İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1223 E. 2025/147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1223
- Karar No
- 2025/147
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 07/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ...'in engelli birey olduğunu ve davalılardan ... Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilen Özel ... Rehabilitasyon merkezinde hasta- öğrenci olarak kayıtlı olduğunu, müvekkili ve diğer hastalar-öğrencilerin merkeze ait servis aracılığıyla evden alınarak sonra eve servis aracılığıyla bırakılmakta olduğunu, ... tarihinde Rehabilitasyon Merkezine ait olan ve davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı servis aracının eve dönüş yolunda iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde bulunan müvekkilinin yaralandığını, ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile, ... Sigorta A.Ş. nezdinde de zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilin burnunun kırıldığını, dudağı yarıldığını, tüm dişlerinin döküldüğünü ve vücudunun farklı bölgelerinden yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin beden gücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurulardan ve arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak beden gücü kaybı ve tedavi giderleri karşılığı şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. İle ...'dan müştereken ve müteselsilen ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezninde KTK zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, taraflarına ne başvuru aşamasında ne de arabuluculuk aşamasında dava dilekçesi dışında herhangi bir belge tebliğ edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, tazminata ilişkin koşulların oluşmadığının beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, görevli mahkememin Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkememin ise İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, dava açılmadan önce zorunlu başvuru evraklarının müvekkili sigorta şirketine sunulmamış olması nedeniyle başvuru şartının gerçekleşmediğini, kusur, maluliyet ve illiyet bağının tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. vekili, kaza nedeniyle Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... soruşturma sayılı dosyada herhangi bir kusur tespiti yapılmadığını, soruşturma sonucunda müvekkil şirket yöneticisi ... ile araç sürücüsü ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, maddi ve manevi tazminata ilişkin koşulların oluşmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dosyanın incelenmesinden, davacının davalılardan ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilen Rehabilitasyon Merkezinde öğrenci olduğu, ... tarihinde davacının içerisinde bulunduğu Rehabilitasyon Merkezine ait ... plaka sayılı aracın davalılardan ...'nin sevk ve idaresinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalılardan ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ve davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin bulunduğu, davalı ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti.'nin Rehabilitasyon Merkezinde eğitim gören öğrencilere servis hizmeti sunduğu, davacının meydana geldiğini iddia ettiği mevcut yaralanmasının taşıma esnasında meydana geldiği, bu haliyle davacı ile davalı ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır. Bu durumda davanın, davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmiş olması, davacı ile davalılardan ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ... Tic. Ltd. Şti. arasındaki taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşğıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekili ile davalı ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon .... Tic. Ltd. Şti. vekili yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim