İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/72 E. 2025/100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/72
- Karar No
- 2025/100
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/72 Esas - 2025/100 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2025/72 Esas KARAR NO : 2025/100 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 31/05/2019 KARAR TARİHİ: 22/01/2025 K.YAZIM TARİHİ: 22/01/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında sipariş usulü ile yürütmekte oldukları ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin aralarında bulunan cari hesap ilişkisine aykırı davranarak, bakiye borcunu ödememesi üzerine, davacı şirket tarafından davalıya Ankara ... Noterliğinin 20 Haziran 2018 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, bakiye borcunu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu ihtarnamede, davalının 2017 yılından kalan 39.999,98 TL borcunun ödenmesi hususunda defalarca gerek sözlü gerek yazılı olarak uyarılmalarına rağmen ödemelerini yapmadıklarını, ihtarnamede borcun doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ihtarname sonrası da herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini ve geri dönüşün olmadığını, davaya konu alacağın tarafların ticari defter kayıtlarında, faturalar ve muavin defter kayıtları ile de sabit olduğunu, söz konusu alacak için davalıya karşı Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi dosyasının 12/10/2018 tarihinde açıldığını, söz konusu takip dosyasının davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilmesi sebebi ile durdurulduğunu, davaya konu alacak nedeni ile arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, sürecin anlaşmama nedeni ile sonuçlandığını, açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, 39.999,98 TL alacağın, borcun doğduğu 04/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirket aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibinin davalı şirkete 18/10/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, 19/10/2018 tarihinde 44.434,22 TL tutarındaki asıl alacağa ve ferilerine davalı tarafından itiraz edildiğini, ödeme emrine dayanak olan 27/11/2018 tarihli ve ... seri numaralı, 27/11/2018 tarihli ve ... seri numaralı faturalara konu hizmetlerin davacı tarafından davalı şirkete tam ve eksiksiz olarak tahsis edilmediğini, bu sebeple davaya konu ödeme emrine itiraz etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibi ve bilahare ikame edilen huzurdaki itirazın iptali davasının yetkisiz icra müdürlüğü ve mahkeme nezdinde ikame edildiğini, davalı şirketin ikamet ettiği adres bakımından ... İcra Müdürlükleri olduğunu, bu sebeple, haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, davaya konu mal satımına ilişkin bedelin tamamen ödendiğini, davalının başkaca bir borcu bulunmadığını, davacının kendisinin düzenlemiş olduğu faturanın ispat aracı olmadığını, davaya konu mal alımı kapsamında, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya tedarik edilen mal karşılığında davacıya ödeme yapıldığını, buna karşılık davacının tedarik edilen mallara ilişkin belirlenen bedelden fazlasını talep ettiğini, talep edilen fazla ödemeye ilişkin kısma davalı tarafça itiraz edildiğini, davacının tahsis etmediği mallara ilişkin de ödeme talep ettiğini, talep edilen miktara karşılık hangi malın satıldığı ve bu malın bedelini ispatla davacının yükümlü olduğunu, davacı şirketin varlığı ispatlanamayan ve/veya muaccel olmayan bir borca ilişkin mahsup beyanının da hukuken geçerli olmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının, davaya konu mal veya malların tedarik edildiğini tek başına ispatlamadığını, faturaya itiraz edilmemiş olunsa dahi, sözleşmeye konu malların veya hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının uyuşmazlığa konu 16.11.2017 tarihli ... ve 16.11.2017 tarihli ... nolu faturalara konu malın veya malların verildiğini/tedarik edildiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, davalı şirket tarafından kısmi ödeme yapılmış olmasının da geri kalan miktara ilişkin borcun varlığını ispatlamadığını, söz konusu fatura uyarınca kısmi ödeme yapılmış olması da geri kalan miktara ilişkin davalı şirketin borcu bulunduğunu ispatlamadığını, yapılan ödemeler dışında davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının vermediği mal ve yapmadığı işler için ücret talep etmesinin haksız olduğunu, öncelikle yetki yönünden itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, haksız ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, davalı şirketin Ankara ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazının kabulüne, davacının icra inkâr tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, davacı şirket defterleri üzerinde talimat mahkemesince (Bakırköy ... ATM'nin ... Tal.) yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 21/04/2020 tarihli bilirkişi raporu, Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 11/09/2020 tarihli bilirkişi raporu, GEREKÇE : Dava, taraflar arasında sipariş usulü ile yürütülmekte olan ticari ilişkiden kaynaklanan ve 2017 yılından kalan 39.999,98 TL tutarındaki cari hesap alacağının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce 15/10/2020 tarihli ... Esas ... karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı tarafından istinaf edilmiş olup, BAM ... Hukuk Dairesi'nin 17/12/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 6. Maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olduğu gibi, sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesinde de dava görülebilir (m. 10). Öte yandan, HMK'nın 17. Maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılır. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu yer belli ise, dava o yerde açılabilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davada kesin hesabın çıkartılması ve davacının davalı nezdinde teminat olarak tutulan alacağının iadesi talebinin haklı olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Para borçlarının alacaklının ikametgahında ifa edileceğine dair BK'nın 73. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay Özel Dairesinin istikrarla uygulanan kararları ile kabul edilmektedir. Öte yandan tacir olan taraflar arasında düzenlenen ve davaya konu uyuşmazlığa esas olan 03/12/2015 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin 40/1. Maddesinde, işbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinde görüleceğine dair yetki sözleşmesi düzenlenmiş olduğundan ve bu sebeple dava sadece yetki sözleşmesi ile belirlenen bu yer mahkemesinde görülebileceğinden ve davalı vekili de esasa cevap süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuş olduğundan davalının yetki ilki itirazının kabulü ile ... Mahkemeleri yetkili olduğundan ve davalı da yetki ilk itirazında yetkili mahkeme olan ... Mahkemelerini yetkili olarak gösterdiğinden mahkemece davalının yetki ilki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür. (Yargıtay Kapatılan 15.H.D. 2016/3499 Esas 2016/4557 Karar sayılı ilamı)" denilmekle, mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, kesin olmak üzere karar verildi.22/01/2025 Katip Hakim E-imzalıdır E-imzalıdır