İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/631 E. 2025/44 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/631
Karar No
2025/44
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/631 Esas KARAR NO : 2025/44 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davacıya ait aracın, sigorta poliçesi davalı tarafından yapılan araç ile karıştığı kaza sonucunda... Sigorta A.Ş. sigortalısının %75 kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket nezdinde...no.lu dosya ile kayıt açılıp ekspertiz raporu alındığı, davacının bu zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan aracın poliçesi davalı tarafından yapılmıştır. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Davacı tedavi süreci boyunca çalışamamış; geçici olarak iş göremez duruma geldiği, Davalı sigortalısının %75 kusuruna ilişkin davacıya ödenen 37.785 TL, davacıya ait aracın onarım, parça ve işçilik bedeli kusura karşılık gelen miktarı karşılamamaktadır. Eksper raporuna dayalı kusur oranına karşılık gelen 37.785 TL' ye ilave fark bedeli 2.832,00 TL 'nin ticari temerrüt faizi ile ödenmesini talep ederiz. Zira...Sigorta A.Ş nezdinde... no.lu dosya ile de sabit olduğu üzere 2.832,00 TL onarım, parça ve işçilik bedeli eksik ödenmiştir. Davacıya ödenen bedel ödeme tarihi 04/01/2023 itibari ile motorunun tamir ücretini karşılamadığından ve mevcut piyasa koşulları gereği aradaki fark her geçen gün arttığından davacı mağdur olduğu, davacıya ait araç kaza sonrasında ciddi oranda zarar görmüştür. Herhangi bir kazası ve değer kaybına sebep unsuru bulunmayan araçta kaza sonrası değer kaybı ortaya çıktığı sabittir. İşbu hususun bilirkişi aracılığıyla hesaplanmasını talep ederiz. 16/05/2023 tarihi itibari ile davaya konu aracın hasarsız halinin piyasa değerinin tespitini talep ederiz. Zira müvekkil motoru hasarsız olsa idi 30 bin TL karşılığında değil 16/05/23 tarihindeki hasarsız muadillerine denk fiyatta satmış olacaktı. Aradaki farkın değer kaybı olduğu tartışmasızdır. İlgili aracın değer kaybını ticari temerrüt faizi ile talep ederiz. Söz konusu taleplerimize ilişkin sigorta şirketine başvuru, arabuluculuk vb. süreçler tamamlanmış olup talebimiz doğrultusunda ödeme yapılmadığından işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, belirlenebilir olduğu an da artırılmak üzere şimdilik; 100,00 TL araç değer kaybının ticari temerrüt faizi ile, 100,00 TL maddi tazminatın ticari temerrüt faizi ile, kısmi alacak davası olmak üzere; 2.832,00 TL onarım, parça ve işçilik bedelinin (kısmi alacak) ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebimize ilişkin haklı davanın kabulünü ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerdir. Bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi 'ne gönderilmesi, kazaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesiyle ilgisi olmayan dolayısıyla "ticari iş" niteliğinde olmayan bir trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Davacı ile müvekkil şirket arasında da bir sözleşme olmadığı olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye ticaret mahkemesi değil Asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Dolayısıyla sayın mahkemenize görev yönünden itiraz ederiz. Türk Ticaret Kanunu 5/3 fıkrası gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki kamu düzeninden olan göreve ilişkin olduğundan davada görevsizlik kararı verilmesi, başvuru sahibinin talebi haksız olup müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine... No.lu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde %75 kusur dikkate alınarak davacının aracındaki hasar için 04/01/2023 tarihinde 30.000,00 TL davacı vekiline ödeme yapılmıştı, davalının sorumluluğundaki borç, sigortalık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamıştır. İşbu sebeple talebin reddi gerekmektedir. Değer kaybı tazminatı yönünden itirazlarımız dosya incelendiğinde görülmüştür ki, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsizdir zira, davalı şirkete yapılan başvuru üzerine... No.lu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde %75 kusur dikkate alınarak 30.12.2022 tarihinde 7.875,00 TL davacı vekiline değer kaybı ödemesi yapıldığı, arz ve izah edilen nedenlerle birlikte sayın mahkemeniz tarafından re'sen nazara alınacak sebeplerle, öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarımızın değerlendirilmesine; mahkemeniz aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettiğimiz taleplerimiz ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini.." talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri, hasar ve değer kaybı bedeli istemine ilişkindir. Davacı 13/07/2022 tarihli trafik kazasında...plaklı motosikletin sürücüsü olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde, davalı ... tarafından hasar dosyasının açıldığı ve davacıya kısmi ödeme yapıldığı görüldüğünden davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu sabittir. Davalı ... şirketinin görev itirazı değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığın temelinde haksız fiili bulunmakta ise de, davalılardan ... Sigorta A.Ş.' nin sorumlulukları sigortacılık yasasından kaynaklanmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, dava mutlak ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan görev itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı ... vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin ... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç 21.11.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 13/07/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "13.07.2022 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki Davalı sigortaya ZMMS trafik sigortalı...plakalı araç ile Davacıya ait ve sürücü ... idaresindeki... plakalı motosiklet arasında meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle, yukarıda açıklanan hususlar neticesinde; 1)... plaka sayılı davalı ... poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 53/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA HATASI İLE ETKEN OLDUĞU, 2)... plaka sayılı davacı taraf motosiklet sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA HATASI İLE ETKEN OLDUĞU, 3)Davacı aracında meydana gelen toplam hasar miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV dahil 47.200,00 TL olduğu, 4) Davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç değerinin 85.360,00 TL civarı olduğu, 5) Davacı aracının Sovtaj (Onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 30.000,00 TL civarı olduğu, 6)Davacıya ait aracın onarım tutarının 2.El piyasa rayiç değerinin %50 sini aştığı için Yargıtay Kararları doğrultusunda Tamirinin Ekonomik Olmadığı Pert-Total Uygulaması yapılmasının gerekli olduğu ve Gerçek Hasar Miktarının 55.360,00.-TL (Ellibeşbinüçyüzaltmışlira) olduğu, 7)Davacıya , Davalı ... tarafından toplamda 37.875,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğundan; Davacının Bakiye Hasar alacağının 17.485,00 TL (Onyedibin dörtyüzseksenbeşlira) olarak hesap edilmiş olduğu, 8) Dava konusu... plaka no.lu 2016 Model yılı, ... marka motosikletin hasar miktarı rayiç değerinin %55,30 na ulaştığı ve Pert/Total olarak değerlendirilmiş olduğundan işbu olay nedeniyle Yargıtay Kararları uyarınca Değer Kaybı oluşmayacağı, Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Kusur oranları yönünden, Davalı ... poliçeli araç sürücüsü...sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın kaza saati ile trafiğin sakin gidiş geliş işlediği düz yola gereken sola dönüş niyetini belirtir sinyal ışıkları ile birlikte dönüş kavşağına geldiğinde mutlak durması, arkası ve karşı yönde gelen trafik akışını izlemesi, yolun dönüşe müsait olduğu zaman aralığında doğrultu marifeti ile giriş yapıp güvenle kavşağı terk etmemesi, dolayısı ile sigortalı araç sürücüsünün belirtilen hususlara riayet göstermediği, karşı yön şeritte gelen motosikletin hızını ve yakınlık durumunu dikkate almadığı, tedbirsiz ve kontrolsüz şekilde sola doğrultu manevrasına yönelip ilk geçiş hakkını bırakmadığı, görüldüğünden kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu motosiklet sürücüsünün ise dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça davasını kısmi alacak olarak açtığını belirttiğinden mahkememizce bedel arttırım dilekçesi sunulması için ayrıca mehil verilmemiştir. Tüm bu nedenler ile;13/07/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün mahkememizce aldırılan ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile çelişmeyen raporuna göre %75oranında kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu motosiklette 47.200,00 TL hasarın bulunduğu,hasar gören parçalarının onarım bedeli ile araç rayiç değeri (85.360,00) birlikte değerlendirildiğinde pert-total işleminin uygulanması gerektiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da aracın pert-total işlemi yapıldığı takdirde sovtaj bedelinin belirtildiği ayrıca dava konusu aracın model ve markasının dikkate alınarak irdelendiği, pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak hesaplandığı, sonuç itibari ile davacının tahsil ettiği bedelin mahsubu sonucu davacının bakiye 17.485,00 TL karşılanmamış zararının bulunduğu anlaşılmakla talep ile bağlı kalınarak hasar bedeli yönünden davanın kabulüne, her ne kadar değer kaybı tazminatı ile tedavi giderleri de talep edilmiş ise de, davacının maliki olduğu motosikletin sürücünün dava dışı 3. Kişi olması ve süresinde zararların hesaplanması için mahkememizce kurulan bilirkişi ara kararına karşılık delil avansının yatırılmaması birlikte değerlendirildiğinde tedavi gideri istemi ile pert-total değerlendirilmesi yapılan araçlar için değer kaybı hesabı yapılması mümkün görülmediğinden değer kaybı isteminin reddine, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç otomobil (hususi) olduğundan yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -2.832,00- TL hasar bedeli tazminatının davalı ... şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin (200-TL) isteminin reddine, 2-Alınması gereken 193,45 TL karar ve ilam harcının yatan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 193,45 TL'nin davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 193,45 TL ve 269,85 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 117,00 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.117,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4.779,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.832,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/631, K. 2025/44, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-631-e-2025-44-k-67fc14e0f0c4