Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6752 E. 2023/11262 K. – Haksız Eylem

Konu: Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6752
Karar No
2023/11262
Karar Tarihi
Konu
Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/666 K. HÜKÜM/KARAR : Davalıların İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Hükmü Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Maddi Tazminat Talebinin Kabulü/ Manevi Tazminat Talebinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E., 2022/442 K. Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve ihbar olunan ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İhbar olunan ... hakkında temyize konu kararda herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, davada taraf sıfatı bulunmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Av. .... ile davalılar ... ve diğerleri vekili Av. ... ....ve ihbar olunan ... vekili Av. ... ....geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.05.2019 tarihinde davacılardan ...ve Saliç'in oğlu,...'in eşi, ...'nin babası olan destek .....'nin akşam saatlerinde bisikletiyle evine gitmekteyken davalı ... İnşaat Ltd. Şirketi tarafından yapılan yaklaşık 7 m. yüksekliğindeki istinat duvarından aşağıya düşerek ağır şekilde yaralandığını ve akabinde vefat ettiğini, istinat duvarı üzerinde korkuluk, bariyer ya da uyarı levhası bulunmadığını, başlatılan soruşturma dosyasında alınan 30.04.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davalıların olayın meydana gelmesinde gerekli güvenlik önlemlerini almamaları nedeniyle sorumlu bulunduklarını, davalı firmanın sahibi olan davalı ...'in projede yer alan 7 metre yüksekliğindeki istinat duvarıyla ilgili gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, düşmenin önlenmesi için korkuluk, uyarı ve ikaz işaretleri olmaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, şantiye şefi olan davalı ...'ın inşaatta çalışma yapılırken gerekli ve yeterli takibi yapmaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, desteğin sınıf öğretmeni olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının ve her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 10.02.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 337.773,76 TL'ye, davacı ..... için 257.137,93 TL'ye, davacı ... için 909.076,37 TL'ye artırmış ve yargılama sırasında vefat eden davacı ... için hesaplanan 14.212,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının miras payları oranında davacı mirasçılar .... ve .....'ye ödenmesini talep etmiş; 18.08.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle ise talebini davacı ... için 463.022,26 TL'ye, davacı ..... için 353.512,11 TL'ye, davacı ... için 1.225.628,60 TL'ye, davacı ... için 14.212,01 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şantiye şefi olan davalının kazanın yaşandığı yerde gerekli tedbirlerin alınması, korkuluk yapılması yönünde yapı müteahhidine sürekli olarak uyarılarda bulunduğunu, kazanın yaşandığı yerde yapı müteahhidi tarafından söz konusu yerin belediyeye ait olduğundan korkuluk yapımının durdurulduğunu, bu durumda müvekkilinin kazadan dolayı sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar Çevirgen İnşaat Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar desteğinin ölümüne sebep olan kazanın yolda gerçekleştiğini, istinat duvarı üzerinde herhangi bir korkuluk veya bariyer bulunmamasına ilişkin sorumluluğun bunların yapımından sorumlu olan belediyeye ait olduğunu, müvekkili firma tarafından belediyeye olay yerindeki yollara koruyucu duvarların yapılması için talepte bulunulduğunu, bu talebin uygun görüldüğünü, bu durumun istinat duvarı yapımına belediyece karar verildiğini ispatlar nitelikte olduğunu, davalı firmanın site inşaatının çevresine bariyerler yaptığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, desteğin de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, davanın istinat duvarını inşa eden ve yola ilişkin güvenlik tedbirlerinin alınmasından sorumlu olan Tokat Belediye Başkanlığına ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. İhbar olunan ... vekili beyan dilekçesinde; kazanın meydana geldiği duvar ve üstüne yapılması gereken korkulukları yapma görevinin yasal olarak yapı sahibinin sorumluluğunda olduğunu, taşınmaz üzerine 14.04.2016 tarihinde 8 blok, 1 istinat duvarı olarak ilk yapı ruhsatının verildiğini, verilen inşaat ruhsatı ve projesine göre istinat duvarının da proje içerisinde yer aldığını, istinat duvarı ile ilgili güvenlik eksikliği konusunda yapı denetim firması tarafından müvekkili belediyeye herhangi bir tespit veya denetim raporu gönderilmediğini, dava dışı Tokat Hayat Yapı Denetim Ltd. Şti. denetiminde tamamlanan istinat duvarına 13.09.2019 tarihinde yapı kullanma izin belgesi düzenlendiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ceza mahkemesince verilen kararın mahkemeyi bağlamayacağı, dosya kapsamında alınan 05.01.2022 tarihli kusur raporunun hükme esas alındığı, olay tarihi 14.05.2019 olup yapılan inşaatta yapı kullanma izin belgesinin ise 13.09.2019 tarihinde verildiği, davalı şantiye şefinin somut olayda istinat duvarı tamamlanana ve tadilat yapı kullanma izin belgesinin alındığı 13.09.2019 tarihine kadar sorumluluğunun devam ettiği, kusur raporundaki davalıların kusurlu olduklarına dair tespitlerin yerinde bulunduğu, her ne kadar hükme esas alınan kusur raporunda her bir davalının kusur oranı ayrı ayrı belirlenmiş ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca tüm davalılar yönünden müteselsil sorumluluk ilkesinin uygulanacağı, 18.08.2022 tarihli hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalıların tümünün destekten yoksun kalma tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, olayın oluş şekli, tanık beyanları, davalı müteahhit şirket, şirket sahibi ve olay esnasında şantiye şefi olarak görev yapan davalıların kusurlarının ihmal ve taksirden kaynaklanması, ceza dosyası içeriği gibi hususlar yanında alınan tüm kusur raporlarında davacılar desteğinin %10 oranında kusurlu bulunması nazara alınarak manevi tazminata hükmedildiği, davacı anne ...'nin dava açıldıktan sonra vefat ettiği, 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4271 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... mirasçılarının manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiği nazara alınarak hüküm kurulduğu belirtilerek maddi tazminat davasının kabulü ile davacı eş ....için 1.225.628,60 TL, davacı çocuk ... için 353.512,11 TL, davacı baba .... için 463.022,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 14.212,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçılık belgesindeki payları oranında ... mirasçıları olan ..., .... ve ... ...'ye verilmesine, davacılar ... ve ... için 50.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte mirasçılık belgesindeki payları oranında ... mirasçıları olan ..., ... ve ... ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; kusur durumunun yanlış değerlendirildiğini, dosyada 4 ayrı kusur raporu alındığını, 3 raporda davalı şantiye şefinin kusurlu bulunmadığını, müvekkillerinin meydana gelen kazada kusurları olmadığını, kaza tarihinden önce ilgili belediye tarafından yapı kullanma izni verilmesiyle müvekkillerinin sorumluluğunun ortadan kalktığını ve tüm sorumluluğun belediyeye geçtiğini, kazanın yolda meydana geldiğini, istinat duvarı üzerinde herhangi bir korkuluk veya bariyer bulunmama sebebinin belediye olduğunu, duvar yapımına belediyenin karar verdiğini, duvarın belediye tarafından inşa edildiğini, müvekkili şirketin inşaat yapım sürecinde gerekli önlemleri alarak inşaat çevresini bariyerlerle kapattığını, yol çalışması yapılırken ise bu engellerin kaldırıldığını, yolun viraj ve eğimi nedeniyle belediyenin gerekli önlemleri almadığını, kazadan sonra belediyenin yola herhangi bir müdahalede bulunmadığını ve aynı yerde bu kez bir aracın site içerisinde düştüğünü, bu ikinci kazadan sonra belediyenin acele bir şekilde yola beton bariyer ve levhalandırma yaptığını, davacı eş de öğretmen olup kendisi ve çocuğuna ölüm aylığı bağlandığını, bu durumda müteveffanın desteğinden tam değil kısmi olarak faydalandığı nazara alınarak hesap yapılması gerektiğini, destek ile aynı evde yaşamayan babanın tazminat alamayacağını, davacı babanın destek iddiasını ispatlaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, davacılar lehine vekalet ücretlerinin fazla hükmedildiğini, ayrıca davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek ceza dosyası kapsamında gerek eldeki dosyada alınan raporlarda davacılar desteğinin olayın meydana gelmesinde %10 oranındaki kusurunun sabit olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 05.01.2022 tarihli ek kusur raporu esas alınarak ve ihbar olunan belediyenin kusuru olmadığı kabul edilerek tarafların kusur durumu belirlenmiş ise de, olaya ilişkin ceza yargılaması ve eldeki dosyada alınan kusur raporları ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, hem eldeki dosya davalılarının hem de dava dışı yapı denetim şirketi ile Tokat Belediye Başkanlığının da kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, davacıların zararlarının tamamını müteselsil sorumlu olan davalılar ile dava dışı diğer müteselsil sorumlulardan kusur oranlarıyla bağlı olmaksızın talep edebileceği, dolayısıyla desteğin kusuru dışında kalan %90 kusur oranının ne kadarının hangi müteselsil sorumluya ait olduğu hususunun müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği ve daha sonra açılacak olan rücu davasında çözülebilecek bir husus olduğu, kaldı ki usul ekonomisi ve davacılar lehine hükmedilen tazminatların günün ekonomik şartlarında uğrayacağı değer kaybı da dikkate alındığında müteselsil sorumluların ayrı ayrı kusur durumlarının bu aşamada tespitinin elzem bir husus da olmadığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesi kararındaki kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine karar verildiği, desteğin vefatı ile anne, baba ve çocuğun destekten yoksu kaldıklarının karine olduğu, bunun aksinin iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiği, davacı baba ve eşin geliri bulunmasının, karinenin aksinin ispatı için yeterli olmadığı gibi davalı tarafça da ispat edilemediği, davalıların bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, ayrıca davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı lehine hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminata ilişkin yapılan değerlendirmede ise davacı anne ve baba lehine hükmedilen miktarlar yerinde ise de davacı eş ve çcuk yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, bu itibarla kusura ilişkin karar gerekçesinin yerinde olmadığı ve davacı eş ve çocuk yararına belirlenen manevi tazminat miktarının fazla olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönlerden kısmen kabul edildiği, yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmadığından ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak davacı eş ve çocuk için ayrı ayrı 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin veya istinaf itirazları reddedilerek kesinleşen yönleri aynen korunmak suretiyle yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulü ile davacı eş ... için 1.225.628,60 TL, davacı çocuk ... için 353.512,11 TL, davacı baba ... için 463.022,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 14.212,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçılık belgesindeki payları oranında ... mirasçıları olan ..., ... ve ... ...'ye verilmesine, davacılar ... ve ... için 45.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte mirasçılık belgesindeki payları oranında ... mirasçıları olan ..., ... ve ... ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrarlamış, ilaveten Bölge Adliye Mahkemesi kararında belediyenin de kusurlu kabul edilmesine itirazları olmadığını, bu durumda davalı şantiye şefi yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 14.05.2019 tarihinde davalıların yapı müteahhidi, inşaatı yapan firma sahibi, şantiye şefi olduğu ve yapımı devam eden sitenin istinat duvarından, davacılar desteğinin bisikletiyle düşerek vefatı nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 49, 50, 53, 56, 61 ve 74 üncü maddeleri, 4271 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 34 ve 35 inci maddeleri, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 38, 43 ve 60 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. İhbar Olunan Tokat Belediye Başkanlığının Temyizi Yönünden; İhbar olunanın temyiz dilekçesinin temyiz hakkı bulunmadığından REDDİNE, B. Davalılar Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ihbar olunana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6752, K. 2023/11262, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6752-e-2023-11262-k-11e3704512f2