Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2703 E. 2024/7500 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2703
Karar No
2024/7500
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/364 -2021/769 DAVA TARİHİ : 03.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarih, 2018/3510- 2020/1750 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma sonrası verilen görevsizlik kararı sonrasında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Karsan Karadeniz Kimya ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti'ye ait soğuk hava deposunun müvekkili şirket nezdinde kobi paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalanmış bulunduğunu, soğuk hava deposunda meydana gelen poliçe kapsamındaki hasarın müvekkili firma tarafından 9.403,00 TL'nin sigortalıya ödenmiş bulunduğunu, davalı firmanın elektrik dağıtım işinin bakım ve kalitesinin sürekliliğini yerine getirme yükümlülüğü bulunduğunu, Antalya 8. İcra Müdürlüğünün 2014/6835 sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun kanuni süreler içerisinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, 9.637,17 TL alacağın takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için davalı (borçlu) Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş'nin haksız itirazının iptali ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında; mahkemenin görevli bulunmadığını, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle görevsizliğe karar verilmesi gerektiğini, alacaklı tarafın yokluğunda alınan ekspertiz raporunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, arızalandığı iddia edilen aletlerin daha önceden tamir görüp görmediği, müvekkili kuruma yüklenmeye çalışılan sebep dışında başka bir sebep olup olmadığı konularının bu raporlar doğrultusunda sonuca ulaştırılmasının mümkün bulunmadığını, belirtilen tarihlerde şirketlerine ait hatlarda herhangi bir elektrik dalgalanması meydana gelmediğini, zarar gördüğü iddia edilen sigortalı şirketlerince yüksek gerilimden enerjili özel trafolu abone olup, bu abonelerin hat ve trafolarının bakım ve onarımları ve mülkiyetinin abonelerin kendilerine ait olduğunu, hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu denetime elverişli kabul ederek; dava dışı sigortalıya ait depolardaki trafolarda ve tesisatta bakımların sorumlu mühendisler tarafından yapıldığı, trafo kademe ve ölçüm değerlerinin uygun olduğu, arızanın enerji nakil hatlarından oluşan ani ve çok kısa süreli dalgalanmaya bağlı olduğu, voltaj dalgalanmalarının davalının sorumluluğunda olduğu, hesaplanan zarar (tazminat) miktarının da güncel piyasa koşullarına uygun olduğu, faiz miktarı açısından; dava ve usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek yeni bir rapor almaya gerek duyulmadan hesaplama aracından faydalanılarak hasar bedeli olan 9.403,00 TL için, icra takibinde 17.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasında 234,17 TL işlemiş faiz talep edildiği, oysa ki hasar bedelinin ödeme tarihinin 01.04.2014 tarihi olduğu, icra takibinin başlatıldığı 30.06.2014 tarihine kadar işlemiş adi kanuni faiz hesaplandığında davacı vekilinin isteyebileceği işlemiş faiz miktarının 208,67 TL olduğu, her ne kadar görevsiz mahkemedeki yargılamada faiz talebi reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş ise de, bu durumun davalı yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı, görevin kamu düzeninden olduğu, önceki hükmün davacı yönünden kesin olup temyiz edilemez durumda olduğu, davaya konu tazminat talebi likit (belirlenebilir) nitelikte olmadığı, yargılamaya muhtaç olduğu, ancak yargılama sonunda belirlenebilir ... geleceği kabul edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle; "Davanın kısmen kabulüne, Davacının Antalya 9. İcra Müdürlügünün 2014/6835 sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin 9.403,00 TL asıl alacak, 208,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.611,67 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi uygulanmasına, takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu tarihlerde abonelerin elektrik aldığı fiderde herhangi bir arızanın meydana gelmediği, nitekim söz konusu hattan faydalanan hiçbir abonenin bu tarihte herhangi bir zarar görmediğini, dosyada aldırılan tek bilirkişi raporunda bu hususun görmezden gelindiğini, müvekkili Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ 'nin dosyaya sunmuş olduğu raporlarda herhangi bir voltaj değişikliği ihbarı görülmediğinin raporlanmış olduğu halde sonuç kısmında ise arızanın voltaj dalgalanmasından ileri geldiğinin beyan edildiğini, yerel mahkemece bu çelişkiler giderilmeden eksik rapor ile dosyaın karara çıkarıldığını, zarar gördüğü iddia edilen sigortalının şirketlerinden yüksek gerilimden enerjili özel trafolu abone olup, bu abonelerin hat ve trafolarının bakım ve onarımları ve mülkiyetinin abonelerin kendilerine ait olduğu, aboneliğe konu yerde koruyucu tedbirlerin alınıp alınmadığının incelenmesi gerektiği, voltaj dalgalanmasının, sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, sigortacının sigortalıya yaptığı ödemenin kendi hatasından kaynaklandığı, sigortalılara ödenen miktarların fahiş olduğu, yapılan masrafların servis tarafından şişirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 ve 1481 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozma ile kesinleşen kısımlara ilişkin yeniden inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece (Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2016 tarih, 2014/489-2016/203 sayılı dosyasında) verilen ilk kararla, bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 9.403,00 TL asıl alacak yönünden dava konusu takipte davalının itirazının iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz alacağı ile icra inkarı tazminatı talebinin reddine dair karar verildiği, hükmün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarih, 2018/3510 - 2020/1750 sayılı ilamı ile tacirler arasındaki bu davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine değinilerek bozma kararı verildiği ve görevsizlik kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde; faiz miktarı açısından; dava ve usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek yeni bir rapor almaya gerek duyulmadan hesaplama aracından faydalanılarak davacı vekilinin isteyebileceği işlemiş faiz miktarının 208,67 TL olduğunun belirlendiği, her ne kadar görevsiz mahkemedeki yargılamada faiz talebi reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş ise de, bu durumun davalı yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı, görevin kamu düzeninden olduğu, önceki hükmün davacı yönünden kesin olup temyiz edilemez durumda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Antalya 9. İcra Müdürlügünün 2014/6835 sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 9.403,00 TL asıl alacak, 208,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.611,67 TL üzerinden devamına dair hüküm kurulmuştur. Mahkemece görevsizlik kararı öncesi verilen ilk karar davacı vekili tarafından temyiz edilmemekle, işlemiş faiz alacağı talebinin reddine dair hüküm kesinleşmiş ve temyiz isteminde bulunan davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olup, mahkemece hatalı gerekçe ile 208,67 TL işlemiş faiz açısından kabule dair karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun’un 438/7 maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 3 üncü paragrafında yer alan ".. 208,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.611,67 TL" ibaresinin çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2703, K. 2024/7500, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2703-e-2024-7500-k-b9c47e4195f4