyetli, mesnetsiz ve ahlakla bağdaşmayan bir iddianın ortaya atıldığını, bu husustaki gerçek dışı iddialara yönelik olarak gerek mahkemeyi gerekse de kamuoyunu yanıltıcı, iftira niteliğinde ve marka itibarını sarsıcı iddialar sebebiyle tüm hukuki, idari ve cezai haklarımızı saklı tuttuklarını, beyan ederek Davanın müvekkil şirketin gerek ihbar olunan gerek davalı taraf sıfatını haiz olmaması nedeniyle usulden reddine, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, 06/12/2019 tarihinde ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesinin 29/05/2023 tarih, ----.sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği verilen kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, ---- BAM--- HD'nin----Karar sayılı kararı ile özetle;''... dosyanın görevli ---- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..'' şeklinde karar verilerek dosyanın iade edildiği anlaşılmış, dosya 06/11/2023 tarihinde Mahkememize tevzi edilmiş ve işbu esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur., --- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Hasar dosyası celp edilmiştir. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli ön inceleme duruşması ara kararı ile dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere taşıma alanında uzman bilirkişi, sigorta alanında uzman bilirkişi ile gıda mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen heyet bilirkişi raporunda özetle;''... Dava konusu kazada ---- plakalı çekici ve çekiciye bağlı ----- Taşıyıcı b) Kendi adamlarının, Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğu, Dava dışı ----- tarafından firmalara gönderilmiş olan faturalardan emtianın maddi değerinin 129.224,83 TL ve hasarlı ürünün Brüt ağırlığının 15.910,92 kg olarak belirlenmiş olduğu, bu kapsamda hasarlı kısmın 15.910,92 kg. x 8.33 SDR = 132.537,90 SDR (Hasar tespit tarihindeki (08.11.2018) SDR Kuru: 7.5184 TL) Taşıyıcı sorumluluğunun üst sınırını oluşturacak şekilde hesaplama yapıldığı, Davacının oluştuğunu beyan ettiği gerçek zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kalması halinde gerçek zarar, üstünde kalması halinde ise limitle bağlı olarak sorumluluğu doğacağı, Bu kapsamda SDR kuru üzerinden toplam zararın 132.537,90 SDR X 7.5184 TL = 996.472,90 TL olduğu, Bu rakamın sorumluluk limitinin üst sınırını gösterdiği, bu nedenle taşıyıcının tam kusurlu olduğunun dikkate alınması ile talep edilmiş olan 129.224,83 TL'nin sorumluluk üst limitinin altında kaldığı için gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, Ancak kaza sonucunda hasarlanmış olan ve insan sağlığı açısından tehlike arz eden tavuk eti cinsindeki emtianın rendering işlemi sonrasında tavuk ununa çevrilerek hayvan yemi olarak kullanılmasının mümkün olduğu dikkate alındığında emteanın sovtaj değerinin 5.557 kg x 1,95 = 10.836,15 TL olduğu dikkate alındığında davalıların ödemekle ükümlü olacakları tutarın 129.224,.83 TL - 10.836,15 TL = 118.388,36 TL olabileceği, bu kapsamda 18.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile aynı kanaatte olduklarını, dava dışı -----tarafından düzenlenmiş 04.01.2018 tanzim tarihli 02.01.2018-02.01.2019 tarihleri arasında geçerli ----- numaralı Naklıyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Yukarıda gerekçeleri ile açıklandığı üzere davacı ---- ödemiş olduğu hasar bedelini, TTK md.1472'ye göre halef olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep etme hakkının bulunduğu, Bu nedenle sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan 118.388,36 TL yi 26.09.2019 takip tarihi itibarıyla 125.254,88 TL olarak talep edebileceği sonucuna ulaşıldığı...'' belirtilmiştir. Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur. İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dava, taşıma sözleşmesinden doğan hasarın rücuen tahsilinin konu edildiği icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ---- İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklının ---, borçlusunun --- . İle ----- olduğu, alacaklı tarafından 129.224,83-TL asıl alacak 15.947,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.172,59-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak "HASAR TAZMİNATI 129.224,83 TL " belirtildiği, davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine, borca, faiz ve takip fer'ilerine yapılan itiraz ile takibin durduğu, davacı tarafından huzurdaki davanın yasal süre içerisinde ve 106.981,63-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.İtirazın iptali davasında usulüne uygun şekilde yapılan bir icra takibi bulunması özel dava koşulu olduğu dikkate alınarak, öncelikle davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmiş, davalının yetki itirazında "/----" adresinde ikamet ettiği ve ---- icra müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürüldüğü görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 6 ve 7 maddesi uyarınca borçlunun veya borçlulardan birinin ikametgahı icra daireleri, uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından TTK'nın 890. maddesine göre taşımaya konu malın teslim alındığı veya teslim edildiği yer icra daireleri, ayrıca TBK'nın 89. maddesine ve HMK 10. Madde dikkate alınarak para borçlarında ifa yeri alacaklının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olduğu gibi tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması halinde HMK 17. Maddesi dikkate alınması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılır." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava dayanağı 18/07/2016 tarihli taşıma sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşme taraflarının dava dışı sigortalı ----. ile davalı olduğu, sözleşmenin 9. Maddesinde "Taraflar arasında bu sözleşmeden doğan her türlü anlaşmazlığın çözümünde "-----" Mahkeme ve İcra Daireleri yetkili olacaktır." şeklinde yetki sözleşmesi bulunduğu görülmüştür. Bu kapsamda; Davacı sigorta şirketinin TTK nun 1472-(1)maddesinde düzenlenen yasal halefiyet hakkına dayalı olarak huzurdaki davayı açtığı, davalı tayıcı ile sigorta ettiren arasında imzalanan yetki sözleşmesinin "halefiyet" gereği davacıyı bağlayacağı, sözleşme ile "-----" icra daireleri ve Mahkemelerinin münhasır yetkili olarak belirlendiği, yetki sözleşmesinin geçerli olmasının sözleşen tarafların tacir olması koşuluna bağlı olduğu, bu kapsamda davalı tarafından her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de HMK 6. Maddesine dayalı olarak ileri sürülen itirazın münhasır yetki sözleşmesine uygun şekilde yapılmadığından HMK 19/2 maddesi gereği dikkate alınamayacağı, bu kapsamda davalının tacir olup olmadığı ve somut olayda geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunup bulunmadığının araştırılmasının usul ekonomisi hükümleri gereği dosyaya katkı sağlamayacağı, icra takibinde borçlu olarak gösterilen -----adresinde mukim bulunduğu, hasara neden olan olayın trafik kazası olduğu, 2918 sayılı Kanun 110/2 maddesi ve HMK 6. Madde kapsamında ----- icra müdürlüğünün yetkili bulunduğu, alacaklının yetkili icra müdürlükleri yönünden seçim hakkını usulüne uygun şekilde kullandığı ve HMK 7. Madde kapsamında davalı tarafından ileri sürülen icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından Mahkememiz yetkisine yönelik yapılan itirazı incelendiğinde; Yetki itirazında "Yetkili Mahkeme" gösterilmediği görülmekle usulüne uygun olmadığı anlaşılan yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, Mahkememizce tahkikat aşamasına geçilmiştir. Dosyada mübrez poliçeden dava dışı----- 04/01/2018 tarihli Nakliyat Emtia Abonman Sözleşmesi ile davacı nezdinde sigortalı olduğu, Davacı ----- tarafından dava dışı sigortalısına 06/02/2019 tarihinde 129.224,83-TL hasar tazminatı ödendiği, ödenen miktar ile sınırlı olarak zarar sorumlusuna karşı halefiyet hakkına dayalı olarak huzurdaki davanın açıldığı, dava dışı sigortalı ile davalı arasında 18/07/2016 tarihli taşıma sözleşmesi yapıldığı, taşımaya konu emtianın sigortalı dava dışı firmanın ---- adresindeki fabrikasından alıcı firmaların -----illerinde bulunan tesislerine karayolu ile götürülmek üzere 07/11/2018 tarihli sevk irsaliyeleri ile fiili taşıyıcı davalı ----- idaresindeki -----plakalı tıra teslim edildiği, 08/11/2018 tarihinde---- Karayolu 20.50. Km” si ---- mevkiinde seyir halinde iken, sürücü ---- direksiyon hakimiyetini kaybederek Konya istikametine gidişe göre yolun sağ tarafında bulunan tarlaya dorsesi ile birlikte devrilmesi sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı taşıyıcı KTK Madde 47/d , 52/b-c, KTK Madde 84/1 maddeleri kapsamında %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, meydana gelen tek taraflı trafik kazasında emtianın hasara uğradığı, taşımaya konu emtia hasarsız şekilde davalı taşıyıcıya teslim edildiği ve ancak taşıma sırasında hasara uğradığından davalı fiili taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, uyuşmazlığın yurtiçi karayolu taşımaya ilişkin olduğu ve davalı taşıyıcı sorumluluğunun TTK 862 vd. Hükümleri göre belirlenmesi ile taşımaya konu emtianın sovtaj değerinin dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık tespiti gereği taşıma uzmanı ve taşıma konusu emtianın niteliği dikkate alınarak gıda yüksek mühendisi heyete alınmak suretiyle Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile taşımaya konu emtianın 2.235 Koli (22.951,39 kg) miktarında "kesilmiş piliç eti" olduğu, sunulu faturalardan emtianın maddi değerinin 129.224,83-TL ve hasarlı ürün brüt ağırlığının 15.910,92 kg olarak belirlenmiş olduğu, TTK 882. Maddesinde taşıyanın sorumluluk sınırının "net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı (SDR) ile" belirlendiği, somut olayda hasarlı kısım brüt ağırlığının 15.910,92 kg. Olduğu, davalı taşıyıcı sorumluluğu üst sınırının 15.910,92 X 8.33 = 132.537,90 SDR olduğu, talep edilen bedel üst sınır sorumluluğunun altında kaldığından gerçek zarar olarak kabul edilmesi gerektiği, kaza sonucunda hasarlanmış olan ve insan sağlığı açısından tehlike arz eden tavuk eti cinsindeki emtianın rendering işlemi sonrasında tavuk ununa çevrilerek hayvan yemi olarak kullanılmasının mümkün olduğu dikkate alındığında emtianın sovtaj değerinin 10.836,15 TL olduğu, bu halde talep edilebilecek zararın 129.224,.83 TL - 10.836,15 TL = 118.388,36 TL olabileceğinin bilirkişi raporundan anlaşıldığı, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmekle birlikte taşıyıcı sorumluluğunun üst sınırının karar tarihindeki SDR kurunun dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alınarak Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamda; karar tarihinde (14/01/2025) 1 SDR/TRY 45.9362 TL olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluk üst sınırının karar tarihinde 132.537,90 SDR X 45.9362 = 6.088.287,48 TL olduğu, talep edilen bedelin üst sınır sorumluluk limiti altında kaldığı ve teknik bilirkişi raporunda emtianın değeri yönünden belirtilen görüş dikkate alınarak, fatura miktarının gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Bununla birlikte, davacı tarafından dava dışı sigortalısına 06/02/2017 tarihinde 129.224,83-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı ----- şirketi tarafından 21/10/2019 tarihinde 61.134,09-TL ödendiği, davacı tarafından 25/09/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davanın 06/12/2019 tarihinde açıldığı, icra takibinde TBK 100. Madde kapsamında talepte bulunulduğu, alacak kalemlerine yasal faiz uygulanmasının talep edildiği görülmüş, takip tarihi ile dava tarihi arasında yapılan ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve fer'ilerden mahsubu gerektiği anlaşılmakla --- Bam ----HD --- Esas ----- Karar 08/03/2017 tarihli kararında yer alan hesaplama ilkeleri dikkate alınarak Mahkememizce re'sen hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamada; Mahkememizce yapılan yargılama ile talep edilebilecek alacağın 118.388,36-TL olarak tespit edilmesi karşısında takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 118.388,36-TL olduğu, davacının ödeme (06/02/2017) tarihinden takip tarihine kadar 6.866,52-TL işlemiş faiz talep edebileceği, bu kapsamda takip çıkış miktarının 125.254,88-TL olması gerektiği, icra müdürlüğü tarafından yapılan dosya kapak hesabında yer alan 44,40-TL başvurma harcı ile ödeme emri vs. Yönünden 172,00-TL masraf bulunduğu, tespit edilen takip çıkış miktarı(125.254,88-TL) dikkate alındığında AAÜT'ne göre alacaklı lehinde 12.770,35-TL icra vekalet ücreti doğduğu, takip tarihi olan 25/09/2019 tarihinden kısmi ödeme tarihi olan 21/10/2019 tarihinde kadar işleyen faiz miktarının 769,52-TL olduğu, tahsil harcının devlete ödenen bedel olduğundan mahsup edilmemesi gerektiği, bu kapsamda kısmi ödeme tarihi itibariyle toplam dosya kapak toplam hesabının (125.254,88-TL takip çıkış miktarı ve 13.756,27-TL takip nedeniyle doğan fer'iler toplamı) 139.011,15-TL olduğu, yapılan 61.134,09-TL kısmi ödemenin TBK 100. Maddesi gereği öncelikle faiz, masraf, vekalet ücreti gibi fer'ilerden mahsubu sonrasında bakiye asıl alacağın 71.010,54-TL olduğu, dava tarihinde talep edilebilecek asıl alacak miktarı yönünden ayrıca bir değişiklik bulunmadığı dikkate alınarak ve takip talebinde yasal faiz talebinde bulunulması karşısında taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, takip tarihi ile dava tarihi arasındaki ödemeler bakımından gösterilen harca değer yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak fazlaya ilişkin bu kısmın reddine karar verilmiş, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve bu yönüyle alacağın likid kabul edilemeyeceği dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş, red edilen kısım yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de karşılıklı olarak reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE, 2-)Davalının --- - İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile, kısmi ödemenin TBK m.100 uyarınca öncelikle ferilerden ve devamında asıl alacaktan mahsup edilerek icra takibinin 71.010,54-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yürütülerek DEVAMINA,-Fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, 3-)Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, 4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-)Karar ve ilâm harcı olan 4.850,72-TL harçtan peşin alınan 1.826,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.020,74-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-) VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN; 6-A)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-B)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 7-A)Davacı tarafça yatırılan 1.877,78-TL harç ve 11.274,25-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 13.152,03‬-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranına göre 9.344,52-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-B)Davalı tarafça yatırılan 7,80-TL vekalet harcı ile 886,25-TL posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 894,05‬‬-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranına göre 259,27-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/752, K. 2025/23, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-752-e-2025-23-k-80fb7fc45e77