İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1055 E. 2025/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1055
Karar No
2025/35
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1055 Esas - 2025/35 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/1055 Esas KARAR NO : 2025/35 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ: 09/01/2025 K. YAZIM TARİHİ: 17/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, ... İlinde "metal sac, boru ve profil" ticareti yapmakta olan bir limited şirketi olduğunu, davacı işlerini ve hizmet portföyünü büyütmek adına davalı firmadan bir "lazer kesim makinesi" almak istediğini, bunun üzerine tarafların görüştüklerini ve kendi aralarında 12.10.2023 tarihinde bir alım-satım sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre davacı müvekkilinin, davalıdan "... model 3 KW gücünde" bir fiber lazer kesim makinesi almak karşılığında davalıya KDV dahil 90.000,00 USD ödeyeceğini, söz konusu sözleşme uyarınca davalının bahse konu makineyi müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin de bu makineyi satış sözleşmesindeki uygun koşullar altında ve davalının kendisine aktardığı kullanım talimatları doğrultusunda kullanmaya başladığını, söz konusu makine için davalının yönlendirmeleri doğrultusunda, davacı tarafından 8/11/2023 tarihinde 1.440,00 TL değerinde ... alt koruması, 17/11/2023 tarihinde 960,00 TL değerinde ... alt koruması ve ..., 23/11/2023 tarihinde 1.200,00 TL değerinde 2 adet ... ve 1 adet ... alt koruma satın alındığını, sonraları makinenin çeşitli tarihlerde arıza vermeye başladığını, olağan inceleme ile anlaşılamayan, kullanım sonucu ortaya çıkan ayıp ise gizli ayıp olarak nitelendirileceğini, gizli ayıplar malın kullanılmasıyla anlaşılabileceğini, ticari satışlarda iizli ayıp durumunda ayıp ihbarının süresine ilişkin özel bir düzenleme getirilmediğini, TTK’nın 23. Maddesinin son cümlesinde yer alan “Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” ifadesi sebebiyle ticari satışlarda gizli ayıbın tespiti halinde anılan hüküm uygulamak zorunda olduğunu, buna göre tacir, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması ve bu tür bir ayıbın bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde bu durumu hemen satıcıya bildirmek zorunda olduğunu, arızalı parçaların değişmesi gerektiğini, bunun üzerine sundukları 23/01/2024 tarihli faturada görüleceği üzere 23.346,13 TL değerinde "bir adet collumator ..., bir adet orta ... ve 3 adet ... üst koruması" bedeli davacı tarafından ödenmek üzere sipariş verildiğini ve bu parçalar eskileriyle değiştirildiğini, arızalı parçaların değişmesi sonucunda başkaca arızaların meydana geldiğini, "... Çene ve Orta ..." adında iki parçanın sipariş verilmesi gerektiğini söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin, 12/02/2024 ve 13/02/2024 tarihli faturalar ile bu parçayı da davalı firmadan 15.030,53 TL (...) ve 1.880,17 TL(...) karşılığında satın aldığını, teknik servis yeni arızanın giderilmesi için bir ... sipariş verildiğini, 02/04/2024 tarihli faturada görüldüğü üzere davacı, davalıdan 17.906,89 TL değerinde bir adet "..." satın aldığını, tamiri mümkün olmadığı anlaşılan dava konusu makinenin bedelinin davalıya iadesi ya da ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi maksadıyla ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...sayılı dosyası ile 25/04/2024 Tarihinde arabuluculuk görüşmelerine başlandığını, 31/05/2024 Tarihinde söz konusu görüşmeler anlaşmama kararı alınarak sona erdirildiğini, tarafların tacir olmalarından hareketle münhasır olmayan bir yetki sözleşmesi yaptıklarını, bu konudaki anlaşmalarına satış sözleşmesinde yer verdiklerini, satış sözleşmesinde bakıldığında davalı adına imzaya yetkili olmayan bir şahsın münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmış olduğu görüleceğini belirterek, 12.10.2023 tarihli satım sözleşmesine konu "... model 3 KW gücünde" bir fiber Lazer kesim makinesinin gizli ayıplı çıkması nedeni ile" garanti süresi içerisinde sık arızalanması, eşyadan yararlanamamanın süreklilik arz etmesinin yanında makinenin tamiri için gereken azami sürenin aşılması ve tamirinin de mümkün bulunmadığını" nazara alınarak makinenin sözleşmede belirtilen bedelinin 100,00 TL'sinin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi alacak davası olarak) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 12.10.2023 tarihli Satış Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca, yetkili mahkeme olarak ... Mahkemelerinin belirlendiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 17. maddesi uyarınca, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında mevcut ya da gelecekte doğabilecek uyuşmazlıklar için yetki sözleşmesi yapılabilir hükmü gereğince, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, davanın yalnızca bu sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceğini, dolayısıyla tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan, bu yetki hükmünün geçerli ve bağlayıcı olduğunu, satış sözleşmesinde düzenlenen 11. Madde ile Yetki sözleşmesine göre, uyuşmazlıkla ilgili davalarda ... Mahkemelerinin yetkili olarak belirlendiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin ise yargı çevresi bakımından ...’e bağlı olduğunu, bu durumda, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davacı tarafça, her ne kadar yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia edilse de, genel yetki kuralları dikkate alındığında, davalı şirketin yerleşim yeri "..." olduğundan, davalı şirketin yerleşim yeri olan ... Mahkemelerinin genel yetki kuralları çerçevesinde yetkili olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin de ... yargı çevresine bağlı olduğundan ... Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğunu beyan ederek, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, makinada hiçbir elektriksel ya da mekanik arıza bulunmadığını, davacının iddiasının asılsız olduğunu, davacının yaşadığı sorunların, makineden değil, kullanım hatalarından ve işyerinde kullanılan oksijen hatlarının kirli ve debisinin düşük olmasından kaynaklandığını beyan ederek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, satış sözleşmesine konu makinenin ayıplı çıkması nedeniyle satış bedelinden indirim talebine ilişkindir. Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/07/2024 tarih ...-... E-K. Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir. Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin ise ... Mahkemelerinin bağlı olduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir. Davanın esasına girilmeden önce davalı yanın yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", 10. Maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yasanın 17. Maddesinde de yetki sözleşmesi düzenlenerek "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." denilmektedir. Yasanın 18. maddesinde de, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, tacir olan taraflar, cevap dilekçesi ekinde sunulan 12/10/2023 tanzim tarihli Satış Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca, yetki şartı olarak her türlü ihtilafın çözümünde ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi akdetmişlerdir. Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlık konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konulardan olduğu, bu takdirde geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Taraflar arasında düzenlenen ve taraflarca imzası inkar edilmeyen sözleşmede, doğabilecek her türlü ihtilafın çözümünde ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı açık olup, davada kesin yetki halinin söz konusu olmadığı da gözetilerek, davalının süresinde yaptığı yetki itirazı nedeniyle, iş bu davaya bakma yetkisinin, yetki sözleşmesi de gözetilerek ... Mahkemelerinin yargı çevresi bakamından bağlı olduğu ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu sonuç ve kanaatine varılarak Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2025 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1055, K. 2025/35, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1055-e-2025-35-k-201d4851262e